'En büyük hediye okula gidebilmek'

Berna, boyu uzayan kızların okuldan alındığı bir yerde yaşıyor. Ama o okuyor: Başka şanslı öğrenciler gibi bize karne hediyesi gelmiyor ama bana en güzel hediye okula devam edebilmek
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - “Burada kızlar ilkokulu okur, çıkar. Olgun olanları, uzun boyluları çıkarırlar genelde. Şimdi ailem benimle gurur duyuyor, her yıl takdir alıyorum. Hedefim yüksek. Avukat olmak veya hastanede bir görevli olmayı istiyorum.”
Eğitim Reformu Girişimi’nin Eğitimde Eşitlik raporuna göre, Türkiye’de kırsal kesimde yaşayan, üç kardeşi olan, anne babası ilkokul mezunu bir kızın liseye gitme olasılığı yüzde 1-2,  Güneydoğu’da kırsal kesiminde yaşayan bir kızın ilköğretime erişim olasılığı yüzde 48-52. Her yıl eve takdir getiren Berna, Ayşe ve Belkıs bu istatistiklerde ‘azınlık’tan. Ayşe Andışhan 18, kardeşi Belkıs 17 yaşında. İkisi de Şanlıurfa’da Yahya Kemal Beyatlı Anadolu Lisesi’nde ikinci sınıfta. Bu gecikmenin nedeni ilköğretim beşten sonra okuldan alınmaları.
10 nüfuslu bir ailede yaşayan Andışhan kardeşler altıncı sınıf için Şanlıurfa’nın Koruklu köyünden taşımalı eğitimle başka köye gideceklerdi. Okuldaki öğrencilerin hepsi erkekti. Aileleri izin vermedi. Ayşe anlatıyor:  “Okulu bıraktığımda 10 yaşındaydım. Birkaç yıl sonra köyden Urfa’ya taşındık. Anneme yardım ediyorduk. Bir işe girmeye karar verdik. 14yaşındaydım. Kardeşim de benden bir yaş küçüktü. Kadınlar Kahvesi diye bir yer var. Sadece kadınların geldiği, sosyal faaliyetlerin gerçekleştirdiği bir yer. Orada garsonluk yapmaya başladık. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden (ÇYDD) Türkan İnci hocam, oranın daimi müşterilerindendi. Kahvesini ben götürürdüm. Sohbet sırasında okula neden gitmediğimi sordu. ‘İster misin okula gitmek’ dedi. ‘Olur’ dedim. ‘Aileni biz ikna ederiz’ dedi. Çok uğraştılar. Aşiret kızı olduğumuz için baskı fazlaydı. Sonunda dört yıl aradan sonra altıncı sınıftan okula geri döndük. Şimdi lise ikideyiz. ÇYDD bize burs sağlıyor. Okula geri dönmeseydim herkes gibi ben de evlenecektim. Önümde gerçekten güzel bir gelecek olacağını görüyorum. Mühendislik istiyorum. Kızların okuması erkeklerden daha önemli çünkü erkekleri de yetiştiren kadınlar. Dört erkek kardeşim de okuyor. Babam gece bekçisi ama hepimiz okuyabiliyoruz artık. Ailelerimizde bizimle övünüyor.”
Ayşe okulların kapanmasının kendi için ayrı bir anlamı olduğunu söylüyor: “Geleceğimin daha güzel olduğunun kanıtı. Okullar  kapanınca seviniyorum, zaman geçmiş oluyor ve biz geleceğe daha çok yaklaşmış oluyor.”
Berna Okay 14 yaşında, Osman Erten İlköğretim Okulu sekizinci sınıf öğrencisi. Sekizinci sınıftan sonra ‘Ailem beni okutur mu acaba’ korkusunu yaşarken onun da imdadına ÇYDD bursu yetişmiş:
“Yedi kardeşiz. En büyük ablam dördüncü sınıftayken okuldan ayrıldı. O devam etseydi ben okuyamazdım. Maddi durumumuz iyi değildi. Annem de rahatsızdı, onun anneme bakması lazımdı. Bir gün okula haber geldi. ÇYDD maddi durumu olmayan çalışkan öğrencilere burs verecekti. Öğretmenlerim beni de yazmışlar. Şimdi burs alıyorum. Annem okumamıştı, bizim okumamızı istiyordu. ÇYDD’den Türkan İnci hocayla tanışınca okumamız gerektiğine daha çok ikna oldu. Babam da destek çıkıyordu ama çevre konuşuyordu. Burada kızlar ilkokulu okur, çıkar. Olgun olanları, uzun boyluları çıkarırlar genelde. Şimdi ailem benimle gurur duyuyor, her yıl takdir alıyorum. Hedefim yüksek. Avukat olmak veya hastanede bir görevli olmayı istiyorum. Karneleri alınca başka şans-lı öğrenciler gibi bize hediyeler gelmiyor. Ancak bana en güzel hediye okula devam edebilmek ve ailemin bana destek olması.”