Ergenekon davası Arslan'ın kafasıyla karıştı!

Ergenekon davası Arslan'ın kafasıyla karıştı!
Ergenekon davası Arslan'ın kafasıyla karıştı!

Danıştay saldırısının ?tetikçisi? Arslan, bir süre önce psikolojik durumunun kontrolü için hastaneye sevk edilmişti. FOTOĞRAF: TOLGA AKINER

Ergenekon davasının dünkü duruşmasında, Danıştay sanığı Alpaslan Arslan, yanındaki askerlere kafa atınca mahkemeden çıkarıldı

İSTANBUL - Danıştay saldırısı dosyasıyla birleştirilen ‘Birinci Ergenekon’ davasının 111. duruşmasında Danıştay davası sanığı Alpaslan Arslan olay çıkardı. Psikolojik sorunlarının olup olmadığının araştırılması için 28 Ağustos 2009’da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilen ve işlemlerin ardından yeniden cezaevine götürülen Arslan, sanık sandalyesine oturmayıp askere kafa atınca salondan çıkarıldı.
Silivri Cezaevi’ndeki duruşmada Arslan, salona girdikten sonra sanık sandalyesine oturmak istemedi. Salonda bulunan görevli askerler Alpaslan Arslan’ı kollarından ve başından tutarak zorla yerine oturtmak istedi. Askerlere direnmeye devam eden Arslan, “Bırakın, çekin ellerinizi” diye bağırdı. Duruşma salonunda bulunan dört asker tarafından zapt edilmeye çalışılan Arslan askerlere kafa attı. Arslan’ın taşkınlığı devam edince beş dakika sonra salondan çıkarıldı.  Alpaslan Arslan, tutuklu sanıklara ayrılan bölümdeki tahta paravana tekme attı. Arslan’ın bu taşkınlığını duruşma salonunda bulunan ailesi de tepkisiz bir şekilde izledi.

Hâkimler hakkında iddia
Arslan’ın salondan çıkarılmasından sonra Ergenekon ana davasının tutuklu sanıklarından İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’in avukatı Mehmet Cengiz söz alarak davaya bakan üye hâkimler Hasan Hüseyin Özese ve Sedat Sami Haşıloğlu’nun tarafsızlığını yitirdiklerini öne sürerek davadan çekilmelerini istedi. Perinçek ve Ferit İlsever’in tutuklandıktan sonra da ev telefonlarının dinlendiğini belirten avukat Mehmet Cengiz, bu kararın altında Özese’nin imzasının bulunduğunu öne sürdü.
Avukat, 25 Ağustos 2009’da yapılan oturumda ise üye hâkim Sedat Sami Haşıoğlu’nun tutuklu sanıklardan eski polis memuru Aydın Yüksek’i “Seninle konuşmamız lazım” diyerek odasına çağırdığını, odada Yüksek’e “Mahkeme başkanı da konuşmanı istiyor, duruşmada açıklama yapmanı istiyoruz” dediğini öne sürdü.
Üye hâkimler ise mahkemeye davadan çekilmelerini gerektiren bir sebep olmadığını belirten dilekçe verdi. Üye Hâkim Sedat Sami Haşıloğlu bir süre önce tahliye olan Aydın Yüksek ile bazı sanıkların kendisine ilişkin beyanlarının doğru olmadığını belirtti.

‘Scientology’ iddiaları
Scientology tarikatının eski üyesi olduğu öne sürülen, Ergenekon ana davasının tutuksuz sanıklarından İhsan Göktaş ise  tarikatın ABD’de Fethullah Gülen cemaati ile dirsek temasında olduğunu ve bunu çok iyi bildiğini iddia etti. Göktaş, “Eğer amacım basında yer almak olsaydı John Travolta ve Tom Cruise ile yemek yedim, onları kullanarak her gün basında yer alırdım” dedi. (Radikal)

‘Tahliye’de anlaşmazlık
Birinci ‘Ergenekon’ davası sanığı Hayrettin Ertekin’in, bir üst mahkeme olarak tutukluluk halinin devamına karar veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Başkan Erkan Canak, karara muhalif kaldı.
Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, sanıklar Hayrettin Ertekin ve Mehmet Fikri Karadağ’ın tutukluluk hallerinin devamına yönelik verdiği karara, avukatlar tarafından bir üst mahkemeye itiraz edildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararında, tutukluluğun devamına hükmetti.
Mahkeme sanık Karadağ yönünden oybirliğiyle karar verirken, Mahkeme Başkanı Erkan Canak, Ertekin’le ilgili karara muhalif kaldı. Canak, karşı oy yazısında şöyle dedi:
“Ertekin’in suç vasfı örgüt üyeliği olup, vasıf ve mahiyeti, sanığın iki yıla yakın süre tutuklulukta kalmış olmakla beraber, aynı davada daha ağır iddia ve ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan birçok sanığın ise tutuksuz yargılanması hakkaniyete ve ceza adaletine ters düşmekle birlikte sanık Ertekin’in iki yıla yakın süredir tutuklu kalması, dosyanın geldiği aşama da göz önüne alınarak, ileride mağduriyetine sebebiyet verilmemesi açısından tahliyesi görüşündeyim.”