Erdoğan'dan akil adamlara 'evet', çekilme için yasaya 'hayır'

Erdoğan'dan akil adamlara 'evet', çekilme için yasaya 'hayır'
Erdoğan'dan akil adamlara 'evet', çekilme için yasaya 'hayır'
Başbakan Erdoğan Danimarka'ya hareketinden önce Esenboğa'da yaptığı açıklamada, 'çözüm süreci'yle ilgili olarak: "Akil adamlar konusunda hükümet olarak çalışıyoruz" dedi.

ANKARA – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , ‘çözüm süreci’ kapsamında şu andaki konuların Meclis’te görüşülmesinin gündemlerinde olmadığını ifade ederken, sendikaların işadamlarının içinde yer aldığı ‘akil adamlara’ ilişkin parti olarak bir çalışma yürüttüklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan Hollanda’ya hareketinden önce Esenboğa Havaalanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Abdullah Öcalan’ın ‘çözüm süreci’yle ilgili 3. İmralı Heyeti’ne, Meclis’in tarihi misyonu olacağını söylediğini; PKK’nın geri çekilmesinin parlamentoda kurulacak bir komisyon gözetiminde olmasının konuşulduğunun, Adalet Bakanı’nın da gerekirse yasal düzenleme yapılabileceğini söylediğini anımsatması üzerine, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıklamasından haberdar olmadığını ifade ederek, “Farklı bir konuda farklı bir yaklaşım olabilir. Bunun TBMM’ye getirilip TBMM’den çözüm sürecine yönelik şu anda gündemde olan konuların görüşülmesi gibi bir şey bizim gündemimizde yok” dedi. Gelişmeleri ilgili kişilerle değerlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, ‘akil adamlar’ heyetinin kurulmasına ilişkin sıcak mesajlar verdi. Konuyla ilgili daha önce de olumlu görüşler ifade ettiğini altını çizen Erdoğan, ancak bu heyetin ağırlığı olan birey ve kurumlardan oluşmasının önemli olduğunu söyledi. Erdoğan, “Şu anda bu konu üzerinde bizler de hükümet olarak bir çalışmamız var ve sadece akil adamlar olarak olaya bireysel bakarsak bu da eksik. Olayın hem bireysel boyutu olmalı hem de kurumları temsilen bu akil adımlar arasında insanların bulunması önemli. Yani Sendikalardı, işadamlarıydı bütün bunları temsilen orada insanların bulunması bu süreci çok daha olumlu istikamette etkileyecektir ve bu çalışmaları yapıyoruz” dedi.

Nevruz kutlamalarının ‘bahar şenliği’ havasında geçmesi gerektiğini başka bir soru üzerine ifade eden Erdoğan, 4. Yargı Paketi kapsamında KCK’lıların davalarının düşürülmesi taleplerine, soruyu soran gazeteciye de tepki göstererek yanıt verdi. Erdoğan şöyle dedi:

“4. Yargı Paketi’nin bu işlerle yakından uzaktan alakası yoktur. Bir defa 4. Yargı paketi düşünce özgürlüğüyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki yoğun biriken davalarla bunları daha nasıl minimize edebiliriz, bu süreçte atılması gereken adımlar nelerdir daha çok bunu yönelik adımlardır. Bir defa KCK falan filan bu işlerle yakından uzaktan alakası yok, biz pazarlığa yönelik hiçbir maddeyi parlamentodan çıkarmayız. Söylemlerimizde muhalefet ağzını kullanırsanız ben de farklı konuşmak zorunda kılarım. Bu ağız MHP ağzıdır, MHP ağzıyla bizimle konuşmasın biz kimseyle kalkıp da şehidimizin kanını pazarlık sebebi asla yapmayız. Bunu bilmeniz lazım.”


CHP ’YE: DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN
Erdoğan, sürçte ‘bin düşünüp bir konuşulması’ gerektiğini, buna özellikle medyanın dikkat etmesini isterken, ‘çözüm süreci’ konusunda CHP’nin tutumuyla ilgili bir açıklama yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’nun geçen yıl kendisine yaptığı ziyarette, konuyla ilgili iktidar partisinden üç ana muhalefet partisinden üç kişinin belirlenip görüşmelerin başlatılmasını önerdiğini ancak olumlu yanıt alamadığını anımsatan Erdoğan, iki parti arasında yeni bir girişimin daha olduğunu söyledi. Erdoğan,

“Geçenlerde açık söyleyeceğim yine bize bir talep geldi, bu talepte de bir kişi ben görevlendireyim bir kişi CHP görevlendirsin arada bir iletişimle bu süreci başlatalım dediler ve ben bu konuyla ilgili olarak da Beşir Beyi görevlendirdim kendileri de filanca ismi biz görevlendirdik dediler. Ve Beşir bey o zatı aradı görüştü ve ‘ben size döneceğim’ dedi hala dönecek. Şimdi bunları anlamak mümkün değil, sadece bunar dostlar alışverişte görsün deyip piyasada konuşuyorlar” diye konuştu. Erdoğan, ‘İmralı tutanakları’nın bir Milliyet Gazetesi’nde yayınlanmasını ardından ‘açıklayın yoksa ben açıklarım’ dediğini anımsatarak, CHP’ye de, partilerinden kimin görevlendirildiğini açıklamasını istedi.



‘İMRALI TUTANAKLARI’ İÇİN VEKİL İMASI
Erdoğan, bu soruya BDP’de ‘İmralı tutanakları’ konusunda yaşanan gelişmelere gönderme yaparak, “Geçenlerde malum Milliyet Gazetesi’nde olan olayla ilgili ne dedim bunu özellikle medya ararsa bulur ve açıklar ne oldu iş bize kalmadan açıklandı mı? Açıklandı. Ama ne çaycıya garsona gitti ama bizden çıktı dediler. Ama milletvekilinden çıkmadı dediler. Eğer araştırırsanız belki oraya da işin ucu dayanabilir. Ama her şeyi de benden istemeyin, olur ya yazacağımız hatırada malzeme kalsın.


‘ERGENEKON’DA OLAY…’
Erdoğan, Ergenekon Davası’nda savcılığın mütalaasına ilişkin bir soru üzerine, mütalaadan, sanıkların hiçbirisi için örgüt üyeliğine gerek olmadığı, olayın tamamen hükümetle ilgili hale getirildiğinin görüldüğünü ifade etti. Erdoğan, “Konuyla ilgili olarak şu anda talep edilen ceza noktasında benim düşüncelerim daha önce belli. Ve şu anda da bir yargı süreci var doğrusu burada tabi ben muhalefet ana muhalefet olsun yavru onlar kadar cesur değilim çünkü onlar gerçekten anayasayı çok daha rahat çiğniyorlar ben o kadar anayasayı rahat çiğnemekte muktedir değilim. Ben daha dikkatli olmak durumundayım” diye konuştu.


SURİYE’YE KİMYASAL TEPKİSİ
Erdoğan, Halep’te kimyasal silah kullanılması ve Suriye rejiminin Türkiye’ye yönelik tepkilerinin hatırlatılması üzerine, Türkiye’nin bugüne kadar hiçbir zaman kimyasal silah kullanmadığını, böyle bir durum içerisine de asla girmediğini belirtirken, “Bizim envanterimizde de kimyasal silah yoktur, bunu çok açık ve net olarak bunu da söyleyeyim” dedi. Kimyasal silah kullanılmasının “Suriye yakıştığını” ifade eden Erdoğan, “Suriye kimyasal silahlarla kendi halkını vurmuştur, vurmaya da devam etmektedir. Kesinlikle Türkiye böyle seviyeye düşmez, bu ancak Suriye’deki rejimin kendi karakterini, cibilliyetini gösteren bir olaydır” dedi.


TÜRK ÇOCUKLARINI SORACAĞIM
Erdoğan, Hollanda’da bazı Türk çocuklarının ’koruma’ amacıyla devlet tarafından ailelerinden alındığının, sayının da binlere ulaştığını belirten bir gazeteciye de, konuyu Hollanda’da ilgili makamlarla görüşeceğini belirtti.