Erdoğan: Kimi vuruyorsun?

Erdoğan: Kimi vuruyorsun?
Erdoğan: Kimi vuruyorsun?
Başbakan Erdoğan, "Vur de vuralım, öl de ölelim" sözlerini savunan MHP lideri Bahçeli'ye "Kimi vuruyorsun?" diye karşılık verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , partisinin grup toplantısında çözüm sürecinde rol almalarını istediği ‘âkil insanlar’ın tanımı yaptı. Âkil insanları “Bu toplumda karşılığı olan insanlar” olarak tanımlayan Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ’ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Başbakan Erdoğan konuşmasında şu mesajları verdi:
BAHÇELİ’YE SERT CEVAP: Kalabalıktan bir grup, sayıları ne olursa olsun, bir slogan atıyor. ‘Vur de vuralım, öl de ölelim’. Bu genel başkan da çıkıyor, son derece sorumsuz şekilde, “Merak etmeyin onun da zamanı gelecektir” diyor. Bir siyasi sorumluluk taşıyan insana böyle bir ifade yakışır mı? Yani, senin teröristin kötü, benim teröristim iyi mantığıdır bu mantık. Kime vuruyorsun? Kimi vuruyorsun? Zamanı gelecek dediğin zaman bununla neyi ifade ediyorsun? Bu ülkenin karşılıklı bir özgüvene, karşılıklı bir dayanışmaya, huzur içinde, barış içinde yaşamaya ihtiyacı varken, sen vurmanın da öldürmenin de zamanı gelecek diye böyle bir ifadeyi kullanıyorsun. MHP Genel Başkanı’nın kullandığı bu dil 1980 öncesi öldürülen, 80 sonrasında idam edilen gençlerin hatıralarına açık bir şekilde saygısızlıktır. Bu dil, bu tavır, bu siyaset Türkiye’nin ve milletimizin asla hayrına değildir. Kışkırtan, tahrik eden, ayrıştıran bir dil Türkiye’ye hizmet etmez. MHP Genel Başkanı çatışmadan beslenen, öfkenin, nefretin, kırıp dökmenin, bölüp parçalamanın dilinden beslenen bir siyaset istiyor. Bu ülkede terör biterse MHP’ye istismar alanı kalmayacaktır, onu görüyor.
‘OPERASYON’ SAVUNMASI: Çözüm süreci kararlılıkla ilerlerken içeri de de dışarıda da ciddi şekilde birileri rahatsız oluyor. Bunların bir kısmı aşırı sol. Bunların bazıları terör örgütüne silah bırakma, terörden vazgeçme diye akıl veriyor. (AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı’na) Saldırıyı yapan merkezlere yapılan baskınlar birilerini rahatsız ediyor. Kimi CHP ’nin yetkililerini. “Bu tür baskınlar hukuksuzdur” diyor. Ne olacaktı, seyir mi edilecekti? Siz bu ülkenin iktidar partisine 200 metreden lav silahı ile atış yapın, Adalet Bakanlığı’na el bombaları atın, bunun karşısında güvenlik güçleri sessiz sedasız dursun, ‘iyi yapıyorsunuz’ desin, alkışlasın. Yok öyle bir şey.
ÂKİLLER İFADESİ DAHA ŞIK: Kimisi âkil adamlar diyor, kimisi âkil insanlar diyor. Kimisi şu isim olacak kimisi bu isim olacak diyor. Bunların hangisi bizim havuzumuzda var, hangisi yok. Biz adına âkiller mi deriz âkil insanlar mı deriz, böyle bir çalışma yapacaksak, böyle bir karar vereceksek bu kararı biz veririz. Gazetelerin köşe yazarları veya medya bunun kararını veremez. Bu toplumda karşılığı olan insanlar kimler biz bunlara bakacağız. Hanımlar da bu işin dahil olacağına göre âkil insanlar, âkiller ifadesi daha şık düşer. Üst düzeyde bazı STK’ların temsilcileri bulunabilir, medyadan, üniversiteden birçok kanaat önderlerinin de içinde olduğu böyle bir âkiller grubu oluşabilir.
MÜŞAVERE HEYETİMİZ OLABİLİR:
Bu adımı attığımız zaman da onların yaptırım gücü değil, onlar bizim ancak müşavere heyetimiz olabilir. Ancak toplumun bu noktada algılamasını yönlendirme noktasında biz onlardan böyle bir destek alabiliriz.

‘Obama’nın sesini özlemiştim’

Muhtemelen nisan ayı içinde Filistin, Gazze ve Batı Şeria’ya gideceğini söyleyen Erdoğan, İsrail’in özür dilemesi ile ilgili ise ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin Türkiye’yi ziyaretinde de konunun gündeme geldiğini ifade ederek, “Sayın Obama’nın Ortadoğu’ya gelişinde, önümüze yine bir metin geldi, o metinde tabii kabul edemeyeceğimiz bazı şeyler vardı. ‘Hayır’ dedik. Obama, İsrail’den ayrılırken, Netanyahu ile birlikte beni aradı. Önce Netanyahu’nun sesini aldım, ‘Sayın Obama’nın sesini özlemiştim, kendisiyle bir görüşeyim’ dedim. Obama’nın şahitliğinde bu görüşme oldu” dedi.