@ismailsaymaz

En çok Hilmi Amca'ya kırgınım

En çok Hilmi Amca'ya kırgınım
En çok Hilmi Amca'ya kırgınım
Ergin Saygun'un kızı Ece Saygun, "Hilmi Amca (Özkök) hep bizde kalırdı. Ama duruşmada tanıklık yapmaya gelmedi. Bu nedenle çok kırgınım" dedi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Balyoz Davası kapsamında 18 yıl hapse çarptırılıp sağlık nedeniyle tahliye edilen ve hastanede Başbakan Erdoğan tarafından ziyaret edilen eski Genelkurmay 2. Başkanı Ergin Saygun’un kızı Ece Saygun, o ziyaretten sonra, “Acaba bir şeyler değişiyor mu?” diye umutlandığını belirtti. Saygun, en çok da, “ İstanbul ’a geldiğinde kendi evlerinde kalan Hilmi Özkök’e kırgın olduğunu” söyledi.
Ece Saygun, çoğu asker çocuğu gibi, ilkokulu yedi ayrı şehirde okudu. Kendi deyimiyle, yetim bir çocukken yerleştirildiği TSK’yı ‘babası’ bilen bir babaya ve asker kızı olan öğretmen bir anneye sahipti. Ece Saygun’un, Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’nı bitirdikten sonra başladığı sakin hayatı, babası hakkındaki haberlerle birden bire değişti. Hilmi Özkök’e suikast yapılacağı iddiası Ece Saygun’u büyük yıkıntıya uğrattı. Saygun, ‘Hilmi Amca’ diye andığı eski Genelkurmay Başkanı Özkök’ün İstanbul’a geldiğinde kendi evlerinde kaldığını anlatarak, “Sürekli yazılıp çiziliyordu; onu bunu öldürecek diye. Hilmi Özkök sefertasıyla orduya gidiyor deniyordu. O tarihte babam Belçika’da görevdeydi ve Hilmi Amca, ‘Ben otelde değil, sizin evde rahat ediyorum’ diyerek, bizde kalıyordu. Öyle bir dostluktu bu” diyor. Bu yüzden Saygun, hem kendisi hem de babasının, duruşmada tanıklık yapmayan ‘Hilmi Amca’ya kırgın olduğunu ifade ediyor: “Hilmi Amca’ya çok kırgınım. 2000 yılında babamın ikinci ameliyatında, ameliyat elbiselerini giyip gözlerinde yaşlarla babamın elini tutup ‘Oğlum sen daha çok hizmet edeceksin, dayan’ demişti. Babam yatakta hazırola geçmişti. Hilmi Amca’yı hâlâ hastaneye bekliyorum. Çünkü doğru bildiğim şeyleri sorgulama noktasına, genç bir kadın olarak gelmek istemiyorum; abilik, ablalık, dostluk, vefa... Ama kırgınım ben, çok kırgınım. Kalbim asla tamir olmaz.”
Saygun babası hakkındaki iddiaların daha görevi başındayken ortaya atıldığını belirterek, “O tarihlerde babamın GATA’dan raporları çalınmıştı. ‘Bu adam hasta, orgeneral olamaz’ denildi. Ne tuhaftır ki, bugün ‘Bu adam turp gibi’ diye yazanlar o günlerde bunları yazıyordu. Babam hiçbir tepki vermedi. Yine Ergenekon iddianamesinde babam için ‘Demokrat, işe yaramaz’ diye yazıyordu. Bu iddianameleri görünce ‘Acaba?’ diyordu. Türkan Saylan gözaltına alınıncaya kadar kafam karışıktı, anlamaya çalışıyordum. Hatta Balyoz çıktığında bile babama sordum. Asla yokturculardan değilim. Sonra tabii özel yetkili mahkemelerdeki hiçbir davaya inanmadım” diyor.
Saygun, bu bakışının KCK ve ÇHD soruşturmaları için de geçerli olduğunu belirterek, “Ben ÇHD davasında destek twitleri attım. Vay DHKP/C’li dediler. Bir tarafta muhalif gördükleri askerler var, bir tarafta Kürt oldukları için tutuklananlar var. Balyoz’u yaşamasaydım belki aynı tepkiyi gösterirdim. Öyle bir tecrübe yaşadım ki okuduğum hiçbir şeye inanmıyorum” diyor.

Bu kadar öfke duymadım
Sağlık raporlarına karşın mahkemenin tutuklu yargılamaya hükmettiğini, bilirkişiler bile dinlenmeden karar verildiğini ifade eden Saygun, “Ben hayatım boyunca hiç kimseye bu kadar öfkeli olmadım. Sahte CD’leri üretenlerin bir gün yargılanacaklarını biliyorum. Fakat onların bizim gibi yargılanmaması için elimden geleni yapacağım. Ben bu iddialara inanan bir insan olsam bile bu tarz bir yargılamaya karşı çıkarım. Ne oldu, bir darbe mi açığa çıkarıldı? Bir sivil kadın 16 yıl hapis cezası aldı” diye konuşuyor.

Başbakan’ı beklemiyordum
Başbakan Erdoğan’ın ziyaretini beklemediğini ve “Acaba bir şeyler değişiyor mu?” diye umutlandığını ifade eden Saygun, “Bu kırılmayı beklemezdim. Ama bu da benim önyargımmış diye düşünüyorum. Artık insani bir şeyle insanlar bir araya gelebilir diye bir umudum var. Belki çok safım, bilmiyorum” diyor. Başbakanın karşısında saygı duruşunda bulunduğu iddiasıyla eleştirildiğini anlatan Saygun, buna karşın cezaevinden mektup gönderen subayların “Umudumuzu yükselttin ve bizlere moral verdin” diye yazdığını hatırlattı. Saygun, dün itibariyle babasının 70 adım kadar yürüdüğünü ifade etti. Babasındaki düzelmeye karşın annesinde unutkanlık başgösterdiğini ekledi.