Ergenekon dolandırıcılık sektörü mü yarattı?

Ergenekon dolandırıcılık sektörü mü yarattı?
Ergenekon dolandırıcılık sektörü mü yarattı?
Ergenekon ve Balyoz davasında yargılanan bazı sanıkların avukatı Hüseyin Ersöz son dönemde kendisinin ve aynı davalarda görev yapan meslektaşlarının başına gelen ilginç olayları paylaştı

Radikal.com.tr - Ersöz, Ergenekon davasının bir tür dolandırıcılık sektörü oluşturduğunu söylüyor. İşte anlattıkları:


“Geçtiğimiz hafta ilginç bir telefon görüşmesi yaptım. Telefondaki ses, ‘Baktığım davaların arkasında olup – olmadığımı’ bana soruyordu. İlk başta idrak edemedim. "Ergenekon Davası'nı çökertecek bilgi ve belgelerin elinde olduğunu" ve benimle görüşmek istediğini söyleyince ne demek istediğini anladım. Telefondaki arkadaşın edebiyatı çok güçlüydü! Bu görüşmeyi yapmakla çok risk aldığını, sadece benimle temas kurabileceğini, başka bir avukata güvenmediklerini falan söyledi. Evrakları postayla gönderin, inceleyelim teklifimi ise kabul etmedi. Çok yoğun olduğumu, Silivri'de duruşmalara gireceğimi söylemem de kar etmedi. Israr karşısında Salı günü arayın Çarşamba günü için konuşuruz diyerek telefonu kapattım. Böyle bir durumda ne düşünürsünüz? Ya elinde çok önemli belgeler var ve gerçekten size ulaştırmak istiyor ya da... Onu birazdan açıklayacağım. İlk ihtimal üzerinde duralım. Elinizde çok önemli belgeler var. Bu belgeler davayı çökertecek yazışmalar. Ne yaparsınız? Ben olsam bir gazeteciye ulaşır bunların haberleştirilmesini sağlarım. Bu arkadaş ne yapıyor? Avukatı arıyor ve "telefonda", "Ergenekon Davası'nı çökertecek belgeleri size ulaştırmak istiyorum" diyor. Ve bunu yüzde yüz dinlendiğini bildiği halde telefonda yapıp, "çok büyük risk alıyorum" diye de ekliyor. Şimdi şu soruyu sorabilirsiniz. Siz avukatsınız ve doğruluğu yüzde 1 ihtimal bile olsa görüşmeniz gerekmez mi? Cevabı ise çok basit, tecrübeyle sabittir, bu bir dolandırıcılık vakası.

 

KENDİNE GİZEMLİ HAVASI VERMİŞ


Ankara 'daki bir meslektaşımı aramışlar önce. Randevulaşılmış. Adam olaya gizem katmak için, boş bir dosya kağıdına yazarak iletişim kuruyormuş. Ortam dinleniyor olabilir diye tabii.  Bir CD uzatmış. CD bilgisayara takılınca içinde basit adli evraklar ve kargacık burgacık bir yazıyla kaleme alınmış el yazısı notlar çıkmış. Adama "güle güle" denilerek, CD'siyle yollanmış. Bu yaşanan ilk dolandırıcılık vakası değil. 

 

GİZEMLİ SES PARA ALMAYINCA KAYBOLMUŞ

 

Balyoz Davası Üye Hakimi Ali Efendi Peksak'ın, Adalet Bakanlığı eski müsteşarı Ahmet Kahraman'la, Beşiktaş Adliyesi'nin hemen yanındaki beş yıldızlı otelde yemek yediği iddialarını hepiniz hatırlayacaksınız.  Bu olay gündeme geldikten sonra, söz konusu yemeğin kamera kayıtlarının kendisinde olduğunu söyleyen gizemli bir ses benimle görüşmek istedi. Adamla Mecideyeköy'de bir alışveriş merkezinde buluştuk. Arkadaşının söz konusu otelde çalıştığını ve güvenlik kamera görüntülerini temin ettiğini, bu kayıtları bize vermek istediğini söyledi. Biz ise bu görüntüleri teyit etmek için birkaç kare fotoğraf istedik. Adam ise karşılığında para talep etti. Para vermeyeceğimizi söyleyince, sırra kadem bastı.

 

BALBAY'IN AVUKATI PARA AVINDA!

 


Dolandırıcılık vakaları bununla sınırlı değil. Bundan birkaç ay önce Silivri Belediyesi'nden ofisimiz arandı. Telefondaki ses, benim adımı kullanan bir kişinin "Ben Mustafa Balbay'ın avukatıyım. Kendisinin acil paraya ihtiyacı var" dediğini söyledi. Bu bilgiyi derhal yalanladık. Ancak bu yöntemle neredeyse CHP 'li tüm ilçe belediyelerinin arandığını öğrenmiş olduk. "Rezilliği" hayal edebiliyor musunuz? Bir kişi, kendisini sizin isminizle tanıtıyor ve para talep ediyor. Kısacası Ergenekon Davası en çok da dolandırıcılara malzeme oluyor.”