En kestirme 'yol' bu!

AKP, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'da önemli ve tartışmalı değişikliklerle belediye başkanları ve valileri yüksek yargıdan kaçırmak için harekete geçti.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi
YURDAGÜL ŞİMŞEK / Arşivi

ANKARA - AKP, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'da önemli ve tartışmalı değişikliklerle belediye başkanları ve valileri yüksek yargıdan kaçırmak için harekete geçti. Hazırlanan yasa teklifiyle belediye başkanları ve bürokratlar hakkında soruşturma-yargılama izni veren Danıştay 2. Dairesi baypas ediliyor, bu yetki ve görevleri elinden alınıyor.
Bürokratlara dokunulmazlık sağladığı gerekçesiyle eleştirilen 4483 sayılı Memur Yargılama Yasası'nda daha da tartışmalı değişiklikler öngören teklifi AKP milletvekilleri Mehmet Ali Bulut, Hakkı Köylü, Ali Osman Sali ve Mustafa Baş gündeme getirdi. Teklif Radikal'in 18 Mayıs 2004 tarihli manşetini hatırlattı.
Haberde AKP'nin hazırladığı kitapçığa gönderme yapılmıştı. Kitapçıkta Danıştay 2. Dairesi'nin sıralanan suçlarla ilgili imzalı adresi belli şikâyet şartı dahi aramadan belediye başkanlarına yargılama izni verdiğine dikkat çekilmiş, partili belediye başkanlarından dikkatli olmaları istenmişti. Şimdiki yasa teklifiyle bu dairenin yetkileri tırpanlanıyor.
Teklif bugün TBMM'de
Bugün TBMM Adalet Komisyonu'nda ele alınması beklenen sürpriz yasa teklifinde şu değişiklikler göze çarpıyor:
Süper yetkili başbakan: Halen bürokratlara soruşturma açılabilmesi 'ilgili bakanın' iznine bağlı. Şimdi teklifle soruşturma izni vermeye başbakan da yetkili kılınıyor. Böylece kamudaki yolsuzluk soruşturmalarının kaderi neredeyle tümüyle başbakanın tercihine bırakılıyor.
Yargıtay'a baypas: Teklif ile Yargıtay Başsavcılığı'nın büyükşehir belediye başkanları, valiler, müsteşarlar ve büyükelçilerin görevleriyle ilgili yolsuzluklar başta suçlarla ilgili hazırlık soruşturması yapma yetkisi kaldırılıyor. Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Genel Sekreteri, müsteşarlar ve Bakanlar Kurulu kararı ile atananlar ve büyükşehir belediye başkanları hakkındaki davalara bakma yetkisi de Yargıtay'ın ilgili ceza dairesinin elinden alınıyor.
Danıştay tümden devre dışı: Yürürlükteki yasa, ortak kararnameyle atananlar, TBMM, Cumhurbaşkanlığı'nda çalışanlar; büyükşehir, il, ilçe belediye başkanları; belediye meclis üyeleri ve il genel meclisi üyelerine ilişkin itirazlara Danıştay 2. Dairesi'nin bakmasını öngörüyordu. Teklif, Danıştay'ı devreden çıkarıyor ve tüm itirazlara bölge idare mahkemesinin bakmasını öngörüyor.
Başkanın 'adamı'na sorgulama yok: Belediyeler ve bağlı kuruluşalarında çalışan memur ve diğer kamu görevlileri için soruşturma iznini ilgili bakan yerine belediye başkanı verecek. Böylece başkanlarla birlikte hareket eden bürokratlar, başkanlarının koruma şemsiyesine alınacak.
İhbarda uyulacak şartlar: Kişi ve olay belirtilmeyen ad, soyad, imza, iş veya ev adresi bulunmayan dilekçe işleme konulmayacak. İddiaların ciddi belgelere dayanması şartı aranacak.
Kapatılan dosyayı açmak zor: İhbar ve şikâyet konusunda daha önce sonuçlanmış bir ön inceleme yapılmışsa ve şikâyetçinin elinde bu ön incelemenin neticesini etkileyecek yeni belge yoksa başvuru işleme konulmayacak.
Eski davalar ne olacak?: Tüm hazırlık soruşturmaları genel hükümlere göre yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülecek. Teklifin geçici maddesiyle de kanun yürürlüğe girmeden önce Yargıtay'daki ceza dairesinde ve il ağır ceza mahkemesinde açılmış davalar ile Danıştay'ın itirazen incelediği kararların, genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkemelere devredileceği öngörüldü. Bu davaların başında Ankara Büyükşehir Beyediye Başkanı Melih Gökçek ile son seçimde AKP'den seçilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'a açılanlar geliyor.
Ağır cezalar boşalacak: Değişiklik hızla yasalaşırsa birçok eski belediye başkanı da ağır cezada yargılanmaktan kurtulacak.
Gerekçe: Eşitlik
AKP'liler, yasa teklifinin gerekçesinde, memur ve diğer kamu görevlilerinin farklı mahkemelerde yargılanmasının; ayrıca hazırlık sorgularının makamlarına göre Yargıtay Başsavcılığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.
Soruşturma ve davalar halen görüldükleri yerlerden alınıp yerel mahkemelere aktarıldığında yani sil baştan yargılama başladığında, bu davaların zamanaşımına uğratılması sürpriz olmayacak.