Erdoğan'dan sert ODTÜ eleştirisi: YÖK gereği neyse yapması gerekir

Erdoğan'dan sert ODTÜ eleştirisi: YÖK gereği neyse yapması gerekir
Erdoğan'dan sert ODTÜ eleştirisi: YÖK gereği neyse yapması gerekir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıyorlar. Ben buradan sesleniyorum. Yönetici kadrolar lafa geldiği zaman 'Özgürlükçüyüz' diyorlar. Sizin neyiniz özgürlükçü? Ellerine geçirdikleri bir dokunulmazlık zırhını bunlar maalesef bu tür aleyhte kullanma gayreti içerisine giriyorlar. Böyle bir şey olamaz, olamaz. Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sanat Düşünce Eğitim Derneği'nin (SADED) Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği "Asım'ın Neslinden Bir Usta Recep Tayyip Erdoğan Programı"na katıldı. Programda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıldı, YÖK gereğini yapmalı" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'da bir kültür merkezinin, okulların, camilerin yakıldığını belirterek, "Şimdi bir de bu ülkede topraklarımızı bölmekten, böleceklerinden bahsediyorlar. Bir defa gençler, hiç üzüntüye kapılmanıza gerek yok. Allah'ın izniyle bu ülkede herhangi bir operasyona, herhangi bir ameliyata asla ve kat'a müsaade etmeyiz" diye konuştu.

MEHMET AKİF ERSOY'U ANDI

Yarın vefatının 79. yıldönümü idrak edilecek vatan şairi, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'u bir kez daha rahmetle, hürmetle, minnetle yad ettiğini beliren Erdoğan, İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy'un 1918'de yazdığı "Alınlar Terlemeli" şiirinden "Cihan alt üst olurken seyre baktın, öyle durdun da / Bugün bir serseri, bir derbedersin kendi yurdunda / Hayat elbette hakkın, lakin ettir haykırıp ihkaakı / Sağırdır kubbeler, bir ses duyar Da'va-yı istihkaak / Bu milyarlarca davadan ki inler dağlar, enginler / Oturmuş, ağlayan avare bir mazlumu kim dinler" dizelerini okudu.

"Bizim son 200 yıllık siyaset, kültür ve sanat hayatımız aslında Tevfik Fikret'in Haluk'u ile Mehmet Akif'in Asım'ının mücadelesinin tarihidir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bir tarafta yerli ve milli olan vardır, diğer tarafta belli mahfillerin taklitçiliğini aydın olmak sananlar vardır, Geziciler vardır. Bir tarafta bu millete hizmet edenler vardır, diğer tarafta milleti tahkir edenler, aşağılayanlar vardır. Bir tarafta 'hakimiyet milletindir' diyenler, diğer tarafta milleti mümeyyiz görmeyen vesayetçiler vardır. Bir tarafta bu ülkenin gençlerinin geleceği için canını siper edenler, diğer tarafta gençleri kör ideolojilerine kurban edenler vardır. İşte şu anda Güneydoğu'da, Doğu'da yaşananlar, orada gençlerimiz için örülen ağlar. Bir tarafta ihya ve iman edenler vardır, diğer tarafta yakıp yıkanlar vardır. Bir tarafta herkes için hak, adalet ve özgürlük mücadelesi verenler, diğer tarafta sadece kendi grupları, kendi çıkarları için çalışanlar vardır. Tüm bunlar gençler, size ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Bugünün Türkiyesinde de aynı saflarda, aynı mücadele devam etmektedir.

'GENÇLER KANDİL'DE KURULAN İNSAN PAZARINDA BOZUK PARA NİYETİNE HARCANDI'

Bu milletin geçmişte çok acı yaşadığını, ülkenin en değerli sermayesi olan gençlerini kışkırtmalara, provokasyonlara ve kirli hesaplara kurban verdiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: "Bir dönem bu ülkenin gençleri, sağ-sol diye birbirine kurşun sıktı. Maalesef bu ülkenin kimi kandırılmış gençleri, Gezi olaylarında olduğu gibi sokaklarda, meydanlarda bir piyon gibi kullanıldı. Bu ülkenin Doğu ve Güneydoğu Anadolusundan binlerce genç, Kandil'de kurulan insan pazarında bozuk para niyetine harcandı. Aynı şekilde ekmeğinin peşinde yurtdışına giden vatandaşlarımızın evlatlarından, o en alttakilerden benliğinden kopanlar, yitip gidenler oldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da pek çok çocuğun, gencin, asla kendilerinin olmayan bir kavganın içinde birer ikişer kaybolup gittiğini belirten Erdoğan, "Halbuki biz tıpkı Mehmet Akif gibi, elindeki çivili sopalarla, eğitim görenlere, namaz kılanlara hücum eden değil, elindeki molotofla, kaleşnikofla, roketatarla devletine, kendi halkına saldıran değil, Asım'ın nesli bir gençliği görmek istiyoruz" diye konuştu.
Gençlerin farklı olması, farklı fikirlerden, dünya görüşlerinden olmasının daima bir zenginlik olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu ülkenin en büyük hazinesi, üniversite kürsülerinde, amfilerinde, sınıflarında gençlerimizin görüşlerini özgürce ifade edebilmesi, tartışabilmesidir. Fikri olmayan insan şiddete sığınır. Üniversitelerde ve sokaklarda şiddet uygulayanları, fikirleri olmadığı için bu yola başvuran zavallılar olarak görüyorum. Bu durumda karşımızdakiler birer genç olmaktan, üniversite öğrencisi olmaktan, mazlum olmaktan çıkar, sadece birer adli suçlu haline gelir. Benim gönlüm böyle bir manzaraya asla razı değil. Gerek üniversitelerimizdeki gerekse hendeklerin gerisindeki gençlerin en kısa zamanda kendilerine, ailelerine, milletimize ve insanlığa faydalı bireyler haline dönüşmesini temenni ediyorum."

Erdoğan, bölgenin belediyelerine, "Bu tür hendekler kazmayı bırakın da temsilcisi olduğunu iddia ettiğiniz benim Kürt kardeşlerime o belediyenin iş makineleriyle lütfen hizmet veriniz. Onların çöplerini toplayınız. Suyu olmayan o Kürt kardeşlerimin evlerine lütfen onların suyunu götürünüz. Atık sularını taşıyacak kanalizasyonları yapınız" diye seslenerek, "Bunlar var mı? Yok. O sayılan ilçelerde bugün kanalizasyonlar maalesef açıktan akıyor. Kürt kardeşlerime asıl zulmü, kendilerini temsil ettiğini söyleyen bu takım yapıyor" ifadelerini kullandı.

SERT ODTÜ ELEŞTİRİSİ

ODTÜ'de yaşananları da sert eleştiren Erdoğan, "İşte buUtanmak yok, sıkılmak yok, ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıyorlar. Ben buradan sesleniyorum. Yönetici kadrolar lafa geldiği zaman 'Özgürlükçüyüz' diyorlar. Sizin neyiniz özgürlükçü? Ellerine geçirdikleri bir dokunulmazlık zırhını bunlar maalesef bu tür aleyhte kullanma gayreti içerisine giriyorlar. Böyle bir şey olamaz, olamaz. Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir.gün de üniversitelerimizde bir grup gencimiz diğerlerinin eğitim haklarını... Tabii ki Cumhurbaşkanlığı makamı olarak bizler bunun da takipçisi olacağız ama bunlar yönetim olarak hiçbir zaman 'özgürlükçüyüz' diyemezler" ifadelerini kullandı

AA