Ensaroğlu: Koruculara duyulan nefret çözülmeli

Ensaroğlu: Koruculara duyulan nefret çözülmeli
Ensaroğlu: Koruculara duyulan nefret çözülmeli
Yılmaz Ensaroğlu, Günaydoğu'da korucu olmadığı için göç ettirilen kişilerin koruculara karşı nefret beslediğini belirterek, bu sorunun çözüm sürecindeki en büyük sorunlardan biri olduğunu açıkladı.

DİYARBAKIR - Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaptıkları çalışmaları değerlendiren Akil İnsanlar Heyeti Güneydoğu Anadolu Bölgesi Grubu Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, bölgede görüştükleri tüm kesimlerin çözüm sürecine büyük destek verdiğini söyledi.

Ensaroğlu, sorunun silahsız yöntemle çözülmesiyle ilgili herhangi bir tereddütün bulunmadığını vurgulayarak, "Korucusu, CHP 'lisi, AK Parti'lisi, MHP 'lisi de sorunun biran önce çözülmesini istiyor. Çözümü istemeyen o yüzde 10'luk kesimi burada göremedik" ifadesini kullandı.

Türkiye'de Kürt sorunun uzun süre 'terör ve güvenlik' sorunu olarak algılandığını, bu nedenle silahla çözmeye çalışıldığını dile getiren Ensaroğlu, şöyle konuştu:

"Aslında ortada başka bir sorun vardı. Terör ve silahlı çatışmalar ise bu sorunun doğurduğu sonuçlardan biriydi. Türkiye'de iki farklı dünya var ve gittiğimiz her yerde, görüştüğümüz insanlar madalyonun sadece bir yüzüne bakıyorlar. Talepler iki ana eksende değerlendirilebilir. Bir PKK- BDP tarafından örgütlenmiş ve onların öne çıkardığı bir söylem var. O söylem, son derece politik bir söylem. Bunları sürekli dillendiriyorlar. Onların dışındakilere gittiğiniz zaman ise barışa yönelik güçlü bir destek var ama 'Ne olursa sizce kalıcı bir çözüme kavuşmuş olunur?' sorusuna da bir cevap bulamıyorsunuz. Bunu çok da yadırgamıyorum. Çünkü insanlar bu konuları yıllarca konuşamadılar, tartışamadılar. Bu sebeple de kendi zihin dünyalarında çözüm önerileri de geliştiremediler."

"ASLINDA TEK BİR TALEP VAR”
Bölge insanın kafasında 'bölünme' fikri olmadığı için batıdaki illerden gelen tepkiyi anlayamadıklarını belirten Ensaroğlu, "Buradakiler ülkenin diğer yerlerinden gelen çözüme yönelik tepkileri anlamakta ciddi olarak zorlanıyor. 'Aklı başında bir insan nasıl olur da mesela barışmaya karşı çıkar?' diyorlar. Bu tepkiyi anlayamıyor, algılayamıyorlar. Çünkü bölgedeki insanların zihin dünyasında bir bölünme, ayrılma isteği yok" şeklinde konuştu.

Ensaroğlu, Türkiye'nin bir kısmında 'bölünme fobisi' bulunduğunu dile getiren Ensaroğlu, şöyle devam etti:

"Bunu biz resmen devlet eliyle, siyaset eliyle yarattık. Böyle bir korkuyu topluma yaydık. Şimdi de bunu nasıl gidereceğimizle uğraşıyoruz. O bakımdan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki özellikle örgütlü kesimlerin üsluplarının rehabilitasyona ihtiyacı var ama gene belli talepler konusunda ciddi bir konsensüs var. Örneğin ana dilde eğitim hakkı sadece BDP'lilerin dillendirdiği bir şey değil. Muhafazakar kesim, AK Partilisi, Hizbullah'ı, Hüda-Par'lısı, CHP'lisi bunu dile getiriyor. Aslında tek bir talep var. Kimi, 'Biz Kürtüz, yıllardır varlığımız inkar edildi. Devlet yeniden bir vatandaş tanımı yapsın ve varlığımız kendi kimliğimiz tanınsın' diyor. Kimisi de 'Anayasada yer alsın' diyor. Kimsi için de devletin, etnik kimlikten arındırılması yeterli. Yani en azından kendilerine bir Türk kimliğinin dayatılmasından vazgeçilmesini istiyorlar."

"TOPLUMA NASIL KAZANDIRACAĞIMIZI DÜŞÜNMELİYİZ”
Ensaroğlu, bölgedeki taleplerin Türkiye'nin geri kalanına nasıl anlatılacağıyla ilgili iyi bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Sorunun açtığı yaraların kapanması için de ciddi bir plana ihtiyaç var. Silahlı insanları sınır dışına çıkarıyorsunuz ama bunlar bir süre sonra geri gelecek. Türkiye'ye gelmelerini isteyeceğiz. Bu insanları topluma nasıl kazandıracağımızı düşünmeliyiz" dedi.

KORUCULUK SİSTEMİ
Koruculuk sisteminin de özenle çalışılması gereken bir konu olduğunu söyleyen Ensaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"100 bin civarında silahlı korucu var. Bu insanlar 30 senedir koruculuk dışında başka bir iş yapmamış. PKK'yı silahsızlandırırken, bunları aynı şekilde tutamazsınız. Bunu topluma kabul ettiremezsiniz. Bu korucuların istihdam gibi sorunlarından tutun da, koruculuğu kabul etmediği için köyünden olan insanlar ve onların koruculara duyduğu nefret de var. Bu insanların dünyasında korucular adeta düşman. İki tarafın barıştırılması gerekiyor. Bu sorun Ankara'dan, İstanbul'dan iyi görünmüyor." (aa)