Erdoğan: Meclis'e 550 milli ve yerli milletvekili gönderin

Erdoğan: Meclis'e 550 milli ve yerli milletvekili gönderin
Erdoğan: Meclis'e 550 milli ve yerli milletvekili gönderin
İstanbul Yenikapı'da düzenlenen "Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitingine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasında 3 ana mesaj verdi. Davutoğlu ayrıca, 1 Kasım'da HDP'nin baraj altında bırakılmasını istedi. "Türkiye'nin Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır diyecek noktaya geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ise halkın önünde iki önemli görev olduğunu söyledi. "Kim ki bu bayrağa yan bakıyorsa mankurttur" ifadesini kullanan Erdoğan, konuşmasında 1 Kasım seçimine yönelik mesajlar da verdi ve ekledi: 1 Kasım'da Meclis'e 550 tane yerli, milli milletvekili gönderin. Herhalde ne demek istediğimizi anlıyorsunuz değil mi? Meclis'e yerli ve milli vekil gönderirseniz gerisi çok kolay..." Erdoğan, çözüm süreciyle ilgili de önemli açıklamalar yaptı.

RADİKAL - Sivil Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen “Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses” mitingi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katılımıyla İstanbul Yenikapı'da yapıldı. Miting için öğle saatlerinde alana gelmeye başlayan vatandaşlar, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez", "Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir" sloganları attı.

IŞILAK, KISAPARMAK VE TATLISES'İN ŞARKILARI...

Mehter marşlarının çalındığı alanda sık sık tekbirler getirildi.

Erdoğan'ın alana gelmesinden önce AK Parti İstanbul Milletvekili Uğur Işılak'ın şarkı söylediği alanda Fatih Kısaparmak'ın "Er Meydanı", İbrahim Tatlıses'in "Biz Türk'üz Biz Kürt'üz" şarkıları çalındı. İbrahim Sadri ise Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" şiirini okudu.

Şehit aileleri ve gazilerin yer aldığı protokolde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında şehit savcı Mehmet Selim Kiraz'ın anne ve babası oturdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Davutoğlu'nun boynuna ay-yıldızlı atkı taktığı görüldü.

DAVUTOĞLU'NDAN BİRLİK ÇAĞRISI

Mitingde halka seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, özetle şunları söyledi:

Ne güzel bir ifade, “milyonlarca nefes”, şimdi karşımda bir al bayrak bahçesi kurmuş olan her bir kardeşimin nefesini nefesimde, yüreğini yüreğimde hissediyorum. Bu ne muhteşem bir manzara…

Bir kısmınız Fırat-Dicle kenarında Kürtçe ninnilerle dinlediniz, bir kısmınız Meriç’te Rumeli lehçesiyle büyüdünüz, Kızılırmak’ta Orta Anadolu, Aras kenarında, Karadeniz lehçesinde ninnilerle büyüdünüz. Bugün Kafkas çocukları, Rumeli çocukları ve bütünüyle Anadolu çocukları tek bir nefes, tek bir nefes, tek bir yürek.

İşte burada sadece kardeşlik nefesi var. Sadece Yenikapı meydanındaki milyonlarca nefes değil, Türkiye’nin her bir köşesindeki 78 milyon nefes bugün aynı ritimle çarpıyor. Birlik, birlik, kardeşlik. Bu milleti bölmek isteyenlere karşı, inadına kardeşlik, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız?

SUYA KÜRTÇE SESLENEN...

Ben burada suya Kürtçe seslenen Fekiye Teyran’ın, çiçeğe Türkçe şiirle seslenen Yunus Emre’nin nefesini duyuyorum. Ben burada Silvan’da 30 Ağustos günü annesi ekmek al diye gönderdiği Fırat çocuğumuzun, yolda o hainlerce Silvan barajına gidecek araçlar için döşenen patlamalarla yok edilen, vücudu paramparça edilen Fırat’ın 12 yaşındaki o kardeşimizin nefesini hissediyorum. Ben burada Diyarbakır’da aziz doktor, aracı taranarak öldürülen Abdullah Biroğul’un nefesini hissediyorum. Çalıştığı çorbacıda şehit edilen Diyarbakır’lı Şeyhmuz’un nefesini görüyorum.

Bu milleti bölmek isteyen, eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

YASAKLARI KALDIRDIK

İşte biz 13 yıldır sayın cumhurbaşkanımızın öncülüğüyle başlayan AK Parti iktidarları döneminde tek bir şey hedefledik. Yürekleri, gönülleri, nefesleri birleştirmek. Neler yaptık? 2002’de AK Parti iktidara geldiğinde OHAL vardı kaldırdık. O yıllarda Kürtçe şarkı türkü dahi yasaktı, yasakları kaldırdık. Yaylalar, mezralar Anadolu insanına kapatılmıştı. Hepsini açtık. Yaylalarda halaylar türküler söylenmeye başlandı. Kürtçe yayın yapan TRT Şeş’i kurduk. Çünkü bizim inancımızla ırkçılığın her türlü ayaklarımızın altındadır. Hiçbir ırkçılığa hiçbir ayrımcılığa izin vermedik.

Diyarbakır’da 2005’te tarihi bir konuşma yaptı. Ret politikalarını, asimilasyon politikalarını yere çalan bir meydan okuma konuşmasıydı o. Biz ne söz verdiysek hepsini yaptık. Yasakların hepsini kaldırdık. Kardeşliği ihdas edecek şekilde her türlü adımı attık ve sonra milli birlik kardeşlik projesi, çözüm süreciyle tek bir şeyi hedefledik. Türkü Kürdü Rumelilisi Mezopotamyalısı Kafkası herkes eşittir.

AYAKLANMA ÇAĞRISI YAPTILAR

Gelin bu silahları terk edin dedik, 2013. Artık silahları gömün dedik. 27 Aralık’taki konuşmayla bunu ilan etti cumhurbaşkanımız. Ama nevruz mesajına rağmen silahlı gruplar Türkiye’yi terk etmedi. Dış odaklar, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen odaklar Gezi provokasyonlarını başlattı. Çekilmeye başlayan gruplar, bunu bıraktılar. Daha sonra 17-25 Aralık kumpası kuruldu. Hedef açıktı. Milletin birliğini beraberliğini yok etmek. Buna rağmen biz çözüm süreci için gerekli yasal düzenlemeleri yaptık.

7 Haziran seçimlerine geldik. Burada Fetih mitinginde size hitap ettiğimizde, çözüm süreci üzerinden kardeşlik perspektifini de verdik. Ama onlar ne yaptı? 7 haziran’dan hemen sonra 8-9 Haziran’dan itibaren silahlanma ayaklanma çağrılarını yaptılar. Çetelere harekete geçin dediler. Bunu diyenler onlar değildi, onlar piyon. Bunu diyenler piyonları kullanan bazı dış odaklar.

İŞTE KARARIMIZI VERDİK

Daha 9 Temmuz’da görev bize verildikten hemen sonra ayaklanma çağrısı yaptılar. Eş başkanlar, gerekirse sırtımızı terör örgütüne dayıyoruz dediler. Bunu diyene sesleniyorum, onlar terör örgütüne dayanabilirler, ama biz İstanbul’a milletimize sırtımızı vermişiz. Sonra 20 Temmuz’da DEAŞ terör örgütü bir başka piyon, 32 vatandaşımızı katletti. Aynı gün PKK Adıyaman’da askerimizi şehit etti. DHKPC denen terör örgütü İstanbul sokaklarında şov yapmaya kalktı. 22 temmuz günü Ceylanpınar’da iki aziz polisimiz uyurken şehit edildiğinde, işte kararımızı verdik. Madem ki bize savaş ilan edilmiştir, hak ettikleri cevabı alacaklar dedik ve 23 temmuz günü huzur ve demokrasi operasyonunu başlattık.

Şimdi bizi suçlayanlar, 22 Temmuz’un sabahında o iki masum polisimiz uyurken şehit eden hainlere cevap vereceğimizi bir kez daha bilsinler. Zannettiler ki Türkiye’de geçici bir hükümet var, yönetim boşluğu var, şimdi darbe vakti dediler harekete geçtiler. 7 Haziran’dan bu yana bu ülkenin birliği için hiçbir yönetim boşluğu olmadan gece gündüz çalıştığımıza şahit misiniz?

KANDİL’DEKİ KAMPLARI YERLE BİR ETTİK

Üç ayaklı bir operasyonla, önce DEAŞ mevzilerine karşı, yerle bir ettik. Sonra Ceylanpınar’da polisimizi şehit etme talimatı veren Kandil’i ve çevresindeki bütün kampları yerle bir ettik etmeye de kararlıyız. Buradan söylüyorum, sesleniyorum. Hiç kimse bizim rehavete kapılacağımızı yada milletimizi tehdit eden bu terör odaklarına karşı işi yavaşlatacağımızı düşünmesin. Bu mücadeleyi sonuna kadar silahlar bırakılana kadar sürdürmeye kararlıyız.

BUNLARI BARAJ ALTINDA BIRAKACAKSINIZ

O zaman 1 Kasım’da çok çalışacaksınız, bunları baraj altına bırakacaksınız. Ve Melis’te yeniden birliğin sembolü olan AK Parti’yi tek başına iktidara getireceksiniz.

Dağlarımız bu çetelerden temizlenene kadar, şehirlerimizin etrafı vatandaşlarımızdan haraç alan zalimlerden teröristlerden temizleninceye kadar bu mücadele gece ve gündüz aralıksız devam edecek. 1 Kasım’a giderken seçim güvenliğini de alacağız, huzur operasyonuna devam edeceğiz.

HUZUR VE DEMOKRASİ OPERASYONU

Bu operasyonunun adını huzur ve demokrasi operasyonu koyduk. Bütün çeteler, bütün yapılanmalar, dağlarımızdaki bütün teröristler temizlenip, ülkenin her yerinde huzur hakim olana kadar bu mücadele sürecek. Şunu da ifade edeyim, hiçbir sivil vatandaşımız, Doğulu, Güneydoğulu kardeşimiz tereddüt etmesin. Devletine milletine güvensin. Onların en küçük bir zarar görmemesi için, bütün bu operasyonlarda, teröristler dışındaki hiçbir vatandaşımızın zarar görmemesi için güvenlik birimlerimiz titiz biçimde çalışıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın tek bir tüyü, kılı bile bize emanettir. Tek bir saç tüyüne dahi dünyayı feda ederiz biz. Bütün ülkede terörle mücadeleyi yürütürken vatandaşlarımızın özgürlük alanına saygı gösterilecek.

Şimdi biz seçim güvenliğini de sağlayarak inşallah 1 Kasım’a kadar demokrasiyi yeniden sürekli ve kalıcı kılacağız inşallah.

ÜÇ MESAJ... 

Size üç mesaj vermek istiyorum.

Bir, kim ne yaparsa yapsın ne olur kardeşliğimizi pekiştirelim. Allah aşkına kimse bir diğer kardeşine sen Türk müsün, Kürt müsün, kuzeyli misin diye sormasın. Allah’ın sormadığı soruyu siz sormayın. Bazı çeteler teröristler, Doğu'da Güneydoğu’daki Kürt kardeşlerimize zulüm ederken, siz batıda gördüğünüz Kürt kardeşinizi potansiyel suçlu gibi görmeyin. Bağrınıza basın. Türk Kürt kardeştir deyin. Kürt kardeşlerim hiçbir yerde kendilerini ayrımcılığa tabi olmayacağını bilsinler. Mübarek kurban bayramı yaklaşıyor. Nefislerimizi kurban edelim, ama kardeşliğimizi kurban etmeyelim. Herkes bir komşusuna selamla mukabelede bulunsun. Doğulu Batılıya, Sünni Aleviye, bayramda bir başka güzel baksın. Gözlerinizi gözlerinizin içine koyun ve deyin ki bizi rabbimiz kardeş kılmış, kim ayırabilir?

İkinci mesajımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti her bir vatandaşına eşit bakar ve onları korumak için ne gerekiyorsa elinden geleni yapar ve buna muktedirdir. Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenler bilsinler, biz nefes alıp verirken Türkiye’nin bir santimetrekaresini bile böldürtmeyiz ayırtmayız. Her türlü oyunu bozarız.

Üçüncü mesajımız, demokrasiyi özgürlüğü mutlak yaşatacağız. Herkes tercihini yapacak. Kimse Doğu'da Güneydoğu'da olduğu gibi baskıyla seçime gitmeyecek. Her kardeşimizin oy vermek için sandıklara gidip milli iradeyi tecelli edecek şekilde hakim kılmasını istiyoruz. İşte gün bugündür. Ayağa kalkmaya var mısınız?

ERDOĞAN: İMTİHAN SÜRECİNİN YENİ BİR SAFHASI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise birlik mesajları verdiği konuşmasında, HDP'yi eleştirerek, 1 Kasım'daki seçim için de çağrı da bulundu. Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi:

İnanıyorum ki bu birliğinizi bozmayacaksınız. Ve bu yolda kararlı bir şekilde inşallah geleceğe yürüyeceğiz. Sizler, Yahya Kemal’in Rabbimize şu hitabıyla inanıyorum ki bugün buradasınız. Ne diyor Yahya Kemal?: “Şu kopan fırtına Türk ordusudur yarabbi, senin uğruna ölen ordu budur yarabbi, ta ki yükselsin ezanlar ezanlarla müeyyed nâmın,  galip et çünkü son ordusudur İslam’ın” diyerek dua ettiği o büyük milletin ta kendisisiniz. Kardeşlerim Hacı Bektaş Veli’nin ifadesiyle ne diyor? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Milletlerin hayatlarına imtihan dönemleri vardır. Biz de millet olarak bin yıl önce bu coğrafyaya bastığımızda kesintisiz devam eden bir imtihan sürecinin adeta yeni bir safhasını yaşıyoruz.

SAZLA, CAZLA BU İŞ YÜRÜMEZ

Çıkmış birisi ne diyor? Bayrağa diyor saldırı mı var diyor. Daha ne olacaktı? Yalan üzerine inşa ettiğiniz bir dünyanız var. Cesetlerini kendilerine ait paçavraya saranlar ve ondan sonra da bayrağa saldırı mı var? Zorla kongrelerinizde bayrağımızı astılar. Zaman geldi bayrağımızı indirmeye kalktınız. Ama şimdi bazı beyaz Türklerin destekleriyle ayakta kalmaya çalışıyorsunuz. Sazla, cazla bu iş yürümez. Ama ben gerçek saz sahibini bir kenara koyuyorum, onlara saygım çok.

BUNLAR MANKURTTUR

Kim ki bu bayrağa yan gözle bakıyorsa, indirmeye, yakmaya çalışıyorsa işte o bu vatanla da bu milletle de bağı kalmamış olan köksüz, ruhsuz, aşksız, sevgisiz bir mankurttur. Bugün Avrupa’da yaşayan milyonlarca kardeşimiz. Belki mekan olarak uzaktadır ama sonuna kadar millidir. Sonuna kadar yerlidir. Buna karşılık bedenen ülkemizde yaşadığı halde, ruhen gönül coğrafyamızdan kopmuş olan bir kesimin varlığını ibretle görüyoruz.

Mankurt nedir, kime denir?

ETNİK SORUN DEĞİL, TERÖR SORUNU VAR

Sevgili kardeşlerim, bizi asıl üzenler ise millilikle, yerlilikle bu topraklarla irtibatı koparanlar, gönüllü figüranlık yapıyor olanlar. Benim ülkemde etnik sorun değil terör sorunu vardır. Bizim mücadelemizde herhangi bir etnik gruba değil, terör örgütüne karşıdır. 2005’te Diyarbakır’da bir konuşma yapmıştım. Şöyle o günlere bir dönersek, 2005’teki bu konuşmamda neler söylemiştim, kısaca ifade etmek istiyorum. “Kürt sorunu bu milletin bir parçası değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez, Laz olsun, Arap, Roman olsun. Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır. Çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır. Millet olmak işte budur. 2005, Diyarbakır.”

Orada söyledim bunları. Verilen mücadeleler sonunda artık Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır diyecek noktaya geldik. Elbette Kürt kardeşlerimin de sıkıntıları vardır. Peki Türkün yok mu, Lazın yok mu, Arabın yok mu? Çerkezin Gürcünün yok mu? Velhasıl 78 milyon içindeki tüm etnik unsurların kendilerine has sorunları vardır. Bunların konuşulması, çözülmesi için bugüne kadar nasıl samimiyetle mücadele ettiysek aynı şekilde devam edeceğiz.

CİCİ ÇOCUK, SİZ KİMİ ALDATIYORSUNUZ YA...

Biz teröre ve teröriste karşı en küçük bir müsamaha göstermeyeceğiz. Dağ taş demeden, bunların inlerine girerek kovalayacağız. Fakat benim sizlerden bir ricam var. 1 Kasım geliyor. 1 Kasım için sizlerden tarihi bir karar, tarihi bir gayret istiyoruz. Hani diyorlar ya, biz herhangi bir şey yapmıyoruz. Bakın ben söyleyeyim. 7 Haziran’da gittiler, muhtarları tehdit ettiler. Ve her hafta en az bir kez muhtarlarla toplantı yapıyorum. 400-350 muhtarı Ankara’ya davet ediyorum. geçenlerde Güneydoğu-Doğu o bölgeden davet ettim 90 tanesi gelemedi. İnceledik, neden? Tehdit altındayız onun için gelemiyoruz dediler.  Cici çocuk… Siz kimi aldatıyorsunuz ya? Televizyon ekranlarında kimi aldatıyorsunuz? Şimdi 1 Kasım’a gidiyoruz, aynı oyunu yine oynayacaklar. Ama biz diyoruz ki bu millet adam gibi adam bu millet, inşallah bu tehditlere kulak asmadan gereğini yapacaktır.

BİZE DÜŞEN 2 ÖNEMLİ GÖREV VAR

Bize düşen iki önemli görev vardır. Birincisi vatan toprağına sımsıkı sarılmaktır. Bunun için devletimiz güvenlik güçlerimiz başta olmak üzere tüm kurumlarıyla mücadelesini vermektedir. İkincisi, 78 milyonun insanımızın arasında birlik beraberlik kardeşlik duygularını güçlendirmek, tahkim etmektir. 

ÇÖZÜM SÜRECİ MESAJI 

Milli birlik ve kardeşlik sürecinin geriye doğru işlemesine asla izin vermeyeceğiz. İşte bu şekilde yeni Türkiye’nin yolunu açacak, kapılarını aralayacağız. Bölgesindeki hatta tüm dünyadaki mazlumların umudu olan Türkiye’nin gözden çıkartacak tek bir vatandaşı yoktur.

550 TANE YERLİ VE MİLLİ MİLLETVEKİLİ İSTİYORUM

Benim bugün buradan milletimden bir ricam olacak. 1 Kasım seçimlerinde TBMM’ye hangi partiden olursa olsun fark etmez, 550 tane yerli milli, bedeni ve kalbiyle bu ülke için çalışacak milletvekili göndermenizi istiyorum. Herhalde ne demek istediğimizi anlıyorsunuz değil mi? Şu anda Türkiye’nin tek ihtiyacı budur. Milli irade dışında bir çözüm asla yok. Siz sandıkta iradenize sahip çıkan, Meclis’e yerli ve milli vekil gönderirseniz gerisi çok kolay. Bu konuda milletime inanıyorum. 

AYNI DELİKTEN İKİ DEFA SOKULMAYACAĞIZ

Biz aynı delikten iki defa sokulmayacağız. 200 yıldır oynanan oyuna bir kez daha düşmek bize yakışmaz. Bugün buradan istanbul’dan sizlere ve sizlerle birlikte 78 milyon vatandaşıma soruyorum. Bu oyunu bozacak mıyız? Bu tezgahı kuranların başına geçirecek miyiz? Birliğimize beraberliğimize sahip çıkacak mıyız? Minareleri ezansız bırakmayacağız değil mi? Bayrağımızı mahzun bırakmayacağız değil mi?

 

ALANA GİRENLERE TÜRK BAYRAĞI

Zeytinburnu tarafında kurulan 100’e yakın kontrol noktasından geçerek içeri alınan vatandaşlara Türk bayrağı verildi.

ERDOĞAN TWITTER'DAN ÇAĞRI YAPTI

1 milyon kişinin katılımının hedeflendiği miting öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan da resmi Twitter hesabından mesaj yayınlayarak, “Tüm vatandaşlarımızı bir olmaya, birlik olmaya, teröre karşı tek ses olmaya, Yenikapı’ya davet ediyorum” çağrısında bulundu. 

Erdoğan, mitingle ilgili afişi de Twitter hesabında paylaştı.

BAZI YOLLAR TRAFİĞE KAPALI

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden daha önce yapılan açıklamada, Yenikapı miting alanında gerçekleştirilecek etkinlik nedeniyle bazı güzergahlarda değişikliğe gidildiği duyurulmuştu.

Saat 08.00'den itibaren Bakırköy Taşhanlar Köprü, Aksu Caddesi çıkışından Sahil Kennedy Caddesi Yenikapı Kavşak arası kapatıldı. Trafik, Bakırköy istikametine yönlendiriliyor.