Erdoğan'la kritik bir mesaisi vardı

Erdoğan'la kritik bir mesaisi vardı
Erdoğan'la kritik bir mesaisi vardı

ANKARA - Emekli Orgeneral Ergin Saygun, 1993’te tuğgeneral olduktan sonra TSK’nın en parlak subaylarından biri olarak görülüyordu. 2001’de Korgeneral rütbesini alıp 3. Ordu komutanı olduğunda ‘geleceğin Genelkurmay Başkanı’ olarak gösterildi. AK Parti 2002’de iktidara geldikten sonra, bugün Balyoz davasına konu olan seminerlerin yapıldığı dönemde 3. Ordu’daydı. Sonra NATO’da görev yaptı. 2005’te orgeneral rütbesi aldı ve Genelkurmay 2. Başkanı oldu. Gerek askerlerle AK Parti hükümeti arasındaki krizlerin aşılması, gerek PKK ile mücadelede hep kritik görevler üstlendi. 27 Nisan 2007 gecesi, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt o ünlü bildiriyi TSK internet sitesinde yayımlattığında onun sağ koluydu. Bu durum nedeniyle hükümeti destekleyen kesimlerin hedefinde oldu.

Sağlığı görevde bozuldu
Başbakan Erdoğan’ın 5 Kasım 2007 günü ABD Başkanı George W. Bush ile Washington’da Oval Ofiste yaptığı görüşmede, TSK adına Orgeneral Saygun da yer aldı. Bush, ABD Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral James Cartwright’ı, Erdoğan da Orgeneral Saygun’u PKK’ya karşı işbirliği konusunda yetkili irtibat noktaları olarak tayin etti. Bu görüşmeden yaklaşık 2 hafta sonra Cartwright ile o dönem Irak’taki çokuluslu kuvvetlerin komutanı olan ABD’li general David Petraeus Ankara’ya gelerek Saygun’la görüştü. Türkiye ile ABD arasında -bugün de işleyen- Kuzey Irak’la ilgili anlık istihbarat paylaşımı sistemin mimarlarından da biri olmuştu.
Ergin Saygun, Erdoğan’la, en az emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt kadar yakın çalıştı. Zaman zaman Başbakan’la doğrudan görüşmeler yapan nadir 2. başkanlardan biriydi. Saygun’un sağlık durumu, hakkındaki iddialar ortaya atılmadan önce, daha görevdeyken bozulmuştu ve GATA’da tedavi görüyordu. Generallerin konuşmalarının ve kişisel bilgilerinin sızdırıldığı dönemde, Saygun’un sağlık raporları da sızdırıldı. Saygun’un üniformaya 2009’da 1. Ordu Komutanlığı’nda 1 yıl kaldıktan sonra veda etmesinde sağlık durumunun etkisi büyük oldu.

GATAkulli ile suçlandı
Saygun, Şubat 2011’de Balyoz soruşturması nedeniyle ifade verdi. Sağlık durumu nedeniyle o tarihten sonra 13 ay GATA’da tedavi gördü. Aynı dönemde, Saygun’un GATA’dan alıp mahkemeye gönderdiği raporların gerçeği yansıtmadığı iddia edilirken ‘GATAkulli’ yorumu yapılmıştı. Bu yorumlar yoğunlaşınca da Adli Tıp’ın farklı değerlendirmelerinden yola çıkan mahkeme 13 Mart 2012 günü Saygun’un tutuklanmasına karar verdi. Saygun o tarihte Silivri Cezaevi’ne sevk edildi. Cezaevi koşulları nedeniyle sağlık durumu kötüleşince Temmuz 2012’de Halkalı Mehmet Akif Ersoy Göğüs/Kalp/Damar Cerrahisi Hastanesi’ne sevk edildi ve mahkûm koğuşunda tedavi görmeye başladı. Yerel mahkeme aşaması Eylül 2012’de sonuçlanan ‘Balyoz Davası’nda, Saygun’un da aralarında olduğu komutanlar, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildiler, ancak, eksik teşebbüs gibi gerekçelerle cezaları 18 yıla indirildi. 

‘Tutuksuz yargılansınlar’ 
Başbakan Erdoğan, ‘Balyoz Planı’ konusundaki tavrı, ‘davanın içinde kamuoyunun bildiğinden daha karanlık tablolar olduğuna’ inanacak kadar katı olmasına karşın, hep komutanların tutuksuz yargılanmasını istedi ve bunu dile getirdi.