Erdil: Rica var, emir yok

Emekli oramiral İlhami Erdil, eşi ve kızıyla sanık sandalyesine oturdu. Erdil, ihaleye giren ve kızının ortağı olduğu belirtilen Şirin Özden için telefon ettiğini doğrulayarak, "Ama bir emir vermedim" dedi.

ANKARA - Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı (emekli) Oramiral İlhami Erdil dün
eşi ve kızıyla birlikte sanık sandalyesine oturarak askeri hâkime savunma yaptı. Duruşmaların 'gizlilik' içinde yapılması talebi askeri mahkeme tarafından reddedildi. Askeri savcı, gizlilik talebine olayın basına yansıması ve 'örtbas ediliyor' inancı doğurması riski nedeniyle karşı çıktı. Hâkim duruşmanın açık devam etmesine karar verdi. Erdil, duruşmada ihaleye giren ve kızının ortağı olan Şirin Özden için telefon ettiğini doğruladı ve "Ama emir vermedim" dedi.
'Görevi kötüye kullanma ve görevi suiistimal' suçlamasıyla hâkim karşısına çıkan Erdil ile ailesini yargılayan heyete albay Turgay Çağlar başkanlık etti. Yargılanan kişi emekli kuvvet komutanı olması nedeniyle Eğitim Doktrin (EDOK)Komutanı Orgeneral İsmail Koçman ve Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATESE) Başkanı Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş da heyette yer aldı.
Gizlilik talebi
Başsavcı Saim Öztürk, iddianameyi okuduktan sonra Erdil, eşi ve kızı ile avukatları duruşmaların gizli yapılmasını talep etti. Erdil, konunun kamuoyuna yansıtılış şeklinin kendisinin ve ailesinin haklarını zedelediğini söyledi. Erdil, duruşmaların sakin ortamda yapılması ve yargılamanın medyadan etkilenmemesi için yayın yasağı konulmasını da istedi. Füsun ve Deniz Erdil de yayın yasağı konulmasını istediklerini söylediler.
Başsavcı, davanın basına yansıdığını hatırlatarak savunma aşamasının kapalı yapılmasının sanıkların aleyhine olacağını söyledi ve talebin reddini istedi. Öztürk, "Bu aşamadan sonra yayın yasağı getirilmesi ve duruşmaların gizli yapılması karşısında silahlı kuvvetlerin olayları örtbas etmesi inancı doğacağı endişesi taşıyoruz. Artık her şeyin şeffaf cereyan etmesinde kamu yararı vardır" dedi. Mahkeme heyeti gizli duruşma ve yayın yasağı taleplerini oybirliğiyle reddetti.
Söz konusu davada Erdil'e yöneltilen bazı iddialar ve Erdil'in savunmaları şöyle:
Emre tahsisli telefonu emir subay yardımcısı yüzbaşı Yalçın Kayatunç tarafından aşırı derecede kullanıldı mı?
Erdil: Cep telefonlarının kim tarafından kullanılacağını karargâh komutanlığı belirler. Bana bu yönde rapor gelmedi, telefonun maksat dışı kullanıldığını bilmiyorum.
Yüzbaşı Kayatunç İstanbul'a mevzuata aykırı şekilde mi görevlendirildi?
Erdil: Emir subay yardımcım kendi resmi işlerimin yanında kızım ve eşimin de işlerini takip etmek için zaman zaman İstanbul'a gitti, ancak başıboş bırakılmadı. Kayatunç bir suç işlemişse bu beni bağlamaz.
DKK konutunun mutfak harcamaları faturasız yapıldı mı? Erdil özel mutfak harcamalarını kuruma mı ödetti?
Erdil: Teamülleri devam ettirdik, misafirlerimizi konutta ağırladık. Özel harcamaları kendim ödedim. Tutarlarını emir subayı ya da astsubayına ödedim. Böyle bir durumla karşılaşacağımı bilsem içtiğim her suyun, yediğim her yoğurdun, kullandığım her tuvalet kâğıdının listesini tutardım. Ayda bir komutanlarla yemek yerdik. Ayrıca yurtdışından gelen aynı konumdaki davetlilerimi de konutta misafir ediyordum. ABD'li müttefik Deniz Kuvvetleri Bölge Komutanı geldiğinde de evimde ağırladım. Bu tür samimi ortamlar sayesinde o dönemde Yunanistan ile oluşan sıkıntılı dönemi atlattık.
Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'nın ihalelerinde, kızının gizli ortağı olduğu ileri sürülen Şirin Melek Özden'in ihale alması için emir verdi mi?
Erdil: İhtiyaçların tespiti, temini, kullanımı mevzuata göre yapılır. Alımların benim istediğim şekilde yapılmasını tersane komutanlığının emir telakki etmesi söz konusu olamaz. Şirin'in adını Tersane Komutanı Tuğamiral Metin Poyrazlar'a ilgilenmeleri için vermiş olabilirim. Ancak, ihaleyi alması için asla emir vermedim. Tersane komutanı 30 Ağustos 2001'de emekli olmuştur. Şirin hanım daha sonra da ihale almıştır. Çıkar söz konusu olsa bu kişiyi emekli etmezdim.
'Kimseye baskı yapmadım'
Yüzbaşı Kayatunç'un kardeşi Engin Kayatunç'un bir ihale alması için devreye girdi mi?
Erdil: İddianamede yer alan iddia tamamen asılsızdır. Komutanlığım döneminde kimseye baskı yapmadım. O tarihte İstanbul Deniz İkmal Grup Başkanı olan albay Bahri Yılmaz Mısırlı'ya bir baskı yapmadım. Mısırlı komutan olduğum dönemde gelen bir ihbar üzerine idari tahkikat geçirdiği ve bu nedenle de Karabük'te başka bir göreve tayin ettim. (Erdil'in avukatı Dinçer Eskiyerli de, Mısırlı'nın bu olayın ardından adının birçok olayda geçtiğini ve hakkında soruşturma açıldığını hatta birinden dolayı 1 yıl kadar hapiste yattığını söyledi. Eskiyerli, "Mısırlı'nın bu nedenle müvekkilim ile ilgili iddianamedeki beyanları doğru değildir" dedi.)
Alkent sitesinde kendisine ve kızına ait daireleri nasıl satın aldılar?
Erdil: Kızım velayetim altında olmadından mal beyanında buna yer vermedim. 48 sene subaylık yaptım ve bu süre zarfında yaptığım birikimlerin yanı sıra eşimin ailesi varlıklı bir ailedir. Evlendiğimizde eşime takılan 200'e yakın altını ve ziynet eşyasını bozdurdum, arabamı sattım ve amcam Muhterem Kolay da 250 milyar lirayı elden bana verdi. Heybeliada'daki evimi sattıktan sonra parası Ankara'daki bir işadamı akrabam tarafından repoda işletildi, kızımın evini alırken de amcam 3-4 milyar kadar yardım etti, bunun dışında kızımın birikimlerini kullandık. (Savcının sorusu üzerine) Alkent sitesindeki iki ev üzerinde de ben ölene kadar 'satılamaz şerhi' var. Kızımın Şirin Özden ile ortaklığı yoktur. Sadece yüksek faiz almakiçin ortak hesap açtırmışlar. (Bunun üzerine savcı, söz konusu ortak hesapta ihalelere giren firmalara ait giriş çıkışların da olduğunu, bunların ilerleyen aşamalarda ortaya konacağını söyledi).
(Amcası) Muhterem Kolay, Koç Grubu'nun kurucularındandır. Çok fazla mal varlığı var ve beni oğlu gibi görür. Bu nedenle çeşitli zamanlarda maddi destek sağladı. Hiçbir şekilde, hiçbir zaman ne eşimin ne de kızımın adına alınan gayrımenkullerin kaynağı ile ilgili bir tereddütüm olmadı. (Bunun üzerine savcı, Muhterem Kolay'ın banka hesaplarında söz konusu evlerin toplam değerinin üçte biri oranında bile paraya rastlanmadığını söyledi. Savcı söz konusu evlerin mal beyanlarında da yer almadığını bildirdi.)
Duruşma ertelendi
Mahkeme, Erdillerin duruşmalardan vareste tutulmaları talebinin kabulüne, Şirin Melek Hekim Özden hakkındaki gıyabi tutuklama kararının kaldırılması yönündeki talebin reddine, Erdillerin mutfak masrafları ve boya ihalesi ile ilgili iddialar için iddianamedeki 'görevi kötüye kullanma' suçlamasının 'görevi suiistimal' kapsamında değerlendirilmesine karar verdi. Duruşma tanıkların dinlenebilmesi için 26 Ocak 2005 tarihine ertelendi.