Erdoğan 'hakkını arıyor'

Başbakan Tayyip Erdoğan, uluslararası insan hakları kuruluşlarının, yargılandığı dönemde kendisiyle yeterince ilgilenmediklerinden yakındı.
Haber: FATMA SİBEL YÜKSEK / Arşivi

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, uluslararası insan hakları kuruluşlarının, yargılandığı dönemde kendisiyle yeterince ilgilenmediklerinden yakındı.
Genel Sekreter Irene Khan başkanlığındaki Uluslararası Af Örgütü dün Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından kabul edildi. Erdoğan, Türkiye'ye ilişkin eleştiriler gündeme getirilmeden, kendisi insan hakları kuruluşlarını şikâyet etti.
Af örgütü temsilcileri de Türkiye'nin insan hakları alanında olumlu ancak yetersiz adımlar attığını savunarak, eski DEP milletvekillerinin salıverilmesini istedi.
Khan'ın görüşmenin başında, Erdoğan'a, "Şiir davanızı yakından izledik, bu konuda bildiri yayımladık" dediği, Erdoğan'ın da "Ama sadece bildiri yayımladınız" diye karşılık verdiği belirtildi.
Erdoğan'ın ziyarette şu görüşleri dile getirdiği öğrenildi:

  • Avrupa Parlamentosu da sizin gibi insan hakları alanında girişimlerde bulunuyor. Ama ben farklı standartlar olduğunu biliyorum. Ben de belediye başkanıydım, aynı dönemde Diyarbakır Belediye Başkanı'nın davası için Avrupa'dan dört dışişleri bakanı geldi. Bizimle kimse ilgilenmedi. Abdullah Öcalan benden iki sene sonra AİHM'ye başvurdu. Benim davamla ilgili savunma bile alınmadan Öcalan davasında yürütmeyi durdurma kararı alındı. Bu arada ben başbakan oldum AİHM hâlâ bir karar verebilmiş değildi. Ben de davayı geri çektim.
  • İnsan haklarında çifte standart ve ideolojik yaklaşım var. Bu konuya ideoloji gömleği giydirmek çok yanlış. Biz bundan kaçınıyoruz. Böyle yapanlar, insan hakları mücadelesine çok zarar veriyor. Çünkü onlar olaylara hep at gözlüğüyle bakıyor.
  • İşkenceye toleransımız yok. İdeale ulaşamadığımızı biliyoruz, ama cezaevlerinde de hassasız. İnsan hakları adına sınırsız özgürlük olamayacağına da inanıyoruz.
  • DEP davası kesinleşmiş olmasına rağmen yeniden yargılanma sürecini başlattık. Bundan sonrası yargının işi. Biz müdahale edemeyiz. Burada görev daha çok sivil toplum örgütlerine düşüyor.
    Uluslararası Af Örgütü temsilcileri ise şu konulara değindi:
    'DEP'lileri bırakın'
  • Biz, tüm ülkelerin yöneticilerinden düşünce suçlularının derhal salıverilmesini talep ediyoruz. Bunu Leyla Zana ve Hatip Dicle için sizden de rica ediyoruz.
  • Son bir yılda cesur adımlar attınız. Ancak henüz arzu edilen seviyede olmayan bu cesaretinizin kurumsal düzeyde de etkili olmasını bekliyoruz. Daha yapılması gereken çok şey var.
  • Biz, sözünü ettiğiniz AİHM, Avrupa Parlamentosu gibi kuruluşlardan farklıyız. Hükümet dışıyız ve devlet finansmanlarını reddediyoruz. Hükümetler insan haklarını kendi dış politikalarına göre değerlendirebiliyor.
  • AB'ye üye olmak, her zaman insan hakları konusunda tam yeterlilik anlamına gelmiyor. Almanya'yla ilgili de insan hakları ihlali raporu hazırladık.
    'Yapılacak şeyler var'
    Türkiye'de önemli yasal reformlar yapıldığını, ancak daha yapılması gereken işler olduğunu belirten Khan şöyle konuştu:
    "Gerçek değişim, reformların tümüyle ve kalıcı olarak hayata geçirilmesiyle
    sağlanabilir. Yapılan reformlarla 'sahadaki gerçeklikler' arasında farklar var. Temaslarımda bu alandaki kaygılarımı dile getirdim."