Erdoğan: Konu mankeni değilim

Erdoğan: Konu mankeni değilim
Erdoğan: Konu mankeni değilim
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli'de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada "'Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor' diyorlar. Bunlar kendilerine konu mankeni arıyorlar. Ben cumhurbaşkanı olarak konu mankeni değilim" dedi.

RADİKAL-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Denizli'de, toplu açılış törenine katılıp ziyaretlerin ardından STK temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi. Yemekte konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , kendi adına Denizli'de hatıra ormanı kurulması nedeniyle teşekkür etti. Türkiye 'nin doğrudan halkın oyuyla seçilmiş cumhurbaşkanı olarak Denizli'ye geldiğini söyleyen Erdoğan, şunları anlattı:

 

DENİZLİYE'YE 24. GELİŞİM

Denizli'ye bu 24. gelişim. Cumhuriyet tarihinde 24 kez gelen siyasetçi olmamıştır. Biz Ankara merkezli çalışmadık Türkiye merkezli çalıştık. Koştuk. Bu bir aşk meselesi, bu bir vatana millet aşkıdır. Bir sevdadır bu. Eğer bu sevda sizde varsa yaparsınız. Yorulmak nedir bilmeyiz. Ama böyle bir derin aşkı olmayan çok çabuk tökezliyor ve tökezler. Halkın oylarıyla cumhurbaşkanı seçildiği zaman bir dönem fiilen bitmiştir. Herkesin farklı zamanlarda başlattığı Parlamenter sistem 10 Ağustos'da bir daha geri dönüş olmamak üzere milletimiz tarafından bekleme odasına alındı. Bu bekleme ne kadar sürecek? Ya yeni anayasaya zemini kazandırana kadar ya da yeni bir sistem ikame edilene kadar. Bunun kararı da 7 Haziran seçimlerde verilecek. Artık hiç kimse 2014 seçimlerinden önce yada 2002 öncesinde olduğu gibi bir düzen beklemesin. Mevlana 'dün dünde kaldı cancağızım, yarın için bir şeyler söyleme lazım' dedi. Artık Türkiye için yeni şeyler söyleme zamanı. Bu da sıkıntılı olacak, sancılı olacak. Bir büyüğüm şöyle derdi, 'Evlat her kutlu doğum sancılı olur' derdi. Yıllardır elde ettiği imkanı kaybetmek istemeyenler, buna direneceklerdir. Muhalefetin direnişi bundan dolayıdır. Ayıca kurumlar, eski Türkiye'nin zaaflarından beslenen aydınlar, gazeteciler, işadamları da direneceklerdir. Bir de meseleyi tam olarak kavramayanlar direnecektir. Onlar da zaman içinde gerçeği görerek saflarını yeniden belirleyeceklerini biliyorum. Bu dönemde, bu eşiği aşmak için, sebepleriyle millete doğru olarak tam olarak anlatabilmemizdir. millete izah etmeliyiz.

ARTIK OK YAYDAN ÇIKTI 

Bu seçim süreci doğru bir zaman. Artık ok yaydan çıktı. Önemli olan hedefe ne derece doğru isabet edeceğidir. Bu mesele günlük siyasetini konusu olacak kadar basit değildir. Ben damdan düştüm, dertliyiz. Patinaj yapan bir Türkiye istemiyorum. Bizim çok daha hızlı sıçrayarak muasır medeniyetlere üzerine çıkmamız lazım. Kişi başına milli gelirin 25 bin doların üzerine çıktığı an, muasır medeniyetin üzerine çıktığımız an olacaktır. 2011 yılında yeni anayasa fırsatını kaçırdığımız andan sonra gelişmeleri birlikte gördük. Suriye'de, Mısır'da, Libya'da, 4 yıllık dönemde. Hadiselerin tamamı bizi yakından ilgilendiriyor. Çok önemli gelişmeler oldu. Türkiye'nin üzerindeki yükün ne kadar ağır olduğunu bilmemiz lazım. Kabuğunun içerisinde küçülen bir ülke olamayız. Kabuğun içerisinde küçülen millet olamayız. Tarihte nasıl büyük milletsek bugün de öyle olmalıyız. Şu anda bizden beklenen istenen bu. Şimdi gittiğimiz yerde, soruyorlar nerdesiniz. Çünkü tarihte bu kadar büyük milletiz. Öyle millet düşünemez. AB'nin kendi içinde ciddi sıkıntıları var. Küresel ekonomik kriz İngiltere ve ABD'yi sarstı. Bir yandan Türkiye olarak mevcut konumumuzu korumak ve bir yandan 2023 hedeflerine ulaşmak gibi çabalarımız var."

 

HAMBURG'TA YAŞANANLAR NEYDİ?
Gezi olaylarında yaşananlara da değinen ve batı ülkelerini eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gezi olaylarında dünya üzerimize geldi. Batının gazeteleri de nasıl üzerimize geldi? Şimdi buradan sesleniyorum ey batı; Geçen gün Hamburg'ta yapılanlar neydi? İnsanların ne hale getirildiğini gördük. Alman polisinin insanları, kan revan içerisinde bıraktıklarını gördük. Bize dürüstlük dersi verenler, vermek isteyenler, polisimizi kötülemek isteyenler, önce kendilerine baksınlar. Aynaya baskınlar, kendilerini görsünler. Bizim polisimiz çok yerde dayak yedi. İşte 17 - 25 Aralık darbe girişimleri bunlar bize zaman, enerji kaybettirdi. Suriye meselenin seyri, DEAŞ konusu ülkemizi köşeye sıkıştırmak, orta doğudaki savaşa çekmek için kullanıldı. Kobani bahanesiyle sokaklar kışkırtılmak milletimiz birbirini kırdırılmak istendi" dedi.
Güvenlik paketini de savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "6 - 8 Eylül'de halkı sokağa davet edenler kimlerdi? Cam çerçeve indiren, halkın araçlarını yakanlar yıkanlar kimlerdi. Bunları anlatmama gereke yok değil mi? Benim Kürt vatandaşlarım hakkında temsiliyetin kendilerinde olduğunu söyleyenler, bunlar molotofkokteylinin bir bomba muamelesi görsün diyen, havai fişekleri, demiri bilyeyi sapanı, suç aleti sayılmasıyla ilgili iç güvenlik paketinde yer alınca hepsi isyan etti. Niye? İnsanları katledecek malzemelere ellerinden alınıyor da ondan. Peki Küçükçekmece'de o Serap yavrumuzu molotofkokteyliyle yaktınız. Öldürdünüz. Bunlar suç olmaktan çıkacak ülkenin her yerinde bunlara yaptılar yapmaya devam ettiler. Aslında bu yasa geç bile kalınmış bir yasa. Güvenlik güçlerinin de elinin güçlü olması lazım. Bizi yıkmak için her yolu deniyorlar en küçük ekonomik dalgalanmayı dahi 2004 ve 2001 yılında olduğu gibi krize çevirme gayretindeler. Buna izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Arınç'a yanıt vermedi


KONU MANKENİ DEĞİLİM
Milletin kriz çıkarmak isteyenlere karşı direndiğini de söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Onlar bize yıkmak için bu fırsat kollamanın gayreti içerisinde. Bu saldırılardan ne kadar az zararla geride bıraktıysak bunun nedeni milletin ferasetidir. Güçlü bir iktidarın iş başında bulunmasıdır. Bu süreçte koolisyon dönemlerinin Türkiye'si olsaydı Allah muhafaza. Bunlardan çıkardığımız ders, madem cumhurbaşkanını seçerek yeni bir döneme girdik. Gelin bir adım teye taşıyalım. Darbe ürünü anayasadan kurtulalım. Millete yeni bir projeyle çıkalım. Biz bunun adına yeni Türkiye dedik. Başkanlık sistemin formülü de mümkün olan en geniş katılımla yapalım diyoruz. Partiler peşinen kapıları kapatmak suretiyle, başkanlığım döneminde hayır dediler. O zaman tek bir merci kalıyor milletimiz. Her gittiğimiz yerde bunu milletimle paylaşıyoruz. Desteğini özellikle talep ediyorum. Rahatsız oluyorlar. 'Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor' diyorlar. Siyasetin dışında olabilir mi? Bunlar kendilerine konu mankeni arıyorlar. Ben cumhurbaşkanı olarak konu mankeni değilim. Milletin seçtiği bu teklif çok büyük kabul görüyor. Milletimize anlattıkça arzu ettiğimiz büyük uzlaşmayı sahada elde edeceğiz. Bunun için kapı kapı dolacağız. Siz Denizliler öncü olacaksınız" dedi.
18 Mart Çanakkale Zaferi'ne bir kez daha değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tarihi günler idrak ediyoruz 18 Mart Çanakkale deniz zaferinin 100. yılını kutladık. Gurur heyecan vardı. Sadece 18 martla sınırlamayacağız. Tüm yıl boyunca yurt içinde ve yurtdışında etkinlikler düzenleyeceğiz. Çanakkale ruhunu tekrar tekrar hatırlayacağız. 24 Nisan'da dünya liderlerini davet ettiğimiz kara savaşlarının yüzüncü yılını kutlayacağız. 30'a yakın devlet başkanı, bakandan geri dönüş aldık. Coşkulu bir şekilde kara savaşlarının 100. yılını kutlayalım. Dünyaya savaşlardan bir savaş olmadığını ilan edeceğiz. Barış ve dostluk mesajı vereceğiz. Çocuklarımız Çanakkale ruhunu oraya gidip rehberlerden dinlesinler. Bizim böyle atalarımız varmış onu görsünler. Orada boş yer yok. Dedelerini ödedikleri bedelleri siz büyüklerin anlatması lazım" diye konuştu.

Osman Nuri BOYACI/ DENİZLİ, (DHA)