Erbakan: İmzalamak zorundaydık diyemeyiz

Erbakan: İmzalamak zorundaydık diyemeyiz
Erbakan: İmzalamak zorundaydık diyemeyiz

28 ŞUBAT TUTANAKLARI

Tarihi MGK toplantısının tutanakları açıklandı. Tutanağa göre Erbakan, 'irticaya karşı önlemler'in altına 'acele' imza atmak istememiş.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Milli Güvenlik Kurulu, tarihi 28 Şubat toplantısına ilişkin tutanakları, mahkemeye gönderdi.
28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen tutanağa göre 28 Şubat 1997 tarihli MGK “ Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik irtica tehdidinin boyutları nelerdir ve alınması gereken önlemler neler olmalıdır” gündemiyle toplandı.
Tarihi toplantıyı yöneten Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ilk sözü Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’e veriyor. Çiller, hem laik hem demokrat bir Türkiye istediklerini belirterek şöyle konuşuyor: “Dinin siyasallaşmasını yanlış buluyorum. Bunun üzerinde oy avcılığı yapmak ülkeyi böler. Bu arada laikliği de dini de partizanlaştırmamalıyız. Özet olarak bu uzun senelerin birikimi bir olaydır. Bir anda zecri (zorlayıcı) tedbirlerle çözülmesi ters tepki yaratır.” 

Tarikatlar kapatılmalı 

Cumhurbaşkanı Demirel de dinin siyasete alet edilmemesi gerektiğini anlattıktan sonra şöyle konuşuyor:
“Devlet kendisine yönelen tehlikelere karşı tedbir alır. 8 yıllık temel eğitim uygulanmalıdır. Tarikatlar kapatılmalıdır. Kıyafet Kanunu uygulanmalıdır. Bu tedbirler arasında hassas bir konu var. Kuran kursları ve imam hatip okulları kapatılıyor imajı yaratılmamalıdır.”
Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın konuşması ise şöyle:
“Burada açık kalplilikle, yüz yüze konuşma fırsatını bulduk. Çok faydalı oldu. Şimdi dünya daha çok dine önem vermeye başladı. Laiklik Müslümanlığa en uygun kuraldır. Bizim yapmamız gereken, insanlara çağdaş Müslümanlığı öğretmektir. Bazı insanlar dini istismar ederek devlete karşı geliyorlar. Tedbir alınırken işin aslına inmek lazım. Halk bir şeye karar vermişse ona güvenmeliyiz. Kararına saygılı olmalıyız.”

Komutanla atışma

Tarihi toplantıda dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, “Sincan Belediye Başkanı’na parti sahip çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Ukrayna’da laikliğe aykırı kitap dağıtıyor. Bayanlar para karşılığı tesettürlü kıyafet giydirilip Atatürk Bulvarı’nda dolaştırılıyor” diyor. Bunun üzerine Erbakan, “Bu hanımın ismini ve adresini verebilir misiniz” diye soruyor. Erkaya da “Olabilir, kendisi isterse” diye yanıt veriyor. Erbakan “Bu konuların üzerine gitmek lazım” diye devam ediyor. 

‘Yarın inceleyelim’ 

Toplantının devamında, alınan 28 Şubat kararları konusunda bir görüş ayrılığı yaşandığı anlaşılıyor. Erbakan, “9 saatlik yoğun bir çalışmadan sonra bu kadar maddeyi sağlıklı değerlendirerek sonuca ulaşmak doğru olmaz. Bunu yarın inceleyip kararlaştıralım” önerisinde bulunuyor. Karadayı, “Bunu 10 dakikada tamamlarız, yarına kalmasına gerek yok” karşılığını veriyor. Bunun üzerine Erbakan “Bu gibi şeyler ayaküstü olacak işler değil, biz bunu bizim önümüze koydular imzalamak zorunda kaldık diyemeyiz. Onun için bunu yarın inceleyelim” diyor. Araya giren Demirel de “Biz bunu yarına bırakalım, metin üzerinde bazı rötuşlar da yapmak mümkün. Yarın Genelkurmay Başkanı ve Başbakan ile görüşür ve neticelendirirsiniz” diyerek toplantıyı kapatıyor. Toplantı saat 23.54’te sona eriyor.

Askerler ne dedi?

Genelkurmay Başkanı İsmail Hakka Karadayı: Laiklik ilkesinin bozulması ezanın Türkçe okunmasından vazgeçilmesiyle başladı. Benim hâlâ kulaklarımdadır, ezanın Türkçe okunurken duyduğumu huşu ve heyecan. Din istismarına son vermeli. Şeriat şimdi küçük görülmemeli. Bakın şu elimdeki fotoğraf normal Anadolu insanın kıyafetini gösteriyor. Çocukluğumda bizim evin avlusunda çekilmiş. Şu fotoğraf da bugün İstanbul’da çekilmiş, siyah çarşaflı kadınları gösteriyor. Zaman içindeki farkı göstermesi açısından önemli.
Ben 1961 ihtilalini olacağını üsteğmen iken hissetmiştim. 1972 muhtırasında önce de ben kurmay binbaşı iken bunun olacağını tahmin ediyordum. 1980 öncesi olaylardan da neticesini tahmin ediyordum. Çünkü biz bunları en alt kademeden itibaren aldığımız raporlardan çıkarıyoruz. Bazı dedikodular çıkartılıyor, kuvvet komutanları ile aramda anlaşmazlık olduğu yolunda. TSK, emir komuta birliği içinde olayları değerlendiriyor.”
Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman: Hiç kimse rejimin garantisi, laikliğin garantisi olamaz. Bu ancak anayasanın bu konudaki maddelerini koruyabilirsek geçerlidir.
Kara Kuvvetleri Komutanı
Hikmet Köksal: Ben muhafazakâr sayılabilecek bir aileden geliyorum. Kendime göre müslüman olduğumu sanıyorum. Ancak olanları gördükçe acaba “Müslüman mıyım” diye sormak geliyor.