Erdoğan'dan Bahçeli'ye: Haddini bil

Erdoğan'dan Bahçeli'ye: Haddini bil
Erdoğan'dan Bahçeli'ye: Haddini bil

Erdoğan?a sorunlarını anlatmak isteyenlere korumalar anında müdahale etti.

Başbakan, kendisine Kürt açılımı dolayısıyla 'Yüce Divan'ı hatırlatan Bahçeli'ye ağır bir yanıt verdi: Sen ne Erdoğan ne de AK Parti için konuşabilirsin. Haddini bil, kendini bil...

RİZE - Babaocağı Güneysu’da (Potomya) ‘Potomya seninle gurur duyuyor’ tezahüratıyla karşılanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin Kürt eleştirilerine sert bir şekilde yanıt verdi. Erdoğan, hükümete ‘Yüce Divan’ yolunun göründüğünü söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, “Sen ne Erdoğan için ne de AK Parti için konuşabilirsin. Önce haddini bil, kendini bil” diye seslendi. Erdoğan, Cumhurbaşkanı’nın Van’ın Güroymak ilçesinin eski ismi Norşin’i kullanmasına yönelik eleştirilere de “Açın bakın Atatürk Nutuk’ta Norşin mi demiş Güroymak mı” yanıtını verdi. Erdoğan Rize il teşkilatına seslenirken Bahçeli ve Baykal’ı hedef aldı. 

BAHÇELİ’NİN HADDİ DEĞİL: Sayın Bahçeli bizi eleştiriyor. Ama kalkıp da sen ne Tayyip Erdoğan için böyle bir şey konuşabilirsin, senin haddine değil, ne AK Parti için böyle bir şey konuşabilirsin, senin haddine değil. Böyle bir vasiyeti sana kimse vermedi sayın Bahçeli... Önce haddini bil, kendini bil... Bak bu ifadeleri kullanmamış olsan ben buralara gelmem seni muhatap da almak istemiyorum zaten. Ama buralara geldiğin zaman bu damara dokunmaktır. Çünkü bizim kimlik noktasındaki hassasiyetimizi biz kimseye oynattırmayız, buna kimsenin gücü yetmez ne Baykal’ın ne senin... Ve yanında gezdirdiğin adamlara da dikkat et. Onların da hangi telde ne zaman ne oynayacakları belli değil. Biz ‘bölgesel, etnik, dinsel millyetçilik yapmayacağız’ dedik.  Bu demokratik açılımı gerçekleştirelim, Güneydoğu ve Doğu’ya çok farklı yatırımcılar gelecek. Bu iş çözülünce Diyarbakır’ın evladı kendi ovasında kalacak. Türk, Kürt, Laz, Abaza bizim zenginlğimizdir. Herkes kendi etnik kimliğiye övünebilir. Baykal akşam söylediğini sabah inkâr ediyor. 
PROVOKATÖRE DEMOKRAT DEMEM: Bağıranlar, çağıranlar oluyor, bunlar zaman zaman spekülasyon havası doğuruyor. Bunları konuştuğun zaman bazıları bunun demokrasi adına hemen değerlendiriyor. Demokrasi bu kadar ucuz değil. Kusura bakmayın ben provokatöre ‘demokrat’ diyemem, spekülatöre ‘demokrat’ diyemem. Ben fikri hür olan özgür olan ideolojik yapılanmadan uzak, samimi, olaylara pozitif bakan insanların eleştirilerine ’demokrat yapı içerisinde yaklaştın’ derim ve alkışlarım. Benim demokrasi anlayışım bu. Ama bir diğerin demokrasi anlayışı farklı olabilir, ona da saygı duyarım. O beyefendiler de demokrasiyi öyle anlıyorlarsa, er meydanı burada. Çıksınlar seçim meydanına... 
NE DERSENİZ DEYİN: Hani halk arasında ‘Kürt açılımı’ diye konuşuluyor. ‘Kürt sorunu’, ’Güneydoğu sorunu’ ne derseniz deyin... Daha bu sürecin içinde ne var ne yok bilmeden anında ‘ret’ cevabı... Hani bunlar uzlaşmadan yanaydı? Bu CHP, ’uzlaşmadan yana olduğunu’ hep söylemiyor muydu? Bu, ’MHP’ demiyorum; sayın Bahçeli’yi söylüyorum, böyle değil miydi? Çünkü ben de sayın Bahçeli’den randevu istedim, vermedi. Hani bunların uzlaşmadan olma yanı? Ben, MHP’nin içerisinde sayın Bahçeli gibi düşünmeyen insanların çok büyük bir yekûn tuttuğuna inanıyorum. Aynı şeyin CHP içinde olduğuna da inanıyorum. Onları da seslerini çıkarmaya davet ediyorum. Niçin? Bu bir milli birlik hareketidir, onun için. 
POTOMYA YANITI: Sayın Cumhurbaşkanı Bitlis’te ’Norşin’ demiş, bahçeli onu eleştiriyor. Benim için de diyor ‘O da Potomyalı, ‘yakın bir zaman sonra da’ diyor, ’İstanbul’un girişine bunlar Konstantinapolis’ derler diyor. Sayın Bahçeli, aç, Nutku oku... Atatürk, Güroymak’a ne demiş ‘Norşin’ mi demiş, Güroymak mı demiş? Güneysu’da yaşayan benim hemşehrilerim orada Potomya da diyor Güneysu da diyor. Ama nüfus kâğıtlarına baktığın zaman Güneysu yazıyor. Niye rahatsız oluyorsun? Ya bırak Potomya diyen Potomya desin, Güneysu diyen Güneysu desin. Sen resmi olana bak. Bundan sıkıntı var mı? Yok...
KONSTANTİNAPOLİS DEDİRTEMEZSİN: Bunları mesele etmeyelim... Ama olay İstanbul’a geldiği zaman sene 1453, ad öyle konmuş o günden bugüne gelmiş. Sen İstanbul’da yaşayana ‘Konstantinapolis’ dedirtemezsin. Bu milletin evlatları İstanbul’a ne ad verildiğini çok iyi bilir. Bugün de ne deneceğini çok iyi bilir. 

Protesto edenler dışarı çıkarıldı
Başbakan Erdoğan’ın Rize il teşkilatındaki konuşması sırasında iki kişi ekonomik kriz nedeniyle tepkilerini dile getirince korumalar tarafından dışarı çıkarıldı.  Başbakan Erdoğan salona girmeden önce Melahat Bulut adında bir kadın Başbakan’dan yardım istedi ve “Açız” diye bağırdı. Bulut’un depremzede olduğu ve İzmit depreminin ardından Rize’ye geldiği öğrenildi.
Erdoğan’ın konuşması sırasında ilk tepki yaşlı bir adamdan geldi. Bu kişi “2 senede trilyonum gitti. Böyle mi yöneteceksiniz bu memleketi? Gümrüklerde sıkıntı yaşıyoruz. Sayın Başbakan’la, sizinle görüşmek istiyorum” dedi ve korumalar tarafından salondan dışarı çıkarıldı. Başbakan bu tepkiyi, “Bağıranlar, çağıranlar oluyor. Bunlar zaman zaman spekülasyon amaçlı oluyor. Bazıları demokrasi adına bunu değerlendiriyor. Demokrasi bu kadar ucuz değil, kusura bakmayın. Ben provokatöre, spekülatöre, demokrat diyemem” diyerek değerlendirdi. Salonda bulanan 30 yaşındaki Sevim Topçu da Başbakan’ın konuşması sırasında tepki gösterdi ve “Ülkede ekonomik kriz var. Bu ekonomik kriz ne olacak?” diye bağırınca önce partililer tepki gösterdi. Ardından kadın korumalarca dışarı çıkartıldı. Başbakan bu tepki üzerine de, “Bu salona girenlerin tamamının danışma meclisi üyesi oldukları kesin değil. Partili olanı da, olmayanı da var” diye konuştu. (dha) (Radikal)