'Emniyet 2003'te üst düzey komutanları dinledi'

'Emniyet 2003'te üst düzey komutanları dinledi'
'Emniyet 2003'te üst düzey komutanları dinledi'
Emekli Albay Erdal Sarızeybek, yeni kitabında Ergenekon kapsamında tutuklanan komutanların daha önceden dinlendiklerini iddia etti. Sarızeybek, savcı Zekeriya Öz'ün de 2008'de kendisini İstanbul'a çağırdığında "Siz iyi bir subaymışsınız" dediğini, Avcı'nın da bu görüşmeden 4 yıl önce kendisine aynı şeyleri söylediğini anlattı. Kendisinin muhbir durumuna düşürülmek istendiğini belirten Sarızeybek, "Bu benzerliğe kızdım. Bu nedenle açıklama gereği duyuyorum" dedi.



İSTANBUL - Ergenekon soruşturmasının Ümraniye’de ele geçirilen el bombalarıyla başladığı iddiasını yalanlayan emekli Albay Erdal Sarızeybek, 2003 yılından itibaren Genelkurmay Başkanlığı’ndaki üst düzey komutanların Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından dinlendiğini iddia etti. Bu iddiasını son kitabına taşıyan Sarızeybek, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı’nın kendisini 2004 yılı nisan ayı sonunda görüşmeye çağırdığını ve kendisine bu görüşmede halen Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu-tutuksuz yargılanan üst düzey komutanların teknik takibe takıldıklarını açıkladığını yazdı.
Cumhuriyet gazetesinden Aykut küçükkaya'nın haberine göre Ergenekon soruşturması kapsamında ismi gündeme sıkça gelen Sarızeybek operasyonla ilgili kuşkularını ve albay rütbesiyle görevde olduğu dönemde yaşadıklarını “Ergenekon Gölgesinde İhaneti Yaşamak” adlı kitabında kaleme aldı. Sarızeybek bu kitapta soruşturmanın seyrini değiştirebilecek çok önemli bir iddiayı gündeme getirdi. 2004 yılı nisan ayı sonunda Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı’nın, bir Emniyet Müdürü aracılığıyla kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu ve bu talebi kabul ettiğini söyleyen Sarızeybek, Avcı’yla 2004 Nisan ayı sonunda Kızılay bölgesindeki emniyetin istihbarat karargâhında Avcı’nın makam odasında buluştuğunu açıkladı. Sarızeybek’in kitabında Avcı’yla geçen diyaloğun bir bölümü şöyle:
Avcı: Bilemiyorum, ama telefon meselesi önemli gibi, çünkü aldığımız bilgilere göre Telekom şebekesinde kaçak var. Cihazların ölçümünde bu kaçak görülüyor, buradan da şu anlaşılıyor; telefonları bazı gruplar yasadışı yollarla dinliyorlar.
Sarızeybek: Ama bizim konu, telefon dinlemesi değil, bazı telefonların görüştüğü numaraların tespiti işlemi. Bu numaraları belirledik ve önemli bir askeri soruşturmanın içinde bulduk kendimizi, belki de bunu araştırdığımız için Levent Paşa bize kızdı ve haksız bir soruşturmanın içine çekti.
Avcı: Levent Paşa ile Atilla Albay’ın başka işleri de var albayım, bir soruşturma çerçevesinde telefon dinlemesine takıldılar. Bazı teknik malzeme alımlarında yanlış işlerin yapıldığı olduğu yolunda elimizde bilgiler var.
2004 yılındaki bu diyaloğun önemini yıllar sonra Ergenekon soruşturmasında Hanefi Avcı’nın tanık olarak yer almasıyla anladığını ifade eden Sarızeybek bu görüşmenin 2009 yılındaki değerlendirmesini ise şöyle yapıyor:
“Hanefi Avcı’nın bu soruşturmada tanık olması, ikinci iddianamede Atilla Uğur ile Levent Ersöz’ün 2003-2004 yılına ait telefon dinlemelerinin yer alması bizi alıp yıllar öncesine götürdü ve düşünmeye başladık... Ümraniye’de ele geçen el bombalarıyla başladığı bildirilen bu soruşturmanın içerisine nasıl oluyor da 2003 ve 2004 yılı Levent Paşa ile Atilla Uğur’un telefon dinlemeleri yer alıyordu?”
Sarızeybek, yanıtı da yine kendisi veriyor:
“Ergenekon iddianamesine göre, aramalarda ele geçen dijital verilerden yola çıkılarak bu tespitlerin yapıldığı ileri sürülüyor, ama o veriler bu kişilerin tüm görüşmelerini içeriyor. Sözde bir terör örgütü kurdukları iddia edilen bu kişilerin böylesi verileri saklamış olduklarını düşünmek biraz garip.”