Ergenekon 'dalya' diyor

20 Ekim'de izdihamla başlayan Ergenekon davasında bugün 100. duruşma yapılacak. İlginin giderek azaldığı davada her duruşma yedi saat sürdü. 15 sanık sessizce tahliye edildi



SERKAN OCAK 

İSTANBUL - ‘Ergenekon Davası’, bugün görülecek 100. duruşmayla ‘dalya’ diyecek. Duruşmaların başladığı 20 Ekim’den bugüne kadar 233 gün geçti. Duruşmaların ortalama yedi saat sürdüğü hesaplandığında yaklaşık 700 saat duruşma yapıldı. İlk duruşma başladığında Silivri Cezaevi’ne kurulan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nun salonu hınca hınç dolmuştu. Sanık yakınları, avukatlar, gazeteciler derken salonda adeta nefes alacak yer kalmamıştı. Aradan geçen sürede Ergenekon’a ilgi azaldı. Dava basında daha az yer almaya başladı. Duruşma salonunda ise bir iki sanık yakını, sırası gelen sanığın avukatı ve sürekli duruşmayı takip eden 10 kadar gazetecinin haricinde kimse kalmadı.
Her şey Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen 27 adet el bombasıyla başladı. Tarih 12 Haziran 2007’ydi. Tüm ülkenin, hatta dünyanın dikkatini çeken bu bombalar, iddialara göre Türkiye’de yıllardır ‘derin devlet’ olarak faaliyet gösteren, gizliliğe ve hiyerarşiye dikkat eden, askerinden siyasetçisine, milliyetçisinden solcusuna kadar birçok insanı bünyesinde barındıran silahlı bir terör örgütüne, ‘Ergenekon’a aitti. Bu iddialar, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar tarafından yazılan iddianameyle kayda geçerken, gazete manşetleri bu konuya ayrıldı.

‘Bir numara dışarıda kaldı’
Duruşmaların ilk başladığı günlerde salonda izdiham yaşanırken, cezaevi dışı da panayır yeri gibiydi. Elinde Türk bayraklı İşçi Partililer, köfte ekmek satan esnaf, pankartlı CHP’liler... Duruşma salonuna ulaşmak kolay değildi. Hatta davanın tutuksuz sanığı olan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, kaosu, “Davanın bir numaralı sanığı içeriye giremiyor” diye alaycı bir üslupla eleştirmişti. Sonraki duruşmalarda ise Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’ün aldığı kararlarla sorunlar giderildi. Duruşmalar genişletilen salonda sorunsuz devam etti.
Ergenekon soruşturmasının dalga dalga devam ettiği sıralarda birçok isim gözaltına alınıyor, her dalga için yeni yeni yorumlar yapılıyordu: ‘Bir numaraya az kaldı’, ‘Ergenekon’un konseyi’, ‘Askeri kanat’, ‘Gazeteciler ayağı’... Ergenekon iddianamesi 46’sı tutuklu 86 sanık için hazırlanmıştı. 2 bin 455 sayfalık iddianamenin okunmasının ardından tutuklu sanıkların tek tek savunması alındı.
15. duruşmaya gelindiğinde ise Ergenekon davasında ilk tahliye kararı emekli Astsubay Mahmut Öztürk için çıktı. 100. duruşmaya gelinceye kadar da 15 tutuklu sanık tahliye edildi. Gazi Güder, Vedat Yenerer, Muammer Karabulut, Sami Hoştan, Serhan Bolluk, Behiç Gürcihan, Bekir Öztürk... Dalga dalga operasyonlarla, büyük gürültülerin koparıldığı bir ortamda tutuklanarak cezaevine gönderilen 15 tutuklu sanık, Silivri Cezaevi’nin kapısından sessiz sedasız serbest bırakıldı.

‘Paşa paşa yatıyoruz’
Basının ilgisi azalsa da Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda görülen dava, bir yakını tarafından Veli Küçük’e sorulan “Nasılsınız?” sorusuna, “Nasıl olalım, paşa paşa yatıyoruz” cevabında olduğu gibi hâlâ renkli.
Ergenekon soruşturması kapsamında bugüne kadar 200’den fazla kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 114 kişi tutuklandı. Sanık yelpazesi geniş; üç rektör, sekiz profesör, bir sendika başkanı, iki siyasi parti lideri, bir televizyon patronu, bir ulusal gazetenin Ankara temsilcisi, 14 gazeteci, akademisyenler, paşalar, askerler, solcular, sağcılar, ülkücüler...
Birçok sanığın ‘darbe ve hükümete karşı isyan amacıyla örgütlenmek’ suçlamalarıyla tutuklandığı Ergenekon sürecinin nerede ve ne zaman biteceğini kestirmek zor. İkinci iddianameyle ilgili davanın ilk duruşması 20 Temmuz’da, üçüncü iddianame ise yolda.