Erdoğan'la kabineyi geniş şekilde konuştuk

Erdoğan'la kabineyi geniş şekilde konuştuk
Erdoğan'la kabineyi geniş şekilde konuştuk

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri, dün Çankaya da törenle dağıtıldı. Ahmet Kaya nın ödülünü eşi Gülten Kaya aldı.

Gül'den mesajlar: "Yolsuzluk varsa üstü örtülemez." "Devlet işlerinde başka otorite olmaz." "Kabine için Erdoğan hazırlıklarını yapıyor."

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ni dağıtırken çarpıcı açıklamalar yaptı. Demokratik hukuk devletinde devlet kurumlarında çalışanların bireysel olarak farklı düşünceleri ve ideolojileri olabileceğini ifade eden Gül, “Devlet, kamu işleri söz konusu olduğunda devlet otoritesi ve anayasa, kanunlar ve çalıştıkları kurumların kuralları bağlar. Bunun dışında hiçbir otorite ve dayanışma söz konusu olamaz” dedi. Gül kabine değişikliği sinyali de verdi.
2013 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Cumhurbaşkanı Gül tarafından Çankaya Köşkü’nde törenle sahiplerine verildi. Törene, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Bekir Bozdağ ile bakanlar Fatma Şahin, Faruk Çelik, Ahmet Davutoğlu, Taner Yıldız, Muammer Güler, Ömer Çelik, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz ve Veysel Eroğlu ile bazı AK Partili milletvekilleri, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş da katıldı.
Gül, ödül töreninin ardından resepsiyon verirken gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Gül, önce gazetecilerden kendisine sormayı düşündükleri soruları dinledikten sonra genel bir cevap verdi.
YOLSUZLUK VARSA ÜSTÜ KAPANMAZ: Gül Türkiye ’de son 10 yılda köklü reformlar yapıldığını belirterek, “Bütün bunların yapıldığı bir ülkede herhangi bir yolsuzluk veya yanlış söz konusu olursa bunların üstü falan kapanmaz, kapanamaz. Çünkü Türkiye 15-20 sene önceki Türkiye değil. 10 sene içinde ülkede doğrusu olağanüstü reformlar yapıldı” dedi. İkinci olarak ise iddia edilen yolsuzluk konularının mahkemeye taşındığını kaydederek, şunları söyledi:
“Yargı Türkiye’de hem bağımsız hem de tarafsız. Mahkeme gayet titiz bir şekilde değerlendirecek ve neticede eminim ki hiç kimsede soru işareti bırakmayacak şekilde nihai kararını verecektir. Dolayısıyla şu anda yargı sürecinin çalışmasını ve neticede aslı ne ise ortaya çıkartmasını herkesin beklemesi gerekir.”
PARALEL DEVLET İDDİASI: ’Devletin içindeki yapılanmalar’ konusunda Gül şunları dile getirdi:
“Demokratik hukuk devletinde, devlet kurumlarında çalışan, bu silahlı kuvvetler olur, emniyet, yargı olur bu veyahut da devletin başka kurumları olur. Bu kurumlarda çalışanların bireysel olarak farklı düşünceleri ve ideolojileri olabilir. Farklı siyasi akımlara bağlı olabilirler. Ama bunların hepsi devlet işleri ve kamu işleri dışında meşrudur. Ama devlet işleri, kamu işleri söz konusu olduğunda devlet otoritesi ve anayasa, kanunlar ve çalıştıkları kurumların kuralları bağlar. Bunun dışında hiçbir otorite ve hiçbir dayanışma söz konusu olamaz. Bu bir temel ilkedir, açık söyleyeyim.”
YANLIŞLARA DİKKAT ÇEKMİŞTİM: Gül, bugün bazı şeylerden şikâyet edildiğinin altını çizerek, “Yargı süreci diyoruz, bazı şeyler. Dün de bu tip şeyler oluyordu” dedi. Başından beri bu tip yanlışlara her zaman dikkat çektiğini belirten Gül, “Türkiye AB ile müzakere yapan bir ülke, çıkarttığımız birçok kanun, reform ve yasalar bu paralelde. Dolayısıyla bunların uygulanmasına her dönemde dikkat edilmesi gerekir” ifadesini kullandı.
KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ: Başbakan Erdoğan ile kabine değişikliğini geniş bir şekilde konuştuklarına vurgu yapan Gül, “Kendisinin düşünceleri var. Ben de düşüncelerimi kendisi ile paylaştım. Hazırlıklarını yapıyor. Değerlendirmelerini yapıyor. Yurt dışından gelince zaten görüşeceğiz ve o zaman zaten duyacaksınız” dedi. Cumhurbaşkanı Gül, yapılması gerekenin sakince, şeffaf bir ülkede işler nasıl oluyorsa bu şekilde olmasını herkesin takip etmesi gerektiğinin altını çizerek, “Tabii ki düşünceler, görüşler yazılır, çizilir ama bunlara ne kadar ilkeli bir şekilde bakılırsa o kadar bu memleketin yararına olur. İlkeli dediğim şey de şu: Demokratik hukuk devletinde standartlar nasıl olursa hep öyle olacaktır” yorumu yaptı. Gül, “Bu dört bakandan biri yeni kabinede önünüze gelirse onaylar mısınız?” sorusuna “Sayın Başbakan ile konuştuktan sonra o açıklar” cevabını verdi.
AHMET KAYA: Gül, ödül töreninde yaptığı konuşmada da müzik dalında ödüle layık görülen Ahmet Kaya ile ilgili ise şunları kaydetti:
“Bu şekilde kendisine yapılan haksızlıkların da en azından değerli eşi ve ailesi tarafından, kendisi görmediyse bile hakkının verildiğini siz görüyorsunuz. Hangi fikirden, ideolojiden olursa olsun herkesi yakalayan bir insandı. O bakımdan kendisine de bu ödül verildi. Ama bütün bunlar, aslında yeni hataların yapılmaması için için atılan adımlardır.”

ÖDÜLLER

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi: Prof. Dr. Fuat Sezgin
Sosyal Bilimler: Prof. Dr. Daron Acemoğlu
Edebiyat: Prof. Dr. İskender Pala
Belgesel: Prof. Dr. Bekir Karlığa
Kültür ve Sanat Kurumu: Tarihi Kentler Birliği
Müzik: Ahmet Kaya

Ahmet Kaya’dan ‘Aleykümselam’

Paris’te ölümünden 13 yıl sonra “Müziği, yorumu ve söylemiyle farklı görüşlerden çok sayıda insanı bir araya getirdiği” için müzik dalında 2013 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Ahmet Kaya’nın ödülünü, eşi Gülten Kaya aldı. Kaya, “Ben bu ödülü, onun değerlerine, bu topraklarda yaşamış ve onun gibi incitilmiş, kırılmış tüm kadim kültürlere, eşim şahsında bir vefa selamı, incelikli bir selam olarak algılayıp, ‘Aleykümselam, bizden de merhaba’ demeye geldim” dedi.
Gülten Kaya, törende yaptığı konuşmaya, “Sözü susturulmuş, kalbi incitilmiş bir sanat insanının cümlelerini, bu atmosferde dillendirmenin bir vicdan borcu olduğunun anlaşılmasını isterim” diyerek başladı. Eşinin, Paris’te geçirdiği dönemi ‘fiili sürgün zamanları’ olarak niteleyen Gülten Kaya, o dönemde Ahmet Kaya’nın sesini ülkesine duyurmak için şu ifadeleri kullandığını aktardı:
“Dünyanın bütün kültürlerine, dinlerine ve dillerine eşit mesafede duran, ancak bir kimlik aidiyeti ifade etmek gerektiğinde Kürt asıllı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Ben, benden kendisine sadakat göstermemi isteyen tüm sistemleri reddedecek kadar özgür bir ruha sahibim. Benim mücadelem, yok sayılan bütün halkların ve bütün kültürlerin varlığı kabul edilinceye kadar bitmeyecektir.”
Bu cümleleri bugünün ruhu üzerinden algılamakta zorlanan olduğunu düşünmediğini dile getiren Kaya, eşinin bunları sadece 13-14 yıl önce söylediğini de hatırlattı. Kaya, “Onun aramızdayken aldığı son ödülün de bir başka temsiliyeti simgelediğini yine kendi cümlelerinden biliyoruz. ‘İnsan hakları’ diye başlamış, ‘Türkiye halkları’ diye bitirmişti. Bana düşen de onu etkileyen, sarsan, var eden, şarkı yazdıran değerler adına bu ödülü almaktır” dedi.