Erdoğan: Herkes çok yakında kendisini o ateşin içinde bulacak

Erdoğan: Herkes çok yakında kendisini o ateşin içinde bulacak
Erdoğan: Herkes çok yakında kendisini o ateşin içinde bulacak
DEİK toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Suriye ateşine odun taşıyan herkes çok yakında kendilerini o ateşin içinde bulacaktır. Dostane bir ikazdır bu" dedi.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyi Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Antalya'da yapılacak olan G-20 zirvesinin "kapsayıcılık" ilkesini "adalet anlayışını" da içerecek şekilde genişletildiğini, yeniden yorumlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayrıca iki ve üçüncü başlıklar olarak uygulama ve yatırımlar öncelikleriyle birlikte G20 çalışmalarına yeni bir vizyon kazandırdığımıza inanıyorum. Küresel ve yerel düzeyde desteklenmeyen bir kalkınmanın kimseyi mutlu etmeyeceğini, edemeyeceğini görmek zorundayız. Ekonomik büyüme ve refahtan toplumların tüm kesimlerinin hak ettikleri payı almasını sağlayamadığımız sürece hedeflenen büyüme oranlarına ulaşılabilmesi mümkün değildir. Genç ve kadın istihdamına özel önem verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aynı şekilde ekonominin bel kemiği olan KOBİ'lerin güçlendirilmesi gerekiyor. Dünya, sadece gelişmiş ülkelerin faaliyet alanı olarak görülemez, eğer böyle görülüyorsa burada çok ciddi bir yanlış vardır. Düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerin sorunlarının da küresel düzeyde ele alınması ve çözümü yönünde ortak gayret sarf edilmesi şarttır. Biz, tüm bu konuları 'kapsayıcılık' başlığı altında Antalya Zirvesi'nde gündeme getiriyoruz. G-20'nin en önemli ihtiyaçlarından biri de alınan kararların uygulamaya geçmesinin sağlanması ve takibidir" ifadelerini kullandı.

"G-20'DE OTURUP, KONUŞUP, DAĞILIRSAK BURADAN HİÇBİR NETİCE ÇIKMAZ"

Erdoğan, "Acemlerin güzel bir ifadesi vardır; 'oturdular, konuştular ve dağıldılar'. Eğer bizler de oturup, konuşup, dağılırsak buradan hiçbir netice çıkmaz. Önemli olan oturacağız, konuşacağız ama bunu neticelendireceğiz, yani takip etmek suretiyle bunun neticelerini alacağız. Eğer bunu uluslararası toplantılarda yapabiliyorsak, bunları takip edebiliyorsak o zaman dünya hep birlikte o kalkınmayı yakalayabilir diye inanıyorum. Bilhassa yüzde 2'lik global büyüme hedefine ulaşılması için tüm ülkelerin yapması gereken çalışmaları bizler titizlikle takip ettik, takip ediyoruz. Küresel büyümenin motor gücü yatırımlardır" diye konuştu.

 "2030 YILINA KADAR 70 İLE 90 TRİLYON DOLAR ARASINDA BİR ALT YAPI YATIRIMINA İHTİYAÇ VAR"

2030 yılına kadar 70 ile 90 trilyon dolar arasında bir alt yapı yatırımına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ticaretin artırılması ve altyapı eksikliklerin giderilmesi yönünde ortak adımlar atılmasına ihtiyaç var. Dünyada hem gelişmiş ülkelerin hem de gelişmekte olan, az gelişmiş ülkelerin, 70 ile 90 trilyon dolar arasında bir altyapı yatırımına ihtiyaçları olduğu hesaplanıyor 2030 yılına kadar. Bu yatırımların kamu ve özel ortaklığı olmadan gerçekleştirilebilmesi mümkün değil. Bu yatırımların gerçekleştirilmesi için dünyada yeteri kadar finans imkanı da var" dedi.

 "KISKANÇLIK BİR KENARA KONULMALI G-20 ÜLKELERİ VE TÜM DEVLETLER SOMUT STRATEJİLER GELİŞTİRMELİ"

Erdoğan, "Burada kıskançlığın bir kenara konulması, bu imkanın harekete geçirilmesi için G-20 ülkeleri başta olmak üzere tüm devletlerin somut ve kapsamlı yatırım stratejileri geliştirmeleri gerekiyor. Finansman ihtiyacının giderilmesinde mevcut araçların yanı sıra İslami finans gibi alternatifler de güçlü bir şekilde devreye alınmalıdır. Antalya Zirvesi bu konuların enine boyuna konuşulacağı, önemli kararların alınacağı bir toplantı olacak" açıklamasında bulundu.

"GÜNEYDOĞU VE DOĞU BUGÜN YATIRIM ALAMIYORSA TEK SEBEBİ GÜVENLİKTİR TERÖRDÜR"

Yatırımların güvenlikle paralel olduğunu belirten Erdoğan, "G-20'nin gücü üzerinde uzlaşmaya varılan konuların üye ülkeler tarafından gerçekleştirilme imkanı bulunmasından kaynaklanıyor. Ekonomi elbette G-20'nin asıl varlık gerekçesidir. Ama günümüzde ekonominin siyasetten, sosyal gelişmelerden özellikle de güvenlikten ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Örneğin ülkemiz Güneydoğu ve Doğu bugün yatırım alamıyorsa tek sebebi güvenliktir. Eğer güvenlik sorunu olmamış olsa ben inanıyorum ki yerli ve küresel sermaye buralarda yatırımlarını daha farklı yapabilir. Ama her türlü teşvike rağmen bugün altı ve beşinci bölgeler beklediğimiz yatırımları almıyorsa tek sebebi bunun özellikle terördür. Örneğin, Ukrayna krizinin yol açmış olduğu siyasi ve diplomatik sorunların çok ciddi ekonomik yansımaları olmuştur. Geçmişte Irak'ta, Afganistan'da dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan güvenlik sorunları benzer sorunlara yol açmıştır. Şimdi de aynı şeklide Suriye meselesi, insani boyutunun, terör boyutunun yanı sıra ekonomik sonuçlar da doğurmuştur. Bizim G-20 gündemine Suriye meselesini de Irak meselesini de dahil etmemiz bu bakımdan platformun asıl amacına aykırı değildir. Tam tersine G-20'nin uluslararası alanda çok ciddi şekilde boşluğu hissedilen bir küresel çözüm mekanizması olmaya aday olduğunu düşünüyorum. Bu yapının sahip olduğu kapsamlı ve etkin temsil gücüyle global siyasi ve sosyal sorunların çözümünde daha etkin bir rol oynaması tüm insanlığın hayrına olacaktır" diye konuştu.

 "TERÖR ÖRGÜTLERİNE BUNUN BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDETİYORUZ ÖDETMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ"

Terörle mücadelenin devam edeceğini belirten Erdoğan, "Terör örgütlerine bunun bedelini çok ağır ödetiyoruz ödetmeye de devam edeceğiz. Terör örgütleri karşında ikircikli bir tutum izleyen benim terör örgütüm iyidir senin ki kötüdür diyen tüm ülkeleri uyarmak istiyorum. Terör karşısında ilkesel bir tutum sergilenmesi halinde bu ateş eninde sonunda tüm dünyaya sıçrar. Bugün kendi sınırları içerisinde güven ve refah içinde olduğunu sanan ülkeler, yarın terör ateşi iliklerine kadar hissetmekten kurtulmayacaklardır. Bunu da bilmeleri gerekir" ifadelerini kullandı.

 "SURİYE KONUSUNDA İFADE ETTİĞİMİZ HUSUSLAR SAMİMİYETLE İFADE EDİLMİŞ DOSTÇA BİR İKAZDIR"

Türkiye'nin sığınmacılara destek vermeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, "Terörü bahane ederek Suriye üzerinde oynadıkları oyunlarla kazanımlar elde ettiklerini sananlar kısa sürede yanlış yolda olduklarını göreceklerdir. Pek çok ülkenin medyadan takip ettiği, pek çok ülke yöneticisinin kağıt üzerindeki analizlerle yönetmeye çalıştığı bu krizle biz her gün yüzleşiyoruz, sıkıntıları her gün yaşıyoruz. Bizim bu konuyla ilgili ifade ettiğimiz hususlar diplomatik bir manevra veya siyasi bir söylem olarak görülmemelidir. Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz, haykırıyoruz" dedi.

 "SURİYE ATEŞİNE ODUN TAŞIYAN HERKES ÇOK YAKINDA KENDİNİ AYNI ATEŞİN İÇİNDE BULMAKTAN KURTULAMAYACAKTIR"

Erdoğan, "Suriye ateşine odun taşıyan herkes çok yakında kendini aynı ateşin içinde bulmaktan kurtulamayacaktır. Bu, samimiyetle ifade edilmiş dostça bir ikazdır. Biz meseleye bugüne kadar hep insani, vicdani ve ahlaki olarak baktık. Bundan dolayı da sürekli uyarılarımızı yaptık. Yapmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.  

DHA