En güzel 23 Nisan

Bayramda karne kırık
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bugün 'kırık' bir karneyle kutlanıyor: Çocukların üçte biri sağlıksız besleniyor, yüzde 14'ü okuma bilmiyor, 4.5 milyon küçük işçi var, her gün 3 bin çocuk sigaraya başlıyor, kızların yüzde 25'i henüz çocukluk çağında evleniyor.
Çocuklara eğitim hediyesi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı arifesinde başlatılan ve NTV ekranlarında iki gündür süren 'Gelecek
İçin 23 Saat' programı, üç günde 50 bin çocuğa eğitim sağlamayı hedefliyor. Programın ilk iki gününde binlerce kişi, çocukların geleceğine 500 milyarı lirayı aşkın bağış yaptı.
Atina'dan, İspanya'dan...
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Başkanı İbrahim Betil, "İspanya'dan, Hollanda'dan, İsviçre'den, Atina'dan bile arayanlar var. Türkiye'nin bütün illerinden bağış geldi. Çok büyük bir duyarlılık sergileniyor, umutluyuz" dedi.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Geleceğin emanet edileceği çocuklara gösterilen ilgi her 23 Nisan'da zirveye çıksa da, istatistikler Türkiye'de çocuk olmanın ağır faturasını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Türkiye Çocuk Vakfı'nın hazırladığı 'Türkiye'nin Sayısal Çocuk Karnesi'ne göre, çocukların büyük bir bölümü 'istedikleri' halde okuyamıyor, dengesiz besleniyor, sigara içiyor, büyükler gibi yargılanıyor. Türkiye'de nüfusun 16 milyon 88 binini 6-17 yaş arasındaki çocuklar oluşturuyor.
Bebek ölümleri fazla
'Türkiye'nin Sayısal Çocuk Karnesi' adlı rapora göre, 18 yaşından önce evlenen kadınların oranında hızlı bir azalma görülmekle birlikte, kadınların yüzde 25'i Çocuk Hakları'na Dair Sözleşme'nin 0-18 yaş standardına göre çocukluk çağında evleniyor. Bebek ölümlerinin toplam ölümler içindeki oranı şehirlerde yüzde 23.3'ü bulurken, nüfusu binin altında olan yerleşim yerlerinde bu oran 49.5'e yükseliyor. Bebek ölüm hızları açısından, doğumdan 1-4 hafta sonraki ölümler kentte binde 27.98 iken, kırsal kesimde binde 43.15'e yükseliyor. Doğumdan sonra 5-52 haftalar arasındaki ölümler ise kentte binde 22.09 kırda ise binde 62.50 oranında.
Beslenme bozukluğu
Araştırmada Türkiye'de her üç çocuktan birinin sağlıklı beslenemediği için gelişme bozukluğu içinde olduğu vurgulanarak; "Bodurluk oranı yüzde 16, kavrukluk oranı yüzde 1.9 ve düşük tartılılık oranı yüzde 8.3'tür. İyot eksikliği önemli bir beslenme bozukluğu göstergesidir ve Türkiye'de iyotlu tuz kullanan aile oranı yüzde 18'dir" denildi. Doğu'daki çocukların yüzde 30'u 5 yaşın altında kronik beslenme yetersizliği ile karşı karşıyayken batıda bu oran yüzde 10.
Eğitimde kötü tablo
Her gün 3 bin çocuk ve gencin sigaraya başladığı Türkiye'de, tiryakilerin yüzde 90'ı 11-19 yaş arasında sigaraya alışıyor. Rapora göre, son 20 yılda terör nedeniyle batı illerine göç eden 2 milyon çocuktan büyük bir bölümü okulu terk etti. Kırsaldaki çocukların yüzde 25'i, kenttekilerin yüzde 30'u 'ilgilerini çekmediği için okulu bıraktıklarını' söyledi. Geri kalanı ise ekonomik nedenlerle okuyamıyor. Çocukların yüzde 14'ü okuma-yazma bilmiyor.
Raporda, 16-18 yaş grubundaki çocuklara, yetişkinlere davranıldığı gibi davranıldığı, belirtilerek çocuk mahkemelerinin yeterli sayıda olmadığı vurgulandı ve "Çocukların DGM'de yargılanması çocuk hakları ihlalidir" denildi.
Karne tümden zayıf
Raporun değerlendirme bölümünde ise şu görüşlere yer verildi:
"Türkiye, Çocuk Hakları'na Dair Sözleşme'nin onaylanmasından sonra hazırladığı Ulusal Rapor'a rağmen çocuk haklarına yönelik yasal çalışmaları iki yıldır gündeminden çıkarmış bir ülke durumundadır. Türkiye'nin çocuk hakları karnesi düşük notlarla doludur.
Türkiye'de çocuk işgücü

  • Çalışmak zorunda olan çocuk sayısı 4.5 milyon
  • Bunlardan bir milyon 635'i sokakta çalışıyor.
  • Çalışan çocukların yüzde 61.8'i erkek, yüzde 38.2'si kız.
  • Çocukların yüzde 33.8'i kentlerde, yüzde 66.2'si de kırsal kesimde çalışıyor.
  • Erkek çocukların yüzde 46'sı tarım, yüzde 26.9'u sanayi sektöründe, kızların yüzde 75.8'i tarım, yüzde 13.4'ü de sanayide istihdam ediliyor.
  • Çocukların toplam istihdam içerisindeki oranı yüzde 7.5.
  • 6-17 yaş grubunda çalışan çocukların yüzde 58'i ücretsiz aile işçisi, yüzde 39.4'ü yevmiyeli, yüzde 1.9'u da kendi hesabına veya işveren olarak çalışıyor.
  • Okula gitmeyen çocukların yüzde 39'u bir işte, yüzde 32.9'u da ev işlerinde çalışıyor.
  • Erkek çocukların yüzde 36.5'i, kız çocukların ise yüzde 27'si ilgi duymadıkları için okula gitmiyor.
  • Aileleri tarafından izin verilmediği için kız çocuklarının yüzde 9.9'u okula gidemiyor.
  • Ekonomik nedenlerden dolayı kızların yüzde 25.5'i, erkeklerin de yüzde 21'i okula gönderilmiyor.
  • Çocukların yüzde 78.8'i hem okula gidiyor hem çalışıyor. Bu durumdaki çocukların yüzde 89.5'i sadece okumak istiyor.