@ismailsaymaz

Emniyet'ten kendi müdürüne 'izinsiz takip'

Emniyet'ten kendi müdürüne 'izinsiz takip'
Emniyet'ten kendi müdürüne 'izinsiz takip'
Emniyet, Gezi'ye destek verdiği işinden olan polis müdürü Fikret Aydoğdu'nun Facebook sayfasını yasadışı takip etmiş
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Facebook’ta Gezi Parkı gösterilerine destek verdiği ve eyleme alanına gittiği için mesleğinden iki kez ihraç edilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü Fikret Aydoğdu’nun, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bir mhakeme kararı olmaksızın sosyal medyada takip edildiği ortaya çıktı. İhraç kararının iptali için yargıya başvuran Aydoğdu, dava dilekçesinde, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun (TİHK) hazırladığı Gezi Parkı Raporu’na atıfta bulundu. Raporda yer alan, “Şiddete müdahil olmayan, suçu teşvik etmeyen, ifade özgürlüğünün kullanımı olarak görülecek sosyal medya paylaşımlarının suç soruşturmasına tabi tutulması, ifade özgürlüğünün ihlali niteliğindedir” görüşüne değinen Aydoğdu, siyaseten cezalandırılmak istendiğini savundu.

Gezi'ye destek veren müdürü polislikten attılar!

Aydoğdu, avukatı Cemil Deveci aracılığıyla Samsun İdare Mahkemesi’ne sunduğu dava dilekçesinde; soruşturmanın “Moredream” adlı bir Facebook kullanıcısından gelen ihbarla başladığı ve sadece Facebook’taki paylaşımlar gerekçe gösterilerek ceza verildiği anlatıldı. Dosyada, “Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın Sanal Devriye Açık Kaynak Sorgulamaları” şeklindeki bir işlemden bahsedildiği kaydedilerek, “Bilişim teknolojileri kullanılarak suç işlenmesi ve dijital delillerin incelenmesi maksadıyla kurulan Daire Başkanlığı; ancak mahkeme kararı ile yapabileceği işlemi, suç soruşturması olmadığı ve yargı makamlarınca görev verilmediği halde re’sen yapmıştır” denildi.

İdarenin yargı kararı olmaksızın Aydoğdu’nun hesabını izlediği, ihbarın ulaştığı tarih aşılarak, 7 Kasım 2013’e kadar izleme yapıldığı vurgulandı. Dilekçede, “Facebook hesabını hakim kararı olmadan resen takip eden, bilirkişilere inceleten ve buna göre soruşturma yürüten idarenin hem hukuka aykırı yetki kullandığı hem de hukuka aykırı delil elde ettiği ve suç işlediği tartışmasızdır” denildi. Dilekçede, sanıktan delile gidildiği ve Aydoğdu’nun özel hayatının ihlal edildiği savunuldu. 

TİHK’nin Gezi Parkı Olayları Raporu’nda yer alan “Şiddete müdahil olmayan, suçu teşvik etmeyen, ifade özgürlüğünün kullanımı olarak görülecek sosyal medya paylaşımlarının suç soruşturmasına tabi tutulması, ifade özgürlüğünün ihlali niteliğindedir” görüşüne, dilekçede yer verildi. Bu raporda, polis şiddetinin eleştirildiği vurgulanarak, “Bir kamu kurumunun dahi, bu kadar sert biçimde eleştirdiği Gezi Parkı Olaylarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve özgür bir vatandaşı olan müvekkilin de en az bu ölçüde eleştirme hakkı vardır” denildi. Aydoğdu’nun Facebook’taki paylaşımlarının düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında kaldığı ve cezaya konu edilemeyeceği belirtilerek, “Müvekkil kişisel görüşlerini açıklamıştır. Bu konunun görevle, görev saygınlığıyla ya da sıfatıyla ilgisi yoktur. Ortada adli dava açacak delil de yoktur. Sadece bu durum bile cezanın siyasi amaçla verildiğini göstermektedir” denildi.

BERAAT ETTİĞİ HALDE İKİ KEZ İHRAÇ EDİLMİŞTİ

Emniyet Müdürü Aydoğdu, 1 Haziran 2013’te Samsun’un Atakum ilçesinde düzenlenen Gezi Parkı gösterisi sırasında kalabalığa uzak bir noktada çekilmiş fotoğrafını Facebook hesabına yükledi. Bu fotoğrafta, elinde bir çubuk görülüyordu. Bu paylaşımları 1050 kullanıcı beğendi. Kimileri de “Cesur bileği gibi yüreği de güzeldin müdürümün”, “Büyüksün müdürüm”, “Yürü be yiğit devrem”, “Tebrik ediyorum Fikret abi”, “Seni seviyorum Fikret amca”, “Müdürümsün Fikret”, “Senin gibi adamlar lazım bu ülkeye”, “Gitmişken şu TOMA’lara bir iki tekme de sen atsaydın” şeklinde övücü yorumlar yaptı.

İhbar üzerine EGM Aydoğdu hakkında soruşturma başlatıp Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundu. Aydoğdu hakkında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe sopa ile katılmak” iddiasıyla Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, 5200 kişilik bir grubun Atakum’da toplanarak AKP ilçe binasına yürüdüğü ve ellerinde şişe, taş ve misketleri binaya attıkları ileri sürüldü. Facebook paylaşımlarından yola çıkılarak, Aydoğdu’nun da eyleme katıldığı belirtildi. Aydoğdu, yaptığı savunmada, gösteriye katılmadığını, Atakum’da yemek yediği sırada merak edip grubu izlemek üzere alana geldiğini, rahatsızlanan bir göstericiyi ambulansa bindirip on dakika sonra alandan ayrıldığını söyledi. Elindeki nesnenin de sopa değil, çıta benzeri bir buçuk olduğunu kaydeden Aydoğdu, “Bunu da muhtemelen yerde bulunan şahsa yardım ettiğim sırada orada görüp elime almıştım” dedi. Aydoğdu’nun gösterdiği üç kişi de yürüyüşün bulunduğu noktaya merak üzerine gittiklerini ifade etti. Kamera görüntülerinde Aydoğdu’nun gruptan uzakta telefonla konuştuğu, ambulansın yanında görüldüğü ve kaldırıma oturduğu görülüyordu. Dava, 4 Şubat 2014’te beraatla bitti. 

Facebook paylaşımları nedeniyle de “suç işlemeye alenen tahrik” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Samsun Başsavcılığı, 28 Ocak 2104’te, “Paylaşımların suç işlemeye teşvik veya tahrik mahiyetinde ibareler olmadığı, kişinin hükümet uygulamalarından rahatsız olduğunu ve kendisinin de eylemlere katılma iradesini ortaya koyan yazılar olduğu” gerekçesiyle takipsizlik verdi. 

Aydoğdu yargıda suçsuz bulunduğu halde disiplin soruşturması sürdü. Polis Başmüfettişleri Mehmet Salih Kesmez ve Ünal Çoban’ın 28 Şubat 2014’te hazırlanan raporda; Aydoğdu’nun Facebook’taki paylaşımları nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 6/B-5 maddesindeki  “Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçundan altı ay süreli kıdem durdurma cezası verilmesi önerildi. Eyleme katıldığı iddiasına ilişkin beraat kararı verildiği için bu eylemden ceza verilmesine gerek olmadığı vurgulandı. Polis Teftiş Kurulu, raporu yetersiz bulup eksikliklerin tespiti için bu kez Başmüfettiş Mehmet Şerif Başboğa’yı görevlendirdi. Başboğa ise Facebook paylaşımları ve eyleme katıldığı gerekçesiyle ayrı ayrı altışar ayrı kıdem durdurma cezası verilmesini önerdi. EGM ikinci raporu da yetersiz buldu. “Aydoğdu’nun eylemleriyle başmüfettişler tarafından önerilen ceza çeliştiği” gerekçesiyle “hukuka uygun karar verilebilmesi” amacıyla dosya Mülkiye müfettişlerine devredildi.

Mülkiye Müfettişleri İbrahim Sevimli ve Kemal Çeber tarafından hazırlanan üçüncü raporda, “asıl amaca” ulaşıldı. İki müfettiş, 27 Ekim 2014’te tamamladıkları raporda, Aydoğdu’nun “Gezi Parkı adı altındaki eylemlerde halkı siyasi yönden paniğe sürükleyecek ve tahrik edecek tarzda siyasi amaçlı ve nitelikli beyanları içeren paylaşımlar oldukları, paylaşımları binlerce kişinin beğendiği ve paylaştıkları dışında Facebook kullanıcıları tarafından cevaben yapılan yorumların da siyasi amaçlı olduğu, hizmet dışındaki resmi sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikle eylem ve davranışlarda bulunduğu” ifade edildi. Bu eylemin, altı ay kısa süreli kıdem durdurma cezasına uymakla birlikte “daha ağır bir disiplin cezasını gerektirdiği” belirtildi. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün “amir ya da üstlerinin icraatına karşı çıkmak ve bu hareketi toplu halde dönüştürerek görev yapılmasını ya da göreve çıkılmasını engellemek ya da buna katılmak ya da katılmaya tahrik ya da teşvik etmek” suçu ile “amir ya da üste karşı itaatsizlığa, mukavemete ya da fiilen taarruza tahrik ya teşvik etmek” suçuna girdiği ve Aydoğdu’ya “meslekten çıkarma” cezasının verilmesinin uygun olacağı ifade edildi. Ayrıca, Gezi Parkı katıldığı gerekçesiyle de aynı maddeden ikinci kez meslekten çıkarma cezasının verilmesi önerildi.  

Emniyet Genel Müdürlüğü Disiplin Kurulu, 9 Şubat 2015’te aldığı kararında, Faecebook’taki paylaşımları nedeniyle “Hükümetin Gezi Parkı olayları öncesi ve sonrasında karar aldığı ve gerçekleştirdiği icraatına karşı çıkılarak, bu hareketin toplu şekilde yapılmasını tahrik ve teşvik ettiğinden” Aydoğdu’yu ihraç etti. Gezi Parkı eylemine katıldığı gerekçesiyle de “Hükümete ve başında bulunan amir ve üstlerine karşı itaatsizliğe, karşı koymaya ve fiilen çatışmaya teşvik ettiği” ve bu davranışıyla “görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarına, gösteri yürüyüşlerine katılmak” suçunu işlediği için ikinci kez meslekten çıkarma cezası verildi.