Emniyetin basın sözcülüğünden cezaevine

Emniyetin basın sözcülüğünden cezaevine
Emniyetin basın sözcülüğünden cezaevine
VIP insan kaçakçılığı operasyonunda tutuklanan polisin, 2000'li yıllarda emniyetin 2 numaralı ismi olduğu ortaya çıktı. Turan Tuna'nın adı 'Çevik Kuvvet İsyanı'na da karışmıştı.
Haber: İsmail Sağıroğlu / Arşivi

Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen ‘VİP İnsan Kaçakçılığı’ soruşturması kapsamında yakalanarak cezaevine gönderilen 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü’nden emekli Turan Tuna hakkında ilginç bilgiler ortaya çıktı. Turan Tuna’nın personel kimliğini kullanarak yurtdışına götürülecek şahısları havaalanından kolayca geçirdiği belirlendi. Savcılığa verdiği ifadesinde suçlamaları kabul eden Turan Tuna, çete lideri olduğu iddia edilen emekli Binbaşı Mehmet Ali Y. ile olan ilişkilerini de kabul etti. 

VIP hizmet! 

İstanbul Mali Şube Polisi’nin 8 aylık takibi sonrası liderliğini emekli Binbaşı Mehmet Ali Y.’nin yaptığı ve müşterilerine ‘VIP’ servis vererek yurtdışına kaçıran bir çete tespit edildi.
Polisin yaptığı teknik ve fiziki takip sonucu Mehmet Ali Y.’nin Bakan Binali Yıldırım’ın ismini kullanarak dolandırıcılık yaptığı, 8 bin lira para karşılığı yurtdışına çıkmak isteyenleri yasadışı yöntemlerle yurtdışına gönderdiği tespit edildi. Yapılan takiplere bir dönem İstanbul Emniyeti’nin basın sözcülüğünü yapan emekli Emniyet Müdürü Turan Tuna da takıldı.
İstanbul’da bir zamanlar Güvenlik Şube Müdürlüğü ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü yapan Turan Tuna’nın sahte evrakla vize aldığı kişileri yurtdışına gönderdiği belirlendi.
Çetenin, yurtdışına göndermek istediği kişileri sahte belgelerle bir şirkette üst düzey yönetici olarak çalışıyor göstererek vize aldığı ve Tuna’nın daha sonra bu şahısların havaalanı ve pasaport kontrollerinden rahat geçmesini sağladığı belirlendi.
Tuna’nın gerektiği durumlarda yolcularla birlikte yurtdışına çıktığı, güzergâhın Avrupa ülkeleri veya Ürdün gibi kolay girilebilen ülkeler olduğu tespit edildi. 

İlginç bir emniyet müdürü portresi 

2000’li yılların başında İstanbul emniyetinin iki numaralı ismi olan ve Emniyet’in basın sözcülüğünü yapan Tuna, bir dönem Güvenlik Şube Müdürlüğü ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü görevlerinde de bulundu. 2008 yılında emekli olan Turan Tuna’nın, emeklilik döneminde Çanakkale’de kahve işleterek kumar oynattığı, yasadışı işlere karıştığı tespit edildi. İstanbul polisinin çok yakından tanıdığı bir isim olan Tuna’nın yasadışı yollardan 54 kişiyi yurtdışına çıkardığı belirlendi.
Turan Tuna’nın 2000’li yıllarda Bayrampaşa’da Çevik Kuvvet yürüyüşünün gerçekleşmesinde ‘fitili ateşleyen’ isim olduğu da iddia ediliyor. O dönem Çevik Kuvvet’in başında olan Tuna, iki Çevik Kuvvet polisinin öldürülmesi sonrası toplanan polisleri 2 saat boyunca yağmurun altında beklettikten sonra sarhoş olarak karşılarına çıkarak “Telefonlarınızı ve ev adreslerinizi doğru düzgün verin. Öldüğünüzde ailenize ulaşamıyoruz” şeklinde konuşma yaparak polisleri tahrik ettiği ve böylece yürüyüş için fitili ateşlediği iddia ediliyor.
4 bin polisin yürüdüğü olayda “Pasif müdür istemiyoruz” sloganları atılmış, çalışmayan Kırıkkale silahları protesto edilmişti. 

Çevik Kuvvet sokağa dökülmüştü
Gaziosmanpaşa’da 2 polisin ölümüyle sonuçlanan olayın ardından İstanbul’da 4 bin Çevik Kuvvet polisi emniyete yürümüştü. ‘Kana kan intikam’, ‘Polis burada aydınlar nerede’, ‘Başbakan istifa’ sloganları atılan yürüyüşler daha sonra başka illerde de tekrarlanmıştı.