Erdoğan kabul etti: Terör azdı

Muhalefete 'Şehit cenazelerimiz birlik ve beraberlik yerimiz olsun' çağrısı yapan ve siyaseti seçim meydanlarında yapmaya çağıran Başbakan Tayyip Erdoğan, "Terör şu an azmıştır, kabul ediyoruz" dedi.
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

BURDUR - Muhalefete 'Şehit cenazelerimiz birlik ve beraberlik yerimiz olsun' çağrısı yapan ve siyaseti seçim meydanlarında yapmaya çağıran Başbakan Tayyip Erdoğan, "Terör şu an azmıştır, kabul ediyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan dün Burdur'daydı. Cumhuriyet Meydanı'nda, TOKİ konutları anahtar dağıtım törenini AKP mitingine çeviren ve halka seslenen Erdoğan'ın konuşması sık sık 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganlarıyla kesildi. Erdoğan terör konusunda şu mesajları verdi:
Şehitlik her yiğidin kârı değil: Yola çıkarken 'tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan' dedik. Bunun üzerine kimseye ameliyat fırsatı vermeyiz. Terör şu an azmıştır, kabul ediyoruz. Ama terör bundan önceki yıllarda da 78'den bu yana maalesef bölgemizde çok can almıştır. Biz şehidimize farklı bakarız, farklı yaklaşırız. Çünkü, bizim kültürümüzde şehidimizin farklı bir yeri vardır, onlar ölmez. Onlar diridir. O makama erişmek her yiğidin kârı değildir. Onun için bu yol kutlu bir yoldur. Devletimiz olarak, hükümetimiz olarak, silahlı kuvvetlerimizle polisimizle mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.
Halka duyarlılık çağrısı: Şehidin üzerinden siyasi rant sağlanmaz. Bu şehide saygısızlıktır. Şehit cenazelerini siyasi arenaya çevirenlere halkımızın müsaade etmemesi gerekir. Cenazelerimizin adabı, edebi ancak onun kültürünü, onun anlamını bilenler tarafından iyi takdir edilir. Bilmeyenler sadece şehide eza, cefa ederler. Bu konuda halkımı özellikle duyarlılığa çağırıyorum. Çünkü oralar bizim ayrılık yerlerimiz değildir. Şehitlerimiz ayrılık için vermediler canlarını, bu ülkenin birliği için verdiler. Ama oraya gelenler o ayrımcılığı yaptıkları zaman bu bizim kanımıza dokunur. Bu cenazeler bizi birleştirmelidir, ayrıştırmamalıdır.
Milli güvenlik meselesi: Terörle mücadele aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir. Maalesef dün (cumartesi) yine üç yiğidimizi şehit verdik. İki seçkin subayımız ve bir kahraman askerimizi şehit verdik. Şehitlerimizin acısı ne kadar büyük olsa da millet olarak terörle mücadelede asla yılgınlığa kapılmayacağız. Türkiye'ye askerine, polisine, güvenlik güçlerine, sivillerine yönelik insanlık dışı saldırılar geçmişte hak ettikleri cevabı aldılar. Şimdi de alacaklardır.
Liderlere çağrı: Hükümet olarak milletimizin hayrına olan hiçbir adımı atmaktan geri durmayız. Bu konuda kompleksimiz yok. Hiçbir Türk vatandaşının, milletimize, bayrağımıza, vatanımıza, devletimize olan sadakatinden şüphe etmiyoruz. Terörün en yoğun olduğu yıllarda bile milletimiz sadakatini canı pahasına ortaya koymuştur. Bütün siyasilere sesleniyorum; gün küçük oy hesapları yapma günü değildir. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Eğer bir şey biliyorsanız, gelin hep birlikte ortak bir duruş sergileyelim. Bundan imtina edenler olursa onlara da diyorum ki, 'Nifaka düşersek bundan ülke değil, terör kazanır.' Gelin kenetlenelim.
Çatı TC vatandaşlığı: Biz, 'bizim dediklerimiz olmazsa çatışma' diyen zihniyetlerle aynı güzergâhta değiliz. Biz bu ülkede 780 bin kilometrekarede yaşayan bütün vatandaşlarımızın hukuku için buradayız. Onun için etnik milliyetçiliğe karşıyız. Bu ülkedeki 36 farklı etnik unsuru zenginlik olarak görüyoruz. Ama bunun üzerinde bir çatı var. Bu çatı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlağı çatısıdır. Bu çatıda bir ve beraberiz. Bizi bu noktada kimse birbirimizden ayıramaz.
Erdoğan daha sonra Karamanlı ilçesine giderek 15 Mayıs'ta Diyarbakır'ın Lice ilçesinde şehit düşen Piyade Tankçı Teğmen Halil Demirörs'ün ailesini ziyaret etti.
'Er ya da geç bu gidiş halkadır'
Başbakan Erdoğan, açılışlar ve TOKİ konut anahtar teslim töreni için Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, AKP bayrağı bulunmayan, Türk bayraklarıyla donatılan meydanda cumhurbaşkanlığı seçimi süreciyle ilgili şunları söyledi: "Cumhurbaşkanını sayın Özal, sayın Demirel, sayın Sezer nasıl seçildiyse aynı şekilde seçeceğiz. Anayasa aynı Anayasa. Dediler ki 'Olmaz'. Peki nasıl olacak? 'Biz neyi istersek öyle olacak', 'Eğer bizim dediğimiz gibi olmazsa çatışma çıkar' dediler. Bunları izlediniz. Diyelim ki seçim bitti, bir aksilik oldu, 400'ü çıkaramadık. Ne yapacaklar biliyor musunuz? 'Biz şunu istiyoruz. Oldu oldu, olmadı biz yokuz. Bu AK Parti uzlaşmaz' diyecekler. Aynı makarayı sarmaya devam edecekler. Buna fırsat vermemek için gelin millete gidelim, halkımız kimi istiyorsa onu seçsin. Anayasa'yla ilgili değişiklik şu anda sayın Cumhurbaşkanı'nda, beş gün sonra kararını açıklayacak. Nasıl karar verir bilemem. O karar çıktıktan sonra parlamento bu noktadaki adımını atacak. Bu sürede mi olur, daha sonra mı olur, bunu belirleyeceğiz. Ama er veya geç bu gidiş halkadır. Artık başka çözüm yok."
Yine 'ANA' uçağıyla geldi
Erdoğan, Burdur'daki törene gelmek için muhalefetin eleştirilerine rağmen yine Başbakanlığa ait 'ANA' uçağını kullandı. Erdoğan, Isparta'ya kadar
uçakla giderken, Isparta'dan Burdur'a karayoluyla geçti. Erdoğan 'ANA' uçağını kullanmasına gerekçe olarak, katıldığı programın 'resmi açılış ve anahtar teslim töreni' olmasını göstermişti.