En büyük maden faciasının sırları

En büyük maden faciasının sırları
En büyük maden faciasının sırları

Kozlu faciası her yıl anılıyor. İddiaya göre yangını söndürmek için ?içeride hâlâ canlı madenciler? varken ocaklara su basıldı. fotoğraf: Ersin Ercan / dha

Dünya madencilik tarihinin en büyük kazalarından biri Zonguldak Kozlu'da yaşandı. Faciadan 18 yıl sonra 263 işçinin ölümüne 'sigara'nın neden olduğu iddia edildi
Haber: ERSİN ERCAN / Arşivi

ZONGULDAK - Madencilik alanının en büyük facialarından Zonguldak Kozlu faciasının ardından bölgede incelemelerde bulunan dönemin yetkilisi, kazadan 18 yıl sonra 263 madencinin öldüğü grizu patlamasına bir madencinin ocakta sigara içmesinin neden olduğunu öne sürdü.
Bildiklerini anlatmasa ‘vicdan azabı’ çekeceğini belirten ve 400 sayfalık bir kitap hazırlayan Şerafettin Üstünkol’un başka çarpıcı gözlemleri de var: “Kozlu’da müessese yöneticileri fazla kömür çıkarmak için güvenlik önlemlerini ihmal etti. Ocağa (yangını söndürmek için) su basıldığında içeride canlı insanlar vardı.”

3 Mart 1992, facia
TTK’nın Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında, 3 Mart 1992’te grizu patlaması meydana geldi. 263 işçi öldü.
Şerafettin Üstünkol, patlama sırasında TTK Karadon Müessese Müdürü’ydü. Patlamadan iki ay sonra TTK Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi. Kozlu Maden Ocağı’yla yakından ilgilenmeye başladı. 1997’de TTK’dan ayrıldı, bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra emekli oldu. Üstünkol, bir ay sonra çıkacak kitabında grizu faciasına ilişkin ilginç tespitlerde bulundu:
“Bir gün göçük açma çalışmalarını yerinde görmek üzere Genel Müdür Hayrettin Soytaş ve Genel Müdür Yardımcısı Çetin Onur ile birlikte Kozlu’ya gittik. Eksi 420 katına indik ve bu kattaki galerileri dolaşmaya başladık. (..) Ekibin başındaki nezaretçi oradan eline bir şey aldı ve bize göstererek ‘Efendim, bakın ne bulduk’ dedi. Elindeki şey bir insanın alt çene kemiğiydi. (..) Çene kemiğinde noksan olan bir dişin yerinde bir sigara filtresi duruyor. (..) Bana göre bu ilahi bir işaretti. Muhtemelen bize patlamanın sebebini ve kaynağını gösteriyordu. Bu çene kemiğinin ait olduğu işçi, sigarasının filtresini noksan dişinin yerine yerleştirerek kibriti çakmış ve o anda orada biriken grizu patlamıştı.” 
Üstünkol, çene kemiğini saklaması için kendilerine eşlik eden Müessese Müdürü Ali Yorulmaz’a verirken, “Şimdilik bundan kimseye bahsetmeyelim, aksi taktirde büyük spekülasyonlar olur” dediğini ama şimdi kemiğe ne olduğunu bilmediğini söyledi.

Faciadaki ‘diğer’ etkenler
Kazayla ilgili tespitlerini anlatırken “Bu olay madencilik literatüründe çok önemli bir yer işgal etmektedir ve ben bu tespitimin sadece bende kalmasını istemiyorum. Aksi taktirde vicdan azabı çekerim” diyen eski TTK çalışanı Şerafettin Üstünkol, kazanın tabii bir afet veya önlenemez bir kaza olmadığını; müessese yöneticilerinin, fazla kömür çıkarmak için güvenlik önlemlerini ihmal ettiğini savundu:
“Galerilerin tabanı ve tahkimatı üzerinde yoğun bir şekilde kömür tozu biriktiği halde uzun yıllar temizlenmeden bırakılmıştır. Ayrıca biriken tozun tutuşma özelliğini yok etmek için üzerlerine kireç tozu veya kireç taşı tozu da serpilmemiştir. Yani patlamaya hazır barut gibi bekletilmiştir. Sadece bir tutuşturucu gerekiyordu, onu da grizu patlaması yapmıştır. Yangını hapsetmeye yarayan barajlar da yapılmamıştır. Bu nedenle yangınların kontrolü imkânsız hale gelmiştir. Ayrıca ocağa su basılmasına başlandığı zaman, bunu söylemesi çok zor ama, ocakta hâlâ kurtarılmayı bekleyen canlı insanlar olduğunu sanıyorum. Kısacası bu facianın oluşumunda ve kurtarma faaliyetlerinin yürütülmesinde ocak idaresinin kusurlu olduğunu düşünüyorum.”