Enerji devriminin kahramanı

Kömür, petrol, doğalgaz milyonlarca yılda oluşan fosil
enerji kaynakları. Günümüzde bu yakıtlar hızla tüketiliyor. Bir gün gelecek ve 'dünyanın içi boşalacak'.
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Kömür, petrol, doğalgaz milyonlarca yılda oluşan fosil
enerji kaynakları. Günümüzde bu yakıtlar hızla tüketiliyor. Bir gün gelecek ve 'dünyanın içi boşalacak'. İşte tam bu noktada öne çıkan alternatif enerji kaynaklarından biri olan hidrojen, Türkiye'de de hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Türkiye'de hidrojenle çalışacak ilk araç forklift olacak.
Dünyanın dört bir yanında yatırımlar yapılan hidrojen, Türkiye'de önce Çukurova İthalat İhracat Türk A.Ş. tarafından kullanılacak. Birleşmiş Milletler Sınayi Kalkınma Örgütü'yle (UNIDO) işbirliği yapan Çukurova, hidrojen enerjisiyle çalışan forkliftleri 2008'in başında piyasaya sürmeyi planlıyor. Çukurova Genel Müdür Yardımcısı Okan Kayrak, hidrojen enerjisinin gelecekte yoğun olarak kullanılacağını anlattı:
"Hidrojen enerjisi 20-30 yıl gibi kısa bir zamanda hayatımıza girecek. Bu nedenle şimdiden önlemlerimizi alıyoruz. İlk ürün olarak forkliftleri uygun gördük. Çünkü forklift endüstriyel bir ürün. Otomobil üretirseniz beraberinde yaygın yakıt istasyonları gibi ciddi yatırımlar da gerekir. Hidrojen enerjisinin bu anlamda üretildiği yer sabit olacak. Tüketiciler servislerimizden faydalanacak. Forklift alternatif geliştirilebilecek bir ürün."
'Petrol 40 yıl sonra bitecek'
UNIDO Direktörvekili Prof. Dr. Engin Türe'ye göre de gelecek hidrojende:
"Hidrojen kesinlikle önümüzdeki yüzyılların enerji kaynağı. Petrol, doğalgaz ve kömür, dünyada yüzmilyonlarca yıl önce oluşmuş ve bir daha oluşması mümkün olmayan yakıtlar. Araştırmalar petrol rezervlerinin 38-40 yıl sonra biteceğini gösteriyor. Doğalgaz ve petrolün fiyatı her geçen gün artıyor. Hidrojen su, güneş, rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiği için sonsuz bir enerji. Bir an önce hidrojene geçilmeli."
Türe'nin verdiği bilgiye göre, BP ve Shell gibi birçok petrol şirketinin hidrojen konusunda çalışmaları var. Bu çalışmalar pek fazla gün ışığına çıkmasa da şirketler, geleceğin yakıtından geri kalmamak adına yarışıyor.
Hidrojen enerjisine yapılan yatırım ilk etapta pahalı ancak teknolojinin yaygınlaşmasıyla maliyet düşecek. Hindistan'da rüzgâr enerjisinden elde edilen hidrojen enerjisinin birim fiyatı, Türkiye'de satılan petrol fiyatının onda biri kadar.
Türe, Türkiye'de, Bozcaada'nın tüm enerji ihtiyacının hidrojenden karşılanması ve 12 adet İETT otobüsünde hidrojen enerjisinin kullanılması gibi 13 projeleri olduğunu söylüyor. Yakıt piliyle (hidrojen enerjisi) çalışan bir otobüsün fiyatı 3 milyon dolar, ancak bu yatırımlar kendini yedi-10 yılda amorti edebiliyor.
Kampüse bürokratik engel
Ancak tüm bu çalışmalara karşın Türkiye'nin bir 'hidrojen kampüsü' yok. 'Dünyanın en iyi hidrojen uzmanı' olarak nitelendirilen ve kısa süre öncesine kadar UNIDO'nun direktörlüğünü yürüten Prof. Dr. Nejat Veziroğlu, Miami Üniversitesi'ndeki görevinden üç yıllığına izin alarak Türkiye'ye hidrojen merkezi kurmaya gelmişti. 40 yıldır hidrojen enerjisi üzerine çalışmalar yapan, ancak Türkiye'de önüne çıkan bürokratik engelleri aşamayan Veziroğlu, ABD'ye 'buruk' döndü.
ABD'ye gitmeden Radikal'e konuşan Veziroğlu, kampüsü göremese de Türkiye'ye UNIDO'nun bir ofisini kurmayı başardığını anlattı. İstanbul'da kurulacak ancak kesin yeri belirlenmeyen kampüste hidrojen enerjisi laboratuvarları yer alacak, ayrıca merkez uluslararası toplantılara ev sahipliği yapacak şekilde düzenlenecek.



Temiz kaynak
ABD, 2030 yılında enerjisinin yüzde 34'ünü hidrojenden karşılamayı planlıyor. Hidrojen zehirsiz bir gaz. Su buharı dışında çevreyi kirletici hiçbir gaz ve kimyasal bırakmıyor. Petrol yakıtlarına göre ortalama 1.33 kat daha verimli.
Hidrojen gazı farklı yöntemlerle elde edilebiliyor. Halen diğer yakıtlardan üç kat pahalı. Yaygın kullanımı, maliyet düşürücü gelişmelere bağlı. Bununla birlikte ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin hidrojen olarak depolanması günümüz için de geçerli bir alternatif. Bu tarzda depolanan enerjinin yaygın olarak kullanılabilmesi için örneğin toplu taşımada, yakıt piline dayalı otomotiv gibi teknolojilerin geliştirilmesi gerekiyor.