@ismailsaymaz

Enes'i öldüren gazı atan polis 7 yıldır bulunamadı

Enes'i öldüren gazı atan polis 7 yıldır bulunamadı
Enes'i öldüren gazı atan polis 7 yıldır bulunamadı

Arşiv

Diyarbakır'da, 8 yaşındaki Enes Ata'nın, 7 yıl önce bir cenazede atılan gaz bombasının kapsülüyle yaralanarak ölmesi iddiasına ilişkin soruşturma, Vali Mustafa Toprak'ın izin vermemesi üzerine 'faili meçhule' dönüşerek kapatıldı. Şüpheli 3 polisin soruşturulması talebini reddeden Toprak, karşı yazısında, minik Enes için 'Enes Ata isimli şahıs' ifadesini kullandı...
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Radikal - Diyarbakır’da, sekiz yaşındaki Enes Ata’nın, yedi yıl önce cenaze kalabalığına atılan gaz bombası kapsülüyle yaralanarak ölmesi iddiasına ilişkin soruşturma, Vali Mustafa Toprak’ın izin vermemesi üzerine ‘faili meçhule’ dönüşerek, kapatıldı. Şüpheli üç polisin soruşturulması talebini reddeden Vali Toprak, yazısında, minik Enes için “Enes Ata isimli şahıs” ifadesini kullanırken; karakol önünde atıldığı iddia edile gaz fişeğinin “Diyarbakır’daki silahlardan hangisinden atıldığı ve hangi personelin kullandığının belli olmadığını, üç polisten çıktığına dair bir kanıta rastlanılmadığını” savundu.

Diyarbakır’da, dört PKK ’lının defnedildiği 28 Mart 2006’da polislerle göstericiler karşı karşıya gelmiş; olaylar bütün şehre yayılmış, 2 Nisan’da durdurabilen gösterilerin ilk iki gününde, iddiaya göre, sekiz gösterici kurşun, gaz bombası kapsülünün değmesi ya da darp sonucu hayatını kaybetti. 30 Mart’ta şehirde bu kişilerin cenaze töreni vardı. Camiden tabutları omuzlayan halk, Yeniköy Mezarlığı’na doğru yürürken, göstericilerden bazıları yol üzerindeki 10 Nisan Polis Karakolu’na taş attı. Polis de gruba müdahale etti. Bu sırada, ikisi de sekiz yaşlarındaki İsmail Erkek mermiyle, Enes Ata da başına gaz bombası kapsülünen değmesi sonucu öldü. Bir toprağın üzerine kanlar içinde bulunan Ata, şehirde defnedilmesine izin vermediği için, köyünde sabah 5’te ve sadece ailesinin katıldığı bir törenle toprağa verildi.

HANGİ POLİSİN ATTIĞI BELLİ DEĞİLMİŞ

Ata’nın öldürülmesine ilişkin soruşturma, tam altı buçuk yıl Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nın raflarında bekledi. Savcılık o tarihte Diyarbakır Emniyeti Özel Harekat Şubesi’nde görevli olup daha sonra Ankara ’ya atanan Hayrettin Akar, Bilal Özkara ve Nuri Özgenç’i şüpheli bulup soruşturma izni için Diyarbakır Valiliği’ne başvurdu. Vali Toprak, 25 Temmuz 2012 tarihli kararında, soruşturma izni vermedi. Karakol önünde atıldığı iddia edilen fişeğin hangi polis tarafından atıldığının ve hangi silahtan çıktığının saptanamadığını iddia eden Toprak, şunları kaydetti:

“Enes Ata isimli şahsın ölümüne neden olan gaz fişeğinin Diyarbakır ili kuvvesine kayıtlı silahlardan hangisinden atıldığı ve silahı hangi personelin kullandığının belli olmadığı, olayın olduğu sırada hangi personelin nerede görevli olduğuna dair bir iç görevlendirme yapılmadığı, şahsın ölümüne neden olan gaz fişeğinin polis memurları Hayrettin Akar, Bilal Özkara ve Nuri Özgenç’in zimmetinde olan Launcher bombaatar aparatına dair rastlanılmadığı, adı geçen polis memurlarına isnat edilen suçun sübuta ermediği...”

Bu karar üzerine avukatlar idare mahkemesine itiraz etti. İtiraz sonucu henüz kesinleşmedi.

MEHMET BEBEK DE FAİLİ MEÇHUL

Şırnak’ın Cizre ilçesinde, 9 Ekim 2009’da, jandarmalarca atılan gaz bombası kapsülünün, evinde annesinin kucağındaki 18 aylık Mehmet Uytun’un başına değerek ölümüne yol açmasına ilişkin soruşturmada da aynı akıbet yaşanmıştı. Soruşturmayı iki yılda bitirebilen Cizre Savcılığı, ‘taksirle adam öldürmek’ten suçladığı Uzman Çavuş Hakan Alkan hakkında soruşturma izni için kaymakamlığa başvurmuştu. Kaymakamlık, “Olmaz” demişti. Kararda, Çavuş Alkan’ın attığı gaz fişeğinin sokağa düştüğü ve fişeğin bir gösterici tarafından alınıp kaçırıldığı ileri sürülmüştü. Ayrıca bebeğe isabet eden fişeğin jandarma envanterine kayıtlı olmadığı savunulmuştu.