Ergenekon davasında mahkeme heyetine robocop koruması!

Ergenekon davasında mahkeme heyetine robocop koruması!
Ergenekon davasında mahkeme heyetine robocop koruması!

Stajyer avukat Ece Unutmaz mahkeme salonundan çıkarılmaya çalışılırken olay büyüdü.

Ergenekon davasında gün boyu yaşanan gerilim avukatlarla jandarmanın tekme tokat kavgasına dönüştü!
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

İSTANBUL - Ergenekon davasının sanık avukatlarından Celal Ülgen'in mahkeme başkanı tarafından salondan atılmak istenmesiyle tırmanan tansiyon kavgaya dönüştü. Ülgen'in salondan çıkarılmak istenmesi geriliminin ardından ara verilen duruşma tekrar başladığında avukatlar ve jandarma tekme tokat kavgaya tutuştu.
Duruşmanın başlamasıyla beraber Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, verilen arada yaşanan olaylarda stajyer avukat Ece Unutmaz'ın bir tablet aracılığıyla görüntü aldığı ve jandarmanın tableti istemesiyle CHP Milletvekili Musa Çam'a verdiğini ifade etti. Musa Çam'ın tablet bilgisayarı kendine ait olduğunu söyleyerek jandarmalara vermediğini ifade etti. Başkan Özese, duruşma salonunda görüntü almanın yasak olduğu gerekçesiyle stajyer avukatın dışarı çıkarılmasını istedi. Ancak avukatlar araya girerek stajyer avukatın dışarı çıkarılmasını engelledi. Bunun üzerine duruşma salonuna robocop jandarmalar girdi. Jandarmalar ile avukatlar arasında arbede yaşandı. Bu esnada bazı avukatların kollarında ufak sıyrıklar oluştu. Arbede uzun süre devam etti.

 

 

      

Avukat Hüseyin Ersöz kavga sırasında kolunda oluşan sıyrıkları gösterdi (solda).
Avukat Celal Ülgen duruşma salonundan çıkarılmak istenince arbede çıktı (sağda).

Robocoplar duruşma salonu içerisinde adeta etten duvar ördü. Bu esnada bazı izleyiciler küfür ederek mahkeme heyetine doğru yürümeye çalıştı ancak izleyiciler buna engel oldu. Duruşma salonunda CHP Milletvekili Musa Çam, cep telefonuyla görüntü aldı. Jandarmalar kaydın silinmesini istedi. Musa Çam ise telefonunu vermedi ve fotoğrafı silmedi. Arbedenin sürmesi üzerine seyirciler ile sanık bölümü arasına robocoplar yerleştirildi. Mahkeme heyetinin bulunduğu kürsünün önüne de set kurdu. Bu esnada bazı avukatlar heyete doğru bağırmaya başladı. Ali Rıza Dizdar ve Mahkeme Başkanı arasında sık sık bağrışmalar yaşandı. Son olarak stajyer avukatın dışarı çıkarılmasıyla jandarmalar salondan çıkarıldı ve duruşmaya devam edildi.
 

 

 

DAVADA BUGÜN NELER YAŞANDI?

 

Ergenekon davasının 277'nci duruşması, yine esas hakkındaki mütalaanın açıklanacağı beklentisi ile başladı. Davanın 18 Şubat 2013 tarihli duruşmasında jandarma bariyerlerine tırmanarak düşen ve ayağı kırılan CHP milletvekili Mahmut Tanal da duruşmaya koltuk değnekleri ile katıldı. Duruşmada avukatlar ile mahkeme heyeti arasında yer bulamama tartışması yaşandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının 277'nci duruşmasında CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ile Hurşit Tolon, Hasan Iğsız ve İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 47 tutuklu sanık ve 9 tutuksuz sanık katıldı. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Nusret Taşdeler, Veli Küçük ve Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 20 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.


Büyük duruşma salonunda KCK davasının görülüyor olması nedeniyle Ergenekon davası, yargılamaların ilk başladığı küçük duruşma salonunda başladı. Salonun küçük olması ve katılımın yoğun olacağı ihtimali nedeniyle duruşma salonuna sanık yakınlarının da aralarında bulunduğu az sayıda izleyici katıldı. İzleyici bölümünün yarısı da basın mensupları ile milletvekilleri için ayrıldı. 18 Şubat 2013 tarihli duruşmada tırmandığı çelik bariyer üzerinden düşen ve ayağı kırılan CHP milletvekili Mahmut Tanal'ın, koltuk değnekleri ile duruşma salonuna geldiği ve şartlar ne olursa olsun gelmeye özen göstereceğini söylemesi dikkat çekti. Tanal, hatırını soranlara çelik bariyerleri kaldırtacaklarını cevabını verdi. Duruşmaya CHP milletvekillerinden Tanal'ın yanı sıra Ali Özgündüz, Musa Çam ve Ali İhsan Köktürk katıldı.

Sanıkların duruşma salonuna alınmalarının ardından saat 10.12'de mahkeme heyetinin de yerini alması ile duruşmaya başlandı. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, bugünkü duruşmada, ortaya konulan delillerle alakalı olarak tarafların beyanlarını alacakları şeklinde açıklamada bulundu. Kimlik yoklaması yapıldığı sırada sanık avukatlarından Ali Rıza Dizdar, temsil ettiği Durmuş Ali Özoğlu'nun cezalı olduğu için duruşmaya katılamadığını belirterek "Nasıl talepte bulunacak?" diye konuşmak istedi. Ancak Başkan Özese, talebini yazılı olarak sunmasını istemesine rağmen açıklama yapmak için ısrar edince Özese, avukat Dizdar'ın mikrofonunun sesini kapattırdı.

Ayrıca sanık avukatlarından bazıları, kendileri için ayrılan avukat bölümünde oturacak yer kalmadığını bildirince, bir kısmı izleyici bölümüne bir kısmı da müdahil avukatlar için ayrılan bölüme alındı. Ancak Ergenekon davasının ilk başladığı günlerde çok sayıda sanık avukatının duruşma salonuna katılması nedeniyle her sanık için duruşmada 3 avukatın hazır bulunacağı şeklinde ara karar alınmış olmasına rağmen CHP milletvekili Mustafa Balbay'ı temsilen 4'ü İzmir Barosu'ndan toplam 6 avukatın hazır bulunduğu dikkat çekti.

Duruşmanın devamında Mahkeme Başkanı Özese, mahkemeye ulaşan bazı cevabi yazılar olduğunu belirterek bu belgelerin üst yazılarını okudu. Ardından tutuklu sanıklar Haberal ile Tolon'un avukatlarından Dilek Helvacı, eski Başbakanlık müsteşarlarından Yaşar Yazıcıoğlu'nun duruşma salonu dışında hazır bulunduğunu belirterek tanık sıfatıyla dinlenmesini talep ettiler. Ancak mahkeme bu konuda bir ara karar vermedi. Daha sonra da sanık avukatları, ortaya konulan delillere karşı taleplerini sunmak için sırayla söz istediler. Mahkeme Başkanı Özese, avukat Zeynep Küçük'ün konuşması sırasında talep konusu dışına çıktığını belirterek Küçük'ün konuşmanı müdahale etti. Bu sırada avukat Mehmet Taşdeler, avukatların konuşmasına izin verilmediğini belirterek yüksek sesle bu duruma itiraz ettiğini söyledi. Bunun üzerine duruşmanın intizamını bozduğu gerekçesiyle Taşdeler, Başkan Özese'nin talimatı ile duruşma salonu dışına çıkartıldı.

Tutuksuz sanıklardan avukat Hüseyin Buzoğlu da Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kanalıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine yönelik reddi hakim talebinde bulunduğunu söyledi. Buzoğlu, bu dilekçesinin mahkemeye ulaşıp ulaşmadığını sordu. Buzoğlu, mahkemenin, 18 Şubatta verdiği ara kararı ile kararını (Davanın nihai kararına ilişkin) önceden açıkladığı anlamına geldiğini söyledi. Bunun üzerine Başkan Özese, "Kendinizi mahkemenin yerine koyarak empati yapmayın" dedi. Buzoğlu ise "Şahsınızın yerinde olmaktansa sanık ya da vekil olmayı tercih ederim." cevabını verdi. Başkan Özese de "Savunma amacını aşmayın. Türk milleti adına yargılama yapan bir makam var burada." diyerek uyarıda bulundu. Buzoğlu da "Yargıç iseniz çekilmelisiniz. Çekilmiyorsanız reddi hakim talebinin gereğini uygulayın" dedi.

Daha sonra tutuklu sanıklardan Mustafa Balbay da talebinin olduğunu, 18 Şubat 2013 tarihinde verilen ara karar çerçevesinde mevcut delillerle ilgili tanık dinlenmesini talep ettiğini söyledi. Özese ise söz verilme hakkı verilmeden konuştuğu gerekçesiyle Balbay'ın mikrofonunu kapattırdı. Bu aşamadan sonra Başkan Özese'nin, "Kimseye söz vermiyorum." diyerek duruşma savcısından taleplere ilişkin mütalaasını açıklamasını istedi.

Savcı, Hüseyin Buzoğlu'nun reddihakim talebinin 5271 sayılı kanunun 22'nci maddesinde belirtilen hususlar kapsamında değerlendirildiğini ve yargılamayı uzatma amacı taşıdığından reddi yönünde karar verilmesini istedi. Ardından tutuklu sanık Mehmet Fikri Karadağ, söz alarak reddi hakim talebinde bulunduğunu belirtti. Savcı Pekgüzel, bu talebin de reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirdi. Hazır edilen tanıkların dinlenmesi talebi hakkında daha önce verilmiş ara kararlara atıfta bulunan savcı Pekgüzel, takdiri mahkemeye bıraktığını açıkladı. Tolon’un avukatı İlkay Sezer hakkında ise mahkeme red-i hakim dilekçesindeki beyanları nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Heyet talepleri değerlendirmek için oturuma ara verdi.


TALEPLERE İLİŞKİN KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme heyeti bir saatlik aranın ardından taleplere ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, tutuklu sanık Fikri Karadağ ve tutuksuz sanık Hüseyin Buzoğlu'nun reddi hakim taleplerini, mahkeme heyetinin tarafsızlığını gölgeye düşürecek sebeplerden olmadığı ve talebin açıkca davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçeleriyle reddetti. Mütalaaya karşı son savunmaları alınıncaya kadar duruşmadan men edilen Veli Küçük ve Durmuş Ali Özoğlu'nun ortaya konan delillere karşı beyanda bulunması için duruşmada hazır edilmesi talebini de değerlendiren mahkeme heyeti, sanıklarla ilgili disiplin tedbir kararı bulunduğundan reddedildiğini açıkladı. Mahkeme heyeti, ayrıca CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın avukatı Dilek Helvacı'nın eski Başbakanlık Müsteşarlarından Yaşar Yazıcıoğlu'nun tanık olarak dinlenmesi talebini de reddetti. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Avukat İlkay Sezer'in Müvekkili Hurşit Tolon ile ilgili daha önce mahkemeye sunduğu reddi hakim talebini kabul edilmediğini belirtti. Mahkeme heyeti, İlkay Sezer'in dilekçesinde bulunan bazı ifaderden dolayı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

ÜLGEN'İN ATILMASINA AVUKATLAR ENGEL OLDU


Ergenekon davasında verilen öğle arasının ardından duruşmaya sanıkların gelen evraklara istinaden alınan beyanları ile devam edildi. Duruşmada mahkeme heyeti ile avukatlar arasında tartışma yaşandı. Sanık avukatlarından Celal Ülgen'in ısrarla söz alma talebine Mahkeme Başkanı sanık beyanları ile devam edileceğini ve kendilerine daha sonra söz vereceklerini ifade etti. Ancak avukat Ülgen, "Ben bir dakika da olsa konuşacağım. Söz alacağım" diye ısrar edince mahkeme başkanı 'uygulamamızı biliyorsunuz, size daha sonra söz vereceğim şeklinde yanıt verdi. Ülgen'in talebini tekrar etmesinin ardından Mahkeme Başkanı yargılamanın Türk Milleti adına yapıldığını belirterek, "Burada yargıçlara değil, Türk milletine saygılı olmak zorundasınız, lütfen disiplini bozmayın" dedi. Süren tartışmanın ardından başkan Özese, avukat Celal Ülgen'in mahkeme salonundan çıkarılmasını istedi. Bunun üzerine sanık avukatları Ülgen'in önüne geçerek jandarmaların Ülgen'i dışarı çıkarmasını engelledi. Mahkeme heyeti, engelleme yapan avukatların tespitini istedi ve duruşmaya ara verdi.