En verimli deprem çalıştayı!

TÜBİTAK Bilim Danışmanlığı Çalıştayı için Kuşadası'na gelen ve yerbilimin yanı sıra çeşitli projeler üzerinde çalışma yapan bilim kurulu, kaldıkları otelin heyelan bölgesinde olduğunu ve ciddi risk altında bulunduğunu belirleyince şaşkına döndü.

AYDIN - TÜBİTAK Bilim Danışmanlığı Çalıştayı için Kuşadası'na gelen ve yerbilimin yanı sıra çeşitli projeler üzerinde çalışma yapan bilim kurulu, kaldıkları otelin heyelan bölgesinde olduğunu ve ciddi risk altında bulunduğunu belirleyince şaşkına döndü.
Sekiz günlük çalıştay çerçevesinde MEB Turizm Otelcilik Meslek Okulu Uygulama Oteli'nde konaklayan bilim adamları, yerbilimleriyle ilgili internette çalışma yaparken, bulundukları otelin sağındaki Yağmur Su Parkı'nın altı yıl önce heyelan nedeniyle çöktüğünü, arıtma tesisi ve deposunun da tamamen yıkıldığını belirledi.
Otel üzerindeki çalışmalarını yoğunlaştıran ekip, zeminde kaymalar, duvarlarda çatlaklar belirledi. Heyelan bölgesindeki 250 yatak kapasiteli, yedi katlı uygulama otelinin ciddi risk altında olduğu saptandı! Araştırmacılar çalışanların büyük bölümü otelcilik öğrencisi olan otelin bulunduğu bölgenin kiltaşı, killi kireçtaşı ve kumtaşından oluştuğunu ve meyil nedeniyle yağışlı havalarda ciddi heyelan riski taşıdığını tespit etti.
Kuşadası'ndan geçen iki fay hattından birini inceleyen ekip, fay kırığının tam üzerinde, dolgu zemin üzerinde 50 konutluk bir kooperatif inşaatı olduğunu fark edince ikinci kez şok yaşadı. Kooperatifinin 25 metre ötesinde yer alan 15'er katlı bloklardan oluşan diğer kooperatifin de ciddi inceleme gerektirdiği tespit edildi.
Çalışmayı yapan ekibin danışmanı Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Cahit Helvacı, Kuşadası'nda yapılaşmaya gidilmeden çok dikkatli bir zemin etüt çalışması yapılması gerektiğini, eğimli arazilere hiçbir şekilde yapılaşma izni verilmemesi gerektiğini vurguladı.
TÜBİTAK'ın yerbilimi ekibini yöneten Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hasan Sözbilir ise belediye başta olmak üzere hiçbir kurumda yerleşime temel oluşturacak jeolojik haritaların olmadığını anlattı:
"İzmir'den Söke'ye kadar uzanan alanda birçok fay hattı var. Ancak bunların aktifliği ve üretecekleri deprem konusunda hiçbir araştırma yapılmamış. Bu tespit edilmeden herhangi bir binayı oturtursanız ciddi sorunlar yaşanabilir."
Sekiz yılda 176 deprem
Türkiye'de dün yıldönümü olan 12 Kasım 1999 depreminden bu yana 176 hasarlı deprem meydana geldi. Zorunlu Afet Sigortası kapsamında, bu depremler için 9 bin 680 konut sahibine toplam 18.6 milyon YTL ödendi. (dha, anka)