'En çok hapis yatan adam' ailesi ile sinemada!

'En çok hapis yatan adam' ailesi ile sinemada!
'En çok hapis yatan adam' ailesi ile sinemada!
Türkiye'de cezaevinde en uzun süre kalan mahkum olan, 12 Eylül darbesinden önce 1979 yılında tutuklandıktan sonra tam 32,5 yıl hapis yatan ve geçen hafta tahliye edilen 59 yaşındaki Tahir Canan, ilk kez ailesiyle sinemaya gitti.

GEBZE - Türkiye 'de cezaevinde en uzun süre kalan mahkum olan, 12 Eylül darbesinden önce 1979 yılında tutuklandıktan sonra tam 32,5 yıl hapis yatan ve geçen hafta tahliye edilen 59 yaşındaki Tahir Canan, ailesiyle yaşadığı Gebze'de yeni yaşamına ayak uydurmaya çalışıyor. Bu süre içinde gelişen yeni teknolojileri tanımaya çalışan Tahir Canan, dün gece de eşi, çocukları ve torunlarıyla birlikte ilk kez sinemaya gitti. Tutuklanmasını ve cezaevine konulduğu günlerini anlatan Tahir Canan, o dönemde birçok faili meçhul olayın üzerine yıkılmaya çalışıldığını söyledi.
Canan, 1978'de Gaziantep'te oturdukları mahallede sağ görüşlü iki kişinin öldürülmesi nedeniyle 1979 yılında gözaltına alındı. Kendisine işkence yapıldığını, işlemediği suçun üzerine yıkılmak istendiğini söyleyen Tahir Canan suçlamaları kabul etmedi. Ancak bir dizi yargılama sonucu 36 yıla mahkum edildi. 12 yıl cezaevinde yattıktan sonra 1991'de çıkarılan 'Şartlı Tahliye Yasası' ile serbest bırakılan Canan, 1993'te Malatya'da bir akraba ziyareti sırasında yeniden gözaltına alınıp tutuklandı. Bu kez TDKP örgüt üyeliğinden 12,5 yıl ceza aldı. Şartlı salıverme yasası ile tahliye olduğu infazı yandı ve tekrar 36 yıl cezaya çarptırıldı.

YEPYENİ BİR HAYATA İLK ADIMLAR 
Cezaevine girdikten sonra mahkumiyet hayatının son 10 yılını Balıkesir'in Bandırma İlçesi'ndeki M Tipi Kapalı Cezaevi'nde geçiren, Tahir Canan, 4'üncü Yargı Paketi kapsamında 30 Nisan günü tahliye edildi. 32,5 yıllık cezaevi yaşamı sona eren ve aile fertleri tarafından Bandırma M Tipi Cezaevi kapısında karşılandıktan sonra Gebze İlçesi'nde oturan ailesinin yanına yerleşen Tahir Canan, yeni yaşamına ayak uydurmaya çalışıyor. 

AİLECE İLK KEZ SİNEMAYA GİTTİLER 
32,5 yıllık süreç içinde gelişen teknolojileri, cep telefonlarını, bilgisayarları tanımaya çalışan Tahir Canan, dün akşam da eşi Gülnigar Canan, çocukları İlhan Canan, Gökhan Canan, İmral Kaya Canan ve ile birlikte Gebze Center'daki sinemaya giderek 'Muhalif Başkan' adlı filmi izledi.
1979'dan beri ilk kez sinemaya gittiğini söyleyen Tahir Canan, "Çocuklarım, torunmalarım ve eşim ile birlikte sinemaya gelmem anlatılmaz ve ifade edilmez bir duygu. Herkes yanımda, bu da ayrı bir duygu. Bu yaşanıyor sadece. Sabah torunumu kaldırırken elimden tuttuğunda farklı bir duygu hissediyorum" diyerek duygularını dile getirdi.
Büyük oğlu İlhan Canan ise, "Babamla ilk kez sinemaya gidiyoruz. Bizler için de anlatılmaz bir duygu. Hem çocukları hem de torunları için" diye konuştu. 

'FAİLİ MEÇHULLER ÜZERİME YIKILDI' 
32,5 yıllık cezaevi yaşamını, öncesini ve sonrasını anlatan Tahir Canan, 1978 yılında bir olaydan dolayı arandığını ve firari korumunda olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bir yıl firari olarak Gaziantep'te gezdim.1979 yılının Mayıs ayında terzi dükkanında otururken gözaltına alındım. Sonra 1'nci şubeye götürdüler. Orada iyi bir işkenceden geçirildim. En sonunda şöyle birşeyle karşılaştım. Ne kadar faili meçhul varsa benim üzerime yıkmaya çalıştıklarını gördüm. Oradan eleme yapıldı, iki tanesini benim üzerime yıkmakta kararlı oldukları görüldü. Bu olaylar siyasi cinayet olaylarıydı. O olayların 12 Eylül'ün hazırlık olayları olduğu, bugün eski generallarin, paşaların anılarını okuduğumuzda karşımıza çıkıyor. Hatta Kenan Evren diyor ki 'Biz darbelerin oluşması için süreyi bekledik' diyor. Bunların kendilerinin cinayet işlemediklerinin karşılığı var mı? Şimdi ben kendimin cinayet işlemediğini biliyorum. Ama benim üzerime cinayet yıkılıyor. Nasıl olur bu? Buna cevap verilmesi gerekiyor. Yani hukuk bu noktada hareket etmeli. Bugün 12 Eylül yargılamaları yapılıyorsa, o faili meçhullerin hepsi araştırılmalı. Bir de fail diye öne çıkartılanların ne kadar fail olduğu ortaya serilmeli. Yani bunlar anlatılmadan, cevap verilmeden sorun çözülmez diye düşünüyorum." 

'ÇOCUKLARIMI OKULA GÖTÜRÜP GETİREMEDİM' 
Tutuklandığında çocuklarının ilk okula dahi gitmediğini, evliliğini de yaşayamadığını belirten, şimdi sık sık eşiyle dışarda dolaşmaya çıktığını söyleyen Tahir Canan, 3 çocuğunun o tarihte 4 yaş, 2 yaş ve 6 aylık olduklarını belirterek şöyle devam etti:
"Çocuklar tamamen babadan bağımsız olarak büyüdüler. Ailenin yardımı ile büyüdüler. Aile bunları büyüttü, aile bugünkü yaşamı inşa etti. Yani belki de büyük aile olmanın farkı burada ortaya çıkıyor. Ben hiçbir dönemde çocuklarımı okula götüremedim, okuldan alamadım. Onların karnelerindeki notlarına bakamadım, onaların düğünlerinde, hastalıklarında yanında olamadım. Bunların hepsi başlı başına birer sorun. Şimdi ben küçük torunlarım dahil cezaevinde hiç göremedim. Dışarıya çıktığımda karşılaştım onlarla. Onlarla şimdi diyolog kurmaya çalışıyorum. Babalarına yapamadığım şeyleri onlara yapmaya çalışıyorum. Bunları ne kadar yapabiliriz, ne kadar yapamayız onu da zaman gösterecek." (Mesut IŞIK- Büşra KAYA/DHA)