Emniyet'te şarbon alarmı

Şarbon'un dünyadan sonra Türkiye'yi de tehdit etmesi üzerine alarma geçen Emniyet, biyolojik savaşa karşı gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

Ankara Emniyet Müdürü Hasan Yücesan'ın imzasıyla yayınlanan genelgeyle, 11 Eylül'den sonra terör olaylarının yeni bir boyut kazandığı vurgulanarak, biyolojik silahlı eylemlere karşı yoğun önlem alınması istendi.
Şüpheli, açılmamış zarf ya da paketin şarbon (antraks) gibi bir saldırı mesajı içerebileceğine dikkat çekilen genelgede, böyle bir durum karşısında emniyet ekiplerinin zarf veya pakete müdahale etmemeleri istenerek, ekiplerin, şüpheli zarf ya da paketi mümkün olduğunca kısa sürede naylon poşet içerisine koyarak, ağzını kapatmaları gerektiği bildirildi.
Emniyet ekiplerinin olayın meydana geldiği yeri hemen boşaltmaları ve olay yerini şeritle enterne etmeleri istenen genelgede, olay yerinin kapalı bir alan olması durumunda, kapı ve pencerelerin hemen kapatılması yönünde talimat verildi.
Genelgede, olaya müdahale eden ekiplerin usulüne uygun şekilde, ellerini ve vücutlarını olay sonrası yıkayarak, steril hale getirmesi de istendi. Olaya ilk müdahale edecek ekibin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne olayı hemen bildirmesinin istenildiği genelgede, şu konulara dikkat çekildi:
Toz, sıvı veya gaz içeren materyalin dış yüzeye teması durumunda, madde toz ise temizlenmesi de dahil, maddeyle teması sağlayacak hiçbir iş ve işlemlerde bulunulmayacak.
Söz konusu madde, usulüne uygun izole edilecek, sıvı ve gaz halde bulunan şüpheli maddenin bulunduğu ortamın dışarı ile teması kesilerek, çevresi boşaltılacak.
Aşırı sayıda mektup, el yazısı veya silikçe yazılmış adres, yanlış bilgiler, gönderici bilgilerinin olmaması veya eksik olması, aşırı ağırlık, orantısız zarf, çıkıntı yapan kablolar, alüminyum folyo veya ip gibi malzemelerin bulunduğu paket ya da zarflar, personel tarafından şüpheli paket veya zarf olarak tanımlanacak.
Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir kriz merkezi oluşturulduğu da belirtilerek, konuya ilişkin olayların 312 - 435 73 36 numaralı telefona bildirilmesi de istenildi. Genelgede ayrıca, şarbon hastalığının belirtileri ve bulaşma yollarına dair uyarı bilgileri de verildi.
Ekiplerden ayrıca, şüpheli paket ya da zarfları sallamamalarının da istendiği genelgede, ekipler, paket ya da zarfa temasın çıplak elle yapılmaması konusunda uyarıldı.

ADANA PTT 671 PERSONELİ EĞİTİYOR

Adana PTT Başmüdürü Derviş Hizar, ABD'deki 'şarbonlu mektup' olaylarından sonra tüm personelin, duyarlı olmaları konusunda uyarıldığını açıkladı. Hizar, bu konuda 671 personelin eğitildiğini belirtti.

ANKARA TABİP ODASI: İNSANDAN İNSANA BULAŞMAZ

Biyolojik silah olarak kullanılan şarbon sporlarının en çok solunum şarbonuna neden olduğu, hastalığın belirtilerinin ortalama 1-7 gün içinde ortaya çıktığı belirtildi.
Ankara Tabip Odası'ndan yapılan açıklamada, biyolojik saldırı ve şarbon hastalığı konusunda bilinmesi gereken önemli noktalara yer verildi. İlk belirtilerin basit bir gribal enfeksiyona benzediği, bir-iki günlük iyilik halinin ardından hastada ciddi hastalık tablosunun ortaya çıktığı ifade edilen açıklamada, hastalarda yüksek ateş, nefes almada zorluk, şok ve koma tablosunun geliştiği kaydedildi.
Hastaların yaklaşık yarısının beyin zarlarında da iltihaplanmanın görüldüğü belirtilen açıklamada, hastalık belirtileri ortaya çıktıktansonra antibiyotiklerin bir etkisinin olmadığına, bu nedenle tedaviye mümkün olduğunca erken başlanması gerektiğine dikkat çekildi.
Kide-barsak şarbonunun ise hastalıklı hayvanların iyi pişirilmemiş etlerinin yenmesiyle bulaştığı anlatılan açıklamada, bunun mide ve barsaklarda kanamaya neden olduğu belirtilerek, bu tür şarbonun yüksek oranda öldürücü olduğu vurgulandı.
Açıklamada, son olarak hastalığın insandan insana bulaşmadığı vurgulanarak, bu nedenle şarbonlu kişinin yakınlarına veya çevresinde bulunan kişilere antibiyotik uygulamaya gerek olmadığı bildirildi.

BİYOTERÖRİZMİN UZUN VADELİ ETKİLERİ

İngiliz sağlık dergisi British Medical Journal, en büyük tehlikenin 'biyolojik ya da kimyasal maddelerin değil, psikolojik çöküntünün' olduğunu yazdı.
Uzmanlar, kimyasal ve biyolojik silah tehdidinin, ciddi sosyal ve psikolojik sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulundu.
ABD ve Avrupa'da ortaya çıkan yaygın endişe ve paniğin, bu duygularla bağlantılı psikolojik rahatsızlıklara yol açmasının kaçınılmaz olduğunu belirten uzmanlar, biyolojik ve kimyasal silahların kullanımlarının sınırlı ve zararlarının önlenebilir olduğunu, ancak bunların kullanılması ihtimalinin yarattığı korkunun sınır tanımadığını söyledi.
Uzmanlar, "Bu silahların kullanılması ihtimalinin yarattığı belirsizlik, olumsuzluk beklentisi ve korku, insanlar üzerinde gerçekten çökertici etkiye sahiptir" diye konuştu.