Engel tanımayan filmler

Engel tanımayan filmler
Engel tanımayan filmler

Proje koordinatörlerinden Murat Uçtu, fiziksel engelli Fatih Coşkunsu, işitme engelli Samet Demirtaş, ve İşitme Engelliler Derneği Başkanı Edrcüment Tanrıverdi, üç film ortaya çıkarmaktan memnun. FOTOĞRAFLAR: ECE SEÇİL ŞAHİN

İSÖM ile Bahçeşehir Üniversitesi'nin ortaklaşa projesinde engelliler üç kısa metrajlı film çekti. Filmler, ABD'de festivale katılacak
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL- Gece karanlığında bir genç ufak, aksak adımlarla ilerliyor. Arkasından gelen arabanın şoförü gence ‘sarhoş’ diye sesleniyor. Sonra arabadan inip, sertçe kolundan tutuktan sonra bağırıyor: “Hop, sarhoş, bana bak. İçip içip mahallenin kızlarına sarkıyorsunuz. Ağzını burnunu dağıtırım.” Genç şaşkın bir şekilde cevap veriyor: “Sarhoş değilim ben. Engelliyim.” Engellilere karşı varolan önyargılardan birini anlatan iki dakikalık bu kısa film fiziksel engelli bir genç tarafından beyazperdeye aktarıldı. Üstelik bu tek örnek değil. ‘Senin için’, ‘Sevmek Sanatı’ isimli filmler de işitme ve zihinsel engelli gençler tarafından yazıldı ve çekildi. Onları hayattan soyutlayanlara inat engelliler, sinema aracılığıyla kendi sorunlarını kendi anlattı.  

Belediye üniversite işbirliği
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Özürlüler Müdürlüğü (İSÖM) ile Bahçeşehir Üniversitesi bundan tam sekiz ay önce ‘engelleri’ kaldıran bir projeye imza attı. 18 işitme, zihinsel ve fiziksel engelli gence Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü tarafından sinema eğitimi verilmeye başlandı.
Projenin koordinatörlüğünü Yrd. Doç. Dr. Erkan Büker ve Murat Uçtu üstlendi. Senaryo-öykü yazımı, kamera çekimi, film yapımı gibi konularda dersler başladı. Üç farklı engel grubunun olması sebebiyle eğitimenlerin işi zordu. İşitme engelli gençler için derslerde işaret dili bilen tercüman kullanıldı. Zihinsel engelli gençlere konular kimi zaman 10 kez tekrarlandı. Filmlerin yapım aşamasında da, sinema bölümünden lisans ve yüksek lisans öğrencileri engellilere destek verdi.
Büker, projenin başında zorlandıklarını belirtirken şunları anlatıyor: “Toplum olarak engellilerle yüzleşemiyoruz. Zaman geçtikçe zorlukları aştık. Düşündüğümüz kadar kasvetli değil engelliler. Çok esprililer. Derslerin bazıları üniversitede yapıldı. Üniversite ortamını görmek ve sosyalleşmek açısından da onlar için çok iyi oldu.” 

‘Bedende değil düşüncede’
Sekiz ay sonunda ise engellerin bedende değil insanların düşüncelerinde olduğunu kanıtlayan üç film çıktı ortaya. Kamerayı engelliler kullandı, senaryoları kendileri yazdı hatta oyunculuk da yaptılar. İşitme engelli gençler ‘Senin İçin’i, fiziksel engelliler ‘Ön Yargı’yı, zihinsel engelliler de ‘Sevmek Sanatı’ isimli filmleri beyazperdeye aktardı. Fimler, ‘kısa’ ama çok şey anlatıyor. 24 yaşındaki fiziksel engelli Fatih Çoşkunsu Esenler Beyediyesi Engelli Meclisi’nin üyesi. Çoşkunsu, senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Ön Yargı’da kendi başından geçen bir olayı beyazperdeye aktarmış. Film, bir gencin fiziksel engelinden dolayı aksayan adımlarına bakarak onu sarhoş sanan ve sözle taciz eden birini anlatıyor. Coşkunsu, toplumun engelilere karşı duyarsız olduğunu söylüyor.
‘Senin İçin’ isimli film ise işitme engellilerin işyerlerinde yaşadığı iletişim sorununa dikkat çekerken, işitme engelli bir kız ile engelsiz bir gencin ‘önyargı’sız aşkını anlatıyor. Film mutlu sonla bitiyor. Esas oğlan, genç kızın işitme engelli olduğunu öğrendikten sonra hemen bir kursa yazılıp bir dili öğreniyor. Senaryosu Hasret Dilsiz, Yasemin Balkanlı’ya ati filmin yönetmeni ve kameramanı Samet Demirtaş. Engelli oyuncu ise Seçil Tanrıverdi. 22 yaşındaki işitme engelli Demirtaş, İSÖM’de işaret dilini öğretiyor.
Demirtaş, filmin işitme engellilerle iletişim kurmanın ne kadar basit olduğunu gösterdiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Engellilerin de birçok şeyi başarabileceğini gösterdik. Topluma bir şey vermeden önyargıları kıramayız. Önyargıları çözmenin yolu eğitim vermek. İşitme engellilerin özelliklerini anlatmak gerekiyor. Amacım uzun metrajlı bir film çekmek.” Senaryosunu Gökçe Tokgöz’ün yazdığı ‘Sevme Sanatı’ isimli film ise zihinsel engelli bir genç kızın sevgiyi arama hikâyesini anlatıyor.
Bu üç film dün yapılan galayla görücüye çıktı. Fimleriyle ‘engelsiz’ olduklarını kanıtladılar. Filmler İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) kısa film festivaline ve ABD’deki engellerin filmlerin yarıştığı bir yarışmaya da katılacak.