Erdoğan: Operasyon kaçınılmaz

ABD Başkanı Bush'a askeri operasyonun kaçınılmaz olduğunu anlattığını belirten Başbakan Erdoğan, DTP'ye de uyarıda bulundu: Kendinize yazık etmeyin

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, parti adı anmadan DTP'lilerin "iradelerinin ipotek altında olduğunu" belirtti ve "Girdiklerini çıkmaz bir yoldur, kendilerine yazık ederler" dedi. Şiddete dayanmayan ve övmeyen her düşünce ve talebin kendileri için kıymetli olduğunu, muhatap alınmayı da hakketiğini vurgulayan Erdoğan, "Şiddetle arasına mesafe koyamayanlar, hukukla demokrasiyle milletin değerleriyle barışık olamayanlar siyaset dışı eğilimlerden medet aramaya devam ederler" diye konuştu. Terörle mücadeleyi kesin neticeyi alıncaya kadar sürdüreceklerini belirten Erdoğan, "Meselenin esas çözümünün milletin özgürlük ve refahını daha da ileri taşımaktan, hukuku, adaleti tam manasıyla işletmekten geçtiğini de unutmamalıyız" dedi. Erdoğan, 5 Kasım'da George Bush ile görüşmesinde, Türkiye'nin operasyon kararında ne kadar ciddi olduğunu, bu güvenlik meselesini askeri tedbirlerle gidermek zorunda olduğunu anlattıklarını açıkladı. Erdoğan AKP grubunda özetle şu mesajları verdi:

KUCAK AÇSALAR: İnsanlıktan yeterince nasiplenemeyenler bizim yürek zenginliğimizi bir zaaf zannedebilirler. Onların 'millet, 'vatan' demesi mümkün değildir. Keşke onlar da kucaklarını açabilseler; 'Türkiye, vatan, millet' diyebilseler, vatanıyla, milletiyle, devletiyle, İstiklal Marşı ile gurur duyabilseler. Ama belli ki böyle dertleri yok, buna muktedir değiller ve belli ki iradeleri ipotek altındadır. Ne yazık ki bu millet, onlarla kendi arasında büyük uçurumun, kalın bir duvarın olduğunu hamdolsun görmüştür. Bunu aşabilmelerini, ben yanlıştan dönebilmelerini bu insanlar için temenni ediyorum. Girdikleri çıkmaz bir yoldur. Eğer bunu anlamazlarsa, ki anladıklarına dair henüz bir emare göremiyoruz, kendilerine yazık ederler. Zira bu millet bütün farklılığını kesrette vahdet (Çoklukta teklik) anlayışıyla böyle bir iklimde eritmiştir. Horon tepenler de halay çekenler de aynı birlik beraberlik iklimini teneffüs eder; Anadolu topraklarında. bunu bozmaya kalkışanlar, bu milleten sadece bozguncu muamelesi görür.

ESAS MESELE: Terörle mücadeleyi diplomatik, siyasi, askeri, ekonomik araçlarla kesin sonucu alıncaya kadar sürdüreceğiz. Fakat meselenin esas çözümünün, milletin özgürlük ve refahını daha da ileri taşımaktan, hukuku, adaleti tam manasıyla işletmekten geçtiğini unutmamalı ve terörün dayattığı mantığa teslim olmamalıyız. Demokrasi ve hukuk, terörle mücadelede bizi zayıflatan değil, güçlendiren değerlerdir.

MUHATAP ALIRIZ: Şiddete dayanmayan, şiddetten güç devşirmeye kalkışmayan, şiddeti övmeyen her düşünce, her talep bizim için kıymetlidir ve muhatap alınmayı hak eder. Siyaset de budur zaten. Ama şiddet ile arasına mesafe koyamayanlar, hukukla, demokrasiyle, milletin değerleriyle barışık olamayanlar siyaset dışı eğilimlerden medet aramaya devam ederler.

KOL FAALİYETİ DEĞİL: Siyaset bir yan kol faaliyeti de değil. Millete hizmetin asli güzergahıdır. Gücünü mili iradeden, hukuktan demokrasiden alan her hareket, biçim için muteberdir. Ancak, meşru olmayan alanlardan güç devşirmeye çalışanlar, ancak kendi altını oyarlar.

KÜRTLER ASLİ UNSUR: Gittiğimiz yerlerde 'ülkenizdeki azınlıklar' diyorlar. 'Kimdir bu azınlıklar?' diye sorduğumuzda benim Kürt kökenli vatandaşlarımı söylüyorlar. Çünkü terör örgütü, benim Kürt kökenli vatandaşımı yurtdışında 'azınlık' diye tanımlıyor. Kendilerine, 'Bunu benim ülkemdeki Kürt kökenli vatandaşlarım duymasın. Duydukları zaman sizin bu ifadelerine ilk isyan edenler onlar olurlar' dedim. Çünkü onlar, benim ülkemin asli unsurlarıdır. Siz asli unsurları azınlık diye tanımlamaya gayret ediyorsunuz. Kimi aldatıyorsunuz? Büyük bir oyunun içindesiniz. Bizim ülkemizdeki azınlıklar bellidir. Bu da Lozan’da tanımlanmıştır. Onun dışında bizim ülkemizde azınlık yoktur.

OPERASYON KAÇINILMAZ: Bush'a, Türkiye’nin gelmiş olduğu kritik noktayı en kararlı ve net bir şekilde ifade ettik. Terörist eylemlerin Türkiye’nin kamu düzenini ve ulusal güvenliğini tehdit ettiğini, bu duruma karşı nefsi müdafaa noktasında bulunduğumuzu, ABD’nin somut işbirliğini beklediğimizi vurguladım. Bölgede yaşanan sorunların ve yönetim zafiyetinin giderilememesinin, terör örgütünün işini kolaylaştırdığını sürekli olarak uyarmamıza rağmen, Kuzey Irak'ta tedbirlerin bir türlü alınamadığını da özellikle belirttim. En önemlisi de bugün Türkiye’nin hazırlıklarını sürdürdüğü operasyon kararında ne kadar ciddi olduğunu, bu zafiyet noktasının askeri tedbirlerle giderilmesinin bizim için artık kaçınılmaz hale geldiğini de anlattık. İkili görüşmelerimizde ve medyaya yapılan açıklamalarda bu konuda bir muğlaklık bırakılmadığı kanaatini taşıyorum. En önemli adımlar fiili adımlardır; millet olarak bunu bekliyoruz.

SESLİ VE GÖRSEL: Ortak düşmana karşı ortak bir mücadele verilmesi gerekir. Düşman, ortadan kaldırılması gerekli olan bir unsurdur. Öyleyse ortadan kaldırılması gerekli olan unsura karşı da bu mücadele sürecektir. Bu konuda sesli ve görsel istihbarat paylaşımı önemlidir. Bu konuda mutabık kaldık. Yapılan görevlendirme bir üçlü mekanizma değil, buna 'üçlü sistem veya dayanışma noktası' da diyebiliriz. Umudumuz odur ki, önümüzdeki dönemde PKK terörüne karşı Irak yönetimi ve ABD yönetimi ile daha verimli bir işbirliği olanağı bulacağız. (Radikal)