Erdoğan: Bu eşbaşkanın yaptığı ihanettir, provokasyondur

Erdoğan: Bu eşbaşkanın yaptığı ihanettir, provokasyondur
Erdoğan: Bu eşbaşkanın yaptığı ihanettir, provokasyondur
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan'a hareketinden önce havalimanında yaptığı basın toplantısında HDP'yi ve eş genel başkan Selahattin Demirtaş'ı sert sözlerle suçladı:

RADİKAL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi bir ziyaret için gittiği Suudi Arabistan'a ziyaretinden önce İstanbul Atatürk Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Erdoğan burada yaptığı açıklamada, hafta sonu DTK kongresinden sonra yapılan özerklik açıklamasıyla ilgili olarak, "Bu eşbaşkanın yaptığı ihanettir, provokasyondur" dedi. Erdoğan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'la ilgili olarak başlattığı soruşturmayı hatırlatarak, "Bunlardan hem hukuk hem de millet hesap soracaktır" dedi. Erdoğan HDP'lilerle ilgili olarak, "Bunlar parlamentoya inanmış değildir. Bunların bir Türkiye partisi olmadığı ortaya çıktı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan'a gerçekleştireceği ziyaret öncesinde Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Suriye'deki son gelişmelerin PKK terör örgütünün, ülkemizin birlik ve beraberliğine yönelik iştahını da kabarttığını görüyoruz. PKK'nın Suriye kolu PYD, YPG'nin elde ettiğini düşündüğü bazı kazanımları ülkemize taşıma gayreti, son terör olaylarının gerisinde ki sebeplerden biridir. Biz bunlara fırsat vermedik, asla da fırsat vermeyeceğiz. Şu an güvenlik güçlerimiz son derece başarılı operasyonlara imza atıyor. Yurt içinde ve yurt dışında etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bini aşmış vaziyette. Bu operasyonlar ülkemizde terörü tamamıyla yok edene kadar ve bu noktada da bölgeye refah huzur getirinceye kadar kararlı bir şekilde milli güvenliğimiz için, bunu tehdit olmaktan çıkarıncaya kadar devam edecektir" dedi.

'KENDİLERİNİ BEKLEYEN AKIBETTEN KURTULAMAYACAKLAR'

"Bölücü örgütün siyasi uzantıları, mevcut konjonktürden istifade ile ağızlarındaki baklayı çıkarmaya başladılar. Bu süreç maskelerin düştüğü, gerçek yüzlerinde görüldüğü bir süreçtir" diyen  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Malum eş başkan hafta sonu Rusya ziyareti sonrasında kulaklarına üflenen suflelerinde etkisiyle olsa gerek bir takım hezeyanlar ifade etmiştir. Bu eş başkanın yaptığı açık ve net olarak bir provokasyondur, ihanettir. Türkiye üzerinde operasyon yapmak, ameliyat yapmak isteyen herkes boyunun ölücüsünü almıştır ev bunlarda alacaktır. Terör örgütü ve onun kuklası olan siyasetçiler bu noktada attıkları adımlarda bugüne kadar yaptığımız uyarılarla hep dikkatli olmalıdır derken bunlar tam aksini şu ana kadar icra etmişlerdir. Biz bu açıklamaların da gerçek sebebini biliyoruz. Bu tür açıklamalar kazdığı hendeğe gömülen terör örgütünün başarısızlıklarını örtme çabasının ürünüdür. Bölgedeki kardeşlerimizin sağduyusu, güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla adım adım yok olan terör örgütüne bu tür provokasyonlarla suni teneffüs yapmaya çalışmaktadırlar. Ne örgüt ne de onun kuklası olanlar kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır. Bu eş başkanın açıklamalarıyla ilgili Diyarbakır ve Ankara Başsavcılıklarımız gerekli soruşturmayı bildiğiniz gibi başlatmışlardır. Daha önce diğer eş başkanında buna benzer açıklamaları olmuştur. Bölge insanı da bu terörist ve siyasetçi güruhunun hangi senaryoların figüranlığını yaptığını gördükçe onlarla arasına mesafe koymuştur. Ülkemizin birliğine, beraberliğine, huzuruna kardeşliğine balta vuran bu ihanet şebekesinin hak ettikleri dersi, milletimizden ve hukuktan en kısa sürede alacaklarına inanıyorum" diye konuştu.

'ELE SAZ ALMAKLA VEYA NİŞANTAŞI'NDA TUR ATMAKLA TÜRKİYE PARTİSİ OLUNMUYOR'

Erdoğan, açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gazetecinin,  Demokratik Toplum Kongresi tarafından hafta sonu yapılan özerklik toplantısını hatırlatması üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

"Maalesef ismi demokratik ama uygulamaları demokrasiyle yakından uzaktan alakası olmayan bir yapı bunlar. Şunu bir defa kendilerinin bilmesi gerekiyor; halkın iradesi silahtan güçlüdür. Ama bunlar parlamentoya inanmış değiller. Bunlar bir taraftan 'biz Türkiye partisiyiz' veya 'Türkiyeliyiz' demeye başladılar, 7 Haziran seçimleri öncesinde. Bunların bir Türkiye partisi olmadığı ortaya çıktı. Ele saz almakla veya Nişantaşı'nda tur atmakla Türkiye partisi olunmuyor. Türkiye partisi olabilmek için Tüm Türkiye'de halkımızın değerlerine saygı duymak gerekir. Bu değerlere saygı duymayanların, kandan beslenenlerin, halkımızı sokağa dökmek suretiyle sadece 6-7-8 Ekim tarihlerinde bu eş başkanlardan bir tanesinin sokağa davetiyle, benim Kürt kardeşlerimin maalesef bir kısmı bu davete uydu ve bunun neticesinde 50 Kürt kardeşimiz öldü mü? Öldü. Ölenler, Kürt’tü, öldüren de Kürt’tü. Dün Erzurum İspir'de bir kardeşimizin, bir uzman çavuşumuzun şehit olması neticesinde babasının haykırışı vardı. 'Bende Kürt'üm, eşim de, anamda, babamda. Nedir bu hal' diyor, feryat. Bunlar ademe mahkum ediliyorlar. Zaten ademe de mahkum edilecekler. Sen bir defa hangi hakla Türkiye'nin bu mevcut üniter yapısı içerisinde, Güneydoğu'da, Doğu'da  bu bölgelerde bir devlet kurmaktan bahsediyorsun. Zerre kadar şu parlamentonun içerisinde olduğunu farkında olsa... Bu kişi henüz şu anda milletvekili yeminin dahi etmiş değil, parlamentoya da daha uğramış değil."

'ANAYASAMIZIN 14. MADDESİ BUNLARIN ATTIĞI BU ADIMLARA KARŞI'

"Böyle bir kişi. Ve çok daha enteresan bir hususiyet burada söz konusu, ilginç olan tabi ki o. Anayasamızın 14. maddesi bir defa bunların attığı bu adımlara karşı konulmuş bir maddedir. Siz böyle bir adımı atamazsınız. Böyle bir şeye zaten bu ülkenin ne milli iradesi müsaade eder, ne güvenlik güçleri, silahlı kuvvetleriyle, polisiyle, köy korucularıyla buna müsaade eder. Anında bizler gereğini bu güne kadar nasıl yaptıysak, bundan sonra da yaparız. Nasıl o açtıkları çukurlarda kendileri boğuluyorsa, bundan sonrada boğulmaya devam edecek. Olay bu kadar açıktı, nettir. Şu anda zaten bunların bu camilere olan saldırıları, okullara olan saldırıları sonlarının geldiğinin akıbetidir. Bizim oradaki samimi esnaf kardeşlerimizin dükkanlarına yaptıkları saldırılar, bu bölgenin veya benim Kürt kardeşimin temsilcisi değiller. Tam aksine, onları tehditle yıldırmak suretiyle, onların oylarını gasp eden gasplardır."

'DEMİRTAŞ 4 GÜN ÖNCE YEMİN ETMİŞ'

Erdoğan'a, bu açıklamalarının ardından yanında bulunanlar tarafında bir kağıt verildi. Bunun üzerine Erdoğan, "Demirtaş 4 gün önce yemin etmiş. O kadar yakından takip edemiyoruz tabi. Bu da çok manidar" dedi.

YENİ ANAYASA

Erdoğan yeni anayasa çalışmalarının sorulması üzerine ise, "Toplumsal mutabakatın sağlandığı, bir yeni anaysa beklentisi var. Hemen hemen bütün siyasi partilerde bunun sözünü , seçimlerde meydanlarda verdiler" diye konuştu.