Engelli kadına yönelik şiddet görünür değil

Engelli kadına yönelik şiddet görünür değil
Engelli kadına yönelik şiddet görünür değil
Engelli Kadın Derneği'nin geçtiğimiz sonbahar ayında yayınladığı Türkiye'de Engelli Kadına Yönelik Şiddet Raporu, engelli kadınların uğradığı şiddetin görünür olmadığını ve konuda yapılması gerekenlerin öncelikli ve önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Haber: BİRCE ALTAY - birce.altay@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi ile engelli kadın ve kız çocuklarının temel insan haklarından eşit yaralanmaları, her türlü şiddet, sömürü ve ayrımcılıktan uzak bir yaşam sürdürmeleri ve topluma tam ve etkin katılımlarının önündeki engelleri kaldırılması amacıyla, 2011 yılından beri hak temelli çalışmalarını sürdüren Engelli Kadın Derneği, geçtiğimiz Ekim ayında Türkiye’de Engelli Kadına Yönelik Şiddet Raporu’nu yayınladı. Türkiye’de her engelli kadının şiddetin en az bir türüne maruz kaldığının altı çizilen raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise engelli kadının maruz kaldığı şiddetin birden fazla sebepten ötürü görünür hale gelememesi.

Türkiye’de her beş kadından ikisinin şiddete maruz kaldığı bir ortamda, engelli kadınların şiddetten korunabilmeleri adına hiçbir politika geliştirilmediği de raporda belirtildi. Buna ek olarak, bugüne kadar konuda yapılmış, sayısı oldukça az çalışmalarda engelli kadınların toplumsal yaşama katılımları ve eğitim, istihdam, sağlık gibi temel haklara erişimde çoklu ayrımcılığa uğradıkları gibi verilere yer verilse de, engelli kadınlara yönelik şiddetin izlenip raporlanmadığı da belirtildi.

Engelli Kadın Derneği’nin hazırladığı rapora göre, Türkiye’deki engelli kadınların sayısı, engel türü, kırsal ve kentsel nüfustaki oranları, sosyal güvencesinin bulunup bulunmadığı, acil hatlara başvuru oranı, açılan dava türleri ve sayıları gibi en temel bilgileri içeren bir kayıt sisteminin bile yok.

ENGELLİ KADIN ŞİDDET ORTAMINDAN UZAKLAŞAMIYOR

2013-2014 seneleri dahilinde, yukarıdaki sebeplerden ötürü elde edilen kısıtlı veri ile hazırlanan rapor dahilinde ortaya konan en dikkat çekici sonuçlardan bir tanesi de engelli kadınların maruz kaldıkları şiddeti ifade ya da rapor edebilmesinin önündeki engeller. Şiddetin dile getirilmesi halihazırda zorken, engelli kadının bulunduğu şiddet ortamından kolaylıkla uzaklaşamaması ve var olan ihbar hatlarının, sağlık kuruluşlarının, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nin (ŞÖNİM) ve kadın sığınakları ile danışma merkezlerinin, engelli kadınların kullanımı için uygun olmaması, söz konusu şiddetin hem sürmesinde hem de görünür hale gelmemesindeki en önemli etkenlerden.

Raporda sunulan bilgilere göre, Türkiye’de şu an 14 adet bulunan şiddet önleme ve izleme merkezlerinin çoğunda asansör, yarısında ise engelli kadınların kullanımına uygun tuvalet yok. ŞÖNİM’lere yöneltilen soruları yanıtlayanların genel cevapları değerlendirildiğinde bu merkezlerin fiziksel engelli bireylerin kullanımına elverişli olmaktan oldukça uzak olduğunu söylemek mümkün. Sorulara cevap veren 10 ŞÖNİM’in hiçbirinde işaret dili bilen personel ve indüksiyon sistemi olmadığı da raporda dikkat çeken bir diğer ayrıntı. Görme engelliler için sesli uyarı sisteminin bulunduğu asansörler bu merkezlerin hiçbirinde yokken, binaların sadece yarısı hissedilebilir zemin ile kaplı.

ZİHİNSEL ENGELLİ KADINLAR EN SAVUNMASIZ GRUP

Engelli kadınlara yönelik şiddette en savunmasız grup olarak değerlendirilebilecek zihinsel engelli kadınların bu merkezlere ulaşabilmesi ve yardım alması için bu kurumların yapılarının tekrar incelenmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması elzem. Şiddete uğradığını anlamakta ve üçüncü kişilere aktarmakta zorlanan zihinsel engelli kadınların bu tür merkezlere başvuru yapabilmeleri oldukça zor olduğu için, kurumların mağdurları ve risk altındaki kişileri tespit ederek onlara ulaşacak şekilde çalışması zihinsel engelli kadınlara yönelik şiddettin önüne geçmekte önemli bir adım olacağı raporda belirtildi.

Aynı raporda belediyelerin engelli kadınlara yönelik şiddet için aldıkları önemler ve çalışmaları da incelendi. Ancak soru yöneltilen 29 büyükşehir belediyesinin 14 tanesinin verdiği yanıtların birbiriyle tutarlı olmadığı ve konuda işler durumda olması gereken mekanizmaların oldukça yetersiz olduğu saptandı.

Rapora dahil edilen acil ihbar ve destek hatlarının incelenmesi kapsamında, Jandarma Genel Komutanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na sorular yöneltildi. İhbar hatlarının engelli bireyler için erişilebilirliğini öğrenmek için sorulan sorulara alınan yanıtlarda Jandarma’nın Engelsiz Jandarma İmdat Projesi adında bir çalışma hazırlığında olduğu ancak kendi sorumluluk bölgelerinde meydana gelen mağdur kadınların sağlık ve engel durumlarına ilişkin bir kayıt yapılmadığı da rapora yansıyan önemli noktalardan.

TECAVÜZ, FUHUŞA ZORLANMA, TACİZ…

Yapılan medya taramasında 2013 yılında basına yansıyan 43 adet engelli kadına yönelik şiddet haberinin 12’si cinsel istismar, 19’u tecavüz, 4’ü fiziksel şiddet ve 8’i fuhuşa zorlanma olarak kayıtlara geçti. 2014 yılında bu sayı 25 vaka olarak rapora yansıdı. Bu 25 vakanın 12’sinde engelli kadınların tecavüze uğradığı belirtildi. Aynı taramada engelli kız öğrencilerin eğitim alanındaki hak ihlalleri de incelendi. 2012-2013 yılları haberlerini kapsayan taramada basına yansıyan engelli öğrencilere yönelik 87 hak ihlalinin 46’sı kötü muamele, 3’ü taciz, 9’u tecavüz ve 19’u kaza, cinayet gibi sebepler yüzünden meydana gelen ölümler olarak kayıtlara geçti.

ENGELLİ KADIN MÜLTECİLERİN DURUMU

Raporda Türkiye’de yaşayan engelli kadın mültecilerin durumu da incelendi. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne yöneltilen sorulara verilen yanıtlarda, (şiddet gören) engelli kadın mültecilerin yasa gereği hak ve hizmetlerde önceliği olsa da ilgili birimlerde çalışan personeller konuda yeterli eğitime sahip olmadığından, söz konusu kadınların yaşadığı mağduriyetlerin önüne geçilmesi mümkün olmayabilir.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

-Engelli Kadın Derneğ’nin hazırladığı,  alanda emsal teşkil eden bu raporun sonunda sunduğu sonuç ve öneriler kısmında şu noktalara dikkat çekildi;

-Engelli kadının şiddet ortamından uzaklaştırılmasına yönelik mekanizmaların yaygın ver erişilebilir olması

-Şiddet gören engelli kadınla ilk görüşmeyi yapan kişinin, engellilik, kadına yönelik şiddet ve travma eğitimi gibi konularda gerekli bilgiye sahip olması

-Etkin bir şiddetle mücadele mekanizması kurulması için, engelli kadına yönelik şiddet ve toplumsal yaşamın her alanı ile ilgili engelli kadın öznesinde veri toplanması

-Engelli kadının güçlendirilmesi ve şiddet ortamından uzak bağımsız bir yaşam kurmasının sağlanması,

-Kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesi

-Savunuculuk ve kampanyalar yapılması,

-Kadın örgütlerinin gündemlerine konunun taşınması ve engelli kadın örgütlenmesinin güçlendirilmesi