Erdoğan: Mesaj alındı

Erdoğan: Mesaj alındı
Erdoğan: Mesaj alındı
Başbakan, Gezi eylemcilerine "Eğer mesajınız Gezi Parkı ise alınmıştır" diye seslendi, Reyhanlı için "53 Sünni vatandaşımız şehit edildi" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Gezi Parkı ile ilgili olarak, “Gençler, bakın artık burada duracağınız kadar durdunuz, mesajlarınızı verdiniz. Eğer sizin mesajınız, Taksim Gezi Parkı ise bununla ilgili o mesaj alınmıştır ve değerlendirmesi yapılmıştır” dedi.
Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan şu mesajları verdi:
53 SÜNNİ ŞEHİT EDİLDİ: Türkiye’nin adeta şaha kalktığı bir anda önce Reyhanlı saldırısı gerçekleşti, ardından da Taksim olayları meydana geldi. Reyhanlı olayları sıradan bir olay değil. Reyhanlı’da dikkat edilirse 53 Sünni vatandaşımız ne yazık ki şehit edildi. Acaba bu olayların hemen öncesinde CHP ’nin Hatay ve diğer milletvekillerinin orada ne işi vardı? Beşşar Esed ile neyi görüşüyorlardı? Ondan sonraki süreç içerisinde CHP’nin Genel Başkanı’nın bu konularla ilgili tahrik etmekten başka bunların çözümüne yönelik ağzından bir kelime çıktı mı? Buna yönelik bir şey söyledi mi bize hakaretten başka? Adeta mezhebi bir tahassür içerisinde, tahrik edercesine çok çirkin, çok tehlikeli bir oyun içerisine girdi. Beşşar Esed’in durumu bellidir. Şu anda Suriye’de bir mezhep savaşı başlamıştır. Türkiye’yi bu oyunun içerisine çekmek istiyorlar. Biz ülkemizi bu işin içerisine evelallah sokmayacağız. Ama Kılıçdaroğlu gibi adamlara rağmen sokmayacağız.
GÜYA BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞÜRECEKLER: Haktan, demokrasiden, özgürlükten bahsedenlerin camilere ayakkabılarıyla girmesinden, orada alkol kullanmasından, başörtülü kızlara insanlık dışı saldırılar yapmasından kimse söz etmiyor. Ankara’da, İstanbul’da 30 kişi bir araya geliyor, kavşakları kapatıyor, korna çalmayanlara şiddete varan baskı uyguluyor. Sanatçılarımıza baskı uyguluyorlar, ‘Sen niye yoksun, niye gelmedin?’ Bu tür şeyler yaşandı bu arada ama bunlar görmezden geliniyor. Sabah akşam ‘Polis şiddeti kullanılıyor’, sabah akşam ‘İşte Başbakan çok sert’... Burada da kendilerine göre kurnazlık yapıp güya bizi kendi içimizde birbirimize düşürme gibi bir gayretin içerisine giriyorlar. Bu da bir ayrı tuzak.
AN GELİR CELALLENİRİZ: Akşam gelen sanatçılardan birine (Halit Ergenç) onu söyledim, “Sen Kanuni rolünü oynuyorsun. Kanuni hakikaten çok yumuşak. Yavuz hakikaten o da çok yumuşaktı.’ “Yok” dedi, “Yavuz Kanuni’den daha sertti” dedi. Ama bak seve seve o rolü oynuyorsun. Biz makineden çıkmış ürün değiliz, insanız. An gelir güler yüzle, müşfik yapımızla insana, çocuklara sarılırız ama an gelir orada da celalleniriz. Ne karşısında? Haksızlık karşısında.
BÜLENT ERSOY’U DİNLEDİM: Bu sabah televizyon kanalında Bülent Ersoy’u dinledim. “Seçimle gelen seçimle gider” dedi. “Sandıkta hesabını sorun” dedi. “Ama bu tür şiddetlere yeltenmeyin” dedi. Şimdi aklıselimin yolu bir. Gelenlerle oturup konuştuğumuz zaman bakıyorsunuz bu yönde herhangi bir şey söyleyemiyorlar.
ÖNDE SAMİMİ İNSANLAR VAR: Taksim’de Gezi Parkı bahanesiyle büyük bir açıkhava tiyatrosu kuruldu. Tiyatronun önünde, sahnede gerçekten masum insanlar da var, çevre duyarlığı içinde olan samimi gençlerimiz de var. O insanlarla birlikte o sahnede art niyetli kişilerin, özellikle de olayları provoke etmek için hazırlıklı kişilerin olduğunu da biliyoruz. Bunlar terör örgütleriyle iç içe olan kişilerdir. Şimdi asıl mesele şurada. Bu düğmeye nereden basıldı? Gezi Parkı bu işin sadece kullanılan bir enstrümanıdır. Düğmeye basış dışarıda.
PERDENİN ARKASI: Yine kasıtlı, art niyetli olarak bu tiyatro sahnesinin perdelediği arka plandaki şiddet, vandallık, öfke, nefret gizlenmeye çalışılıyor. Ön tarafta çevre var, samimi gençler var. Arka tarafta ise illegal örgütler var, terör var, şiddet var, yakma var, yıkma var. Perdenin arkasından bahseden hiç kimse yok.
ŞERBETLİYİZ: Biz, bu medyaya karşı şerbetliyiz. Bizim siyasi tarihimiz, böyle bir medyaya, bu anlayışa karşı mücadeleyle geçmiştir. Biz ömrümüzü böyle geçirdik. Bizi buradan vurmak isteyenler, geçmişte defalarca karavana attılar, bugün de sadece karavana atarlar. Uluslararası medya kuruluşları Türkiye’yi bilmiyor. Bu medya kuruluşları, muz cumhuriyetlerine gidip yalan haberleri ile oralarda operasyon yapabilirler ama benim ülkeme bu operasyonlar sökmez. MİTİNGLER ALTERNATİF DEĞİL: Ankara ve İstanbul’daki mitingler Taksim’e alternatif mitingler olmaktan çıkmıştır. Bu olay, Mart 2014 seçimlerinin bir kampanyasıdır. Sadece AK Partilileri değil, demokrasiye gönül vermiş, hukuka saygılı, kardeşliğe sevdalı herkesi, ister CHP’li, ister MHP ’li, ister BDP’li, bu ülkeye aşkı, sevdası olan herkesi buraya davet ediyoruz. Büyük Birlik Partili ve Saadet Partilileri de davet ediyoruz. Buyursunlar beraber olalım. Biz göstericilerin karşısına sayısal olarak çıkmak niyetinde değiliz.
YAŞAM TARZINA MÜDAHALE YOK: Her etnik kökenin, her mezhebin, her inanç grubunun sorununu kendi sorunumuz bildik. Hiç kimsenin yaşam tarzına müdahalenin olmadığı ama herkesin birbirinin yaşam tarzına saygı duyduğu bir Türkiye inşa edeceğiz. Hiç kimsenin kıyafetine karışılmayan, hiçbir kıyafetin yasaklanmadığı bir Türkiye ile buluşacağız er veya geç. Herkesin kendisini ifade ettiği, ama kimsenin kimseyi rahatsız etmediği bir Türkiye imar edeceğiz.
ÖNCE YARGI BEKLENECEK: Gençler, bakın artık burada duracağınız kadar durdunuz, mesajlarınızı verdiniz. Eğer sizin mesajınız, Taksim Gezi Parkı ise bununla ilgili o mesaj alınmıştır ve değerlendirmesi yapılmıştır. Peki nedir? Şimdi cevabımı veriyorum, şimdi hani mesajı aldık deyip de onu sandığa koyanlardan değiliz. Şu anda bir yargı kararı var mı? Var. Biz, yargı kararını bekleyeceğiz, takip edeceğiz. Mahkeme ne karar verir bilmiyorum, bundan sonra bölge idare mahkemesi var eğer olumsuz gelirse karar, Danıştay var. Bütün bu süreci takip edeceğiz, nihai karar verildiği andan itibaren eğer bu karar olumsuzsa biz ona uyarız, olumluysa da tekrar masaya yatırırız. O zaman da bir halkoylamasına İstanbul’da gideriz. Çıkacak karara göre de adımı atarız. Bir diktatör halkoylamasına gider mi?