En önemlisi yoksulluk

'Dünya Nüfus Günü'nü 3 milyar işgücünün üçte birinin ya işsiz ya da kapasitesinin çok altındaki işlerde çalıştırıldığı...
Haber: ULAŞ YILDIZ / Arşivi

İSTANBUL - 'Dünya Nüfus Günü'nü 3 milyar işgücünün üçte birinin ya işsiz ya da kapasitesinin çok altındaki işlerde çalıştırıldığı, 500 milyon çalışan ailenin gelirinin günlük 1 Amerikan Doları düzeyinde olduğu ve açlık tehlikesinin her geçen gün arttığı dünyada kutluyoruz. 2020 yılında sigaradan ölenlerin sayısının AIDS ya da diğer hastalıklardan dolayı ölenleri geçeceğini ortaya koyan Hacettepe Üniversitesi'nin araştırması, dünyadaki sigara kullanıcılarının yüzde 15'inin gelişmiş ülkelerde yaşadığını gösterdi.
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Aykut Toros ve araştırma görevlisi Hatice Yaprak Civelek dünya nüfus profilini ortaya koyan bir
araştırma yaptı. Araştırma görevlisi Civelek, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) henüz son rakamlarını net olarak açıklamadığından Türkiye için yorum yapmanın mümkün olmadığını belirterek, "İlk
açıklamalar nüfusumuzun 70 milyon olduğunu gösteriyor. Ancak belediyeler devletten daha fazla para alabilmek için nüfusu fazla gösteriyor. Bu nedenle DİE defterleri tekrar inceliyor" dedi.
Civelek, araştırma sonuçlarına bakıldığında negatif ilerlemeler olduğunu kaydederek, çevresel anlamda ozon tabakasının genişleyip yağmur ormanlarının azalması gibi faktörlerin nüfusu etkilediğini belirtti. Doğurganlık oranının Türkiye açısından bir tehlike olmadığını kaydeden Civelek, "Doğu illerimizde aile planlamasının etkili olduğu görülmekte" dedi.
Nüfus yaşlanıyor
Gelişmekte olan ülkelerin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birinin genç nüfusun azalması olduğunu belirten Civelek şöyle devam etti:
"Doğurganlık oranının azalması yaşlı nüfusun artışı demektir. Türkiye'de çalışan nüfus fazla. Bizler açısından uzun dönem sorun olmayacak. Ancak İtalya gibi doğurganlığın çok düşük olduğu ülkeler yaşlı nüfusun artması nedeniyle ileriye dönük projeler hazırlanıyor."
Civelek, sigara tüketiminin artmasıyla ilgili olarak da, "Ekonomik ve sosyal sorunlar çözülmediği sürece insanlar psikolojik nedenlerle bir maddenin bağımlısı oluyor. Bu sorunların önüne geçilmeli" diye konuştu. Civelek Türkiye'nin sekiz yıla geçerek eğitim standartlarını yükselttiğini kaydetti.
2050 sonrası azalacağız
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından hazırlatılan raporda ise, Türkiye'de hızlı nüfus artışının artık geride kaldığı vurgulanırken, yüzde 1.4 olan hızılı nüfus artışının 25 yıl içinde binde 8'e ve daha altına, 2050 yılında ise sıfıra ineceği tahmini yapıldı. Cumhuriyetin kurulduğu ilk dönemlerde 14 milyon olan nüfusun 2050 yılında 100 milyonu bulacağı ve ardından düşüşe geçeceği belirtildi. Raporda, 1990 yılında toplam nüfusun yüzde 4.5'ini oluşturan 65 yaş üstünün 2025 yılında nüfusun yüzde 9'unu oluşturacağı belirtildi.
Gelir dağılımı adaletsiz
Dünya Bankası'nın 1999 verilerine göre de Türkiye, gelir eşitsizliğinin en yoğun biçimde görüldüğü üst orta gelir grubunda.
Brezilya, Güney Afrika, Şili ve Meksika'nın ardından beşinci sırada yer alan Türkiye'de nüfusun en zenginlerinin toplandığı yüzde 20'lik kesim gelirin yüzde 54.9'una sahipken, en yoksulların toplandığı yüzde 20'lik kesim gelirin yüzde 4.9'una sahip bulunuyor. Türkiye'de gelirin tek başına yüzde 27.5'ini kullanan İstanbul'da gelirin yüzde 37'sini ise rant oluşturuyor.