Enerji Bakanı'ndan Femen'e: Beni mahcup ediyorsunuz

Enerji Bakanı'ndan Femen'e: Beni mahcup ediyorsunuz
Enerji Bakanı'ndan Femen'e: Beni mahcup ediyorsunuz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türk Femenlerin, "Bedenim benimdir" sloganının kendisini mahçup ettiğini söyledi

Cumhuriyet gazetesinden Duygu Güvenç'in haberine göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız kız ve erkek öğrencilerin aynı evde yaşamasının sınırını çizdi: “Kişisel hak ve özgürlükler, toplumun koyduğu ahlak kurallarıyla sınırlıdır.”

Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD) üyeleriyle biraraya gelen Bakan Yıldız’a, “Reşit olan kız ve erkek öğrenciler gürültü yapmadan birlikte yaşabilir mi?” sorusu yöneltildi, Bakan Yıldız bu soruya yanıt vermedi. Ancak Türk Femen grubunun “Bedenim benimdir” sloganının kendisini mahçup ettiğini açıkladı: 

“Algı gerçeğin çok önüne geçti. Polisler kapıyı kırar, girer. Burada kim yaşıyor diyor. Böyle bir gerçek yok. Bu mesele sulandırıldı. Başbakanımız bir toplumsal hassasiyetten bahsediyor ve diyor ki arkadaşlar aldığımız şikayetler var. Ailelerden serzenişte bulunanlar var. Bu toplumsal bir hadise, kişisel hak ve özgürlükler, toplumun koyduğu kurallarla sınırlıdır. Örnek vereyim; Femenler çıplak gösteri yapıyorlar. Bu dünyanın her yerinde yasak. Niçin yasak? O halbuki kişisel özgürlüğünü kullanıyor. Bırakın kullansın mı dememiz lazım yoksa toplumun hassasiyetleriyle değerleriyle beraber bunları korumamız mı lazım? Ben caddenin ortasından yürümeyi çok severim ama trafik müsaade etmez. Ben şimdi oradan yürüyebiliyor muyum?Toplumun disipline edilmesi demek, toplumun değerleriyle, kişilerin özgürlükleri arasındaki korelasyonun bu ülkeyi yönetenler tarafından düzenlenmesi lazım. Meselenin aslı bu. Ben şimdi mahçup olduğum bazı cümleler okuyorum. Bu benim bedenimdir diyor. Çok ayıp bişey. Sen bedenini toplumla paylaşsan bile toplum senle paylaşmıyor ki. Buna senin hakkın yok. Bu senin kişisel özgürlüğünle ilgili bir konu değil. O yüzden sayın Başbakanımız bunların toplumsal değerlerle çakışan noktalarını vurgulamak istedi. Ama gelinen noktada mesele sulandırıldı.”