Erdoğan'a 'üslup' eleştirisi

Erdoğan'a 'üslup' eleştirisi
Erdoğan'a 'üslup' eleştirisi
Başbakan Erdoğan'ın CNN Türk-Kanal D ortak yayınındaki açıklamalarını eleştiren BDP'liler, komisyonlar kurularak bir an önce pratik adımlar atılmasını önerdi.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın çözüm süreci ile ilgili açıklamalarına BDP ’lilerden eleştiri geldi. BDP Genel Başkan Yardımcısı Demir Çelik, Erdoğan’ın açıklamalarını, “Hepimizi rahatsız eden türden açıklamalar” şeklinde değerlendirirken bir an önce sürece yön verecek komisyonların kurulması gerektiğini vurguladı. BDP’li Adil Kurt ise “Süreci tıkayacak argümanları kullanmamak lazım. ‘Olamaz’ ve ‘olmaz’ üzerinden şekillenen retorik sürece zarar verir” dedi. DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise “İktidarın süreci tek taraflı götürme yaklaşımı var. Hükümetin ‘ben iktidarım yaparım’ duruşundan kurtulması lazım. Karşılıklı hepimizin daha sorumlu bir dil kullanması gerekiyor” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan’ın PKK ’nın sınır dışına çekilmesi ve çözüm süreci ile ilgili açıklamalarını değerlendiren Aysel Tuğluk, Öcalan’ın çağrısıyla demokratik siyaseti esas alan bir sürecin başladığını belirterek, “En nihayetinde ciddi adımlar atıldı. Çok olumlu gelişmeler, önemli gelimeler yaşandı ve bu gelişmelerin özüne bakmak lazım. İktidarın süreci tek taraflı götürme yaklaşımı var. Oysa karşılıklı adımlarla götürülmesi gerekiyor. Eski tarzda yaklaşımlar maalesef kaygı ve sıkıntılara yol açıyor” dedi.

‘Hizaya çekme olmaz’
BDP Genel Başkan Yardımcısı Demir Çelik ise Erdoğan’ın açıklamaları için “Hepimizi rahatsız eden türden açıklamalar” diyerek şöyle devam etti: “Karşı tarafı hizaya çekmeye çalışan, hassasiyetlerini yok sayan söylemler sürecin ruhuna uygun düşmüyor.” PKK’nın silahları kime bırakacağının önemli olduğunu söyleyen Çelik, “Silahını bırakıp elini kolunu sallayarak gidecek kişinin silahı kime bırakacağı problem. Bir an önceÂkil İnsanlar Komisyonu kurulmalı ve ne şekilde sınır dışına çekileceği belirlenmeli” dedi.
BDP’li Adil Kurt da Başbakan Erdoğan’ın sorunu “silahları gömüp gidecekler” gibi çok basite indirgeyen bir yaklaşım sergilediğini belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK’nın aldığı bir karar var. İkinci aşama da yol temizliği yapılıp silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesiyle olacak. Birinci aşamanın tamamlanması, hükümetin dirayetine bağlıdır. Hükümet aşırı bir özgüven ile hareket ediyor. Aşırı özgüvenle bu sürecin gitmeyeceğini bilmek lazım. Bu sürecin önünü tıkayacak argümanları kullanmamak lazım.”

İki tarafın da fobileri var
Kurt, Erdoğan’ın süreçle ilgili muhalefete eleştirilerini de değerlendirerek, “Şöyle bir saikle hareket etmek zorundayız; kimse mutlak barış karşıtı değil. Ancak bazı kaygılar var. Kaygıları gidermek için bizim yol ve yöntem bulmamız lazım. Kürtlerin kandırılma fobisini, Türklerin de bölünme fobisini bertaraf edecek bir argümana ihtiyaç var” dedi.

Öcalan’dan Kızıldere mesajı
Abdullah Öcalan 18 Mart’ta görüştüğü heyette yer alan Sırrı Süreyya Önder’le 30 Mart 1972’de Kızıldere’de öldürülen THKP/C lideri Mahir Çayan ve 9 devrimcinin ölüm yıldönümünde okunması için bir mesaj gönderdi. Öcalan’ın mesajı dün Halkların Demokratik Kongresi tarafından yapılan anma toplantısında BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken tarafından okundu. Toplantıya Kızıldere’nin tek canlı tanığı BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de katıldı. Öcalan mesajında, “Onlar halkların bahçesi olan Ortadoğu’yu halkların mezarlığı haline dönüştürmeye çalışanlara verilecek en güzel cevabı canlarını ortaya koyarak verdiler. Ben Ortadoğu’nun tüm halkları için aynı samimiyet ve arzuyla yaşayan, ölen ve ömrü her daim kapitalist modernitenin iktidar ve sömürüsüne karşı durmak için mücadeleyle geçenlerin uğruna mücadele ettiği düşünceye sahip çıkıyorum” dedi.