@ismailsaymaz

Ergenekon-kanser ilişkisi AİHM'ye

Ergenekon-kanser ilişkisi AİHM'ye
Ergenekon-kanser ilişkisi AİHM'ye

Prof. Yüksel, AİHM?ye başvurusunda ?yaşam hakkı ihlali?ni vurgulayacak. FOTOĞRAF: İSMAİL SAYMAZ

Ergenekon operasyonunda tutuklandıktan sonra kansere yakalanan Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile 19 ÇYDD'li Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidiyor
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Ergenekon Operasyonu’nun 12. ve son dalgasında tutuklanan ve sekiz gün sonraki ilk itirazda tahliye edilen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Van Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ayşe Yüksel, geçirdiği sürecin ardından meme kanserine yakalandı. Geçen ay ameliyat olan ve kemoterapi görmeye başlayan Prof. Dr. Yüksel aynı operasyonda gözaltına alınan 19 ÇYDD’li ile beraber Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gidiyor. 
Prof. Dr. Ayşe Yüksel ile 18 Mayıs’ta ölen eski ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın yol arkadaşlığı 1980 yılına uzanıyor. Yüksel, üniversiteyi bitirip Saylan’ın cüzamla savaş ekibine katıldı. Sonra birlikte ÇYDD’yi kurdular. Ergenekon Operasyonu’nun son dalgasında Saylan’ın evinin yanı sıra dernek merkezi, şubeleri ve yöneticilerin evleri de arandı. Biri, Yüksel’in Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki bürosu, evi ve ÇYDD şubesiydi. Yüksel, tutuklanan tek ÇYDD’li oldu. Sekiz gün sonra bırakıldı. Yüksel o günlerden, bugün kansere dek uzanan süreç hakkında konuştuk.

Ne zaman fark edildi?
Bu yıl çok sıkıntılı bir yıl oldu. Türkan hocanın hastalığının olumsuza gitmesi, gözaltı süreci, en son tutuklanmam, arkasından hocanın vefatı... Bende böyle bir sonuç oluşturdu. Temmuz ayı sonunda fark ettim.

Kendiniz mi fark ettiniz?
Evet. Muayene ve tetkikler derken, ağustos sonu ameliyat oldum.  

Kemoterapi görüyor musunuz?
Evet, altı doz alacağım. İkisini aldım. 

Ergenekon süreci sizi yıprattı mı?
Suç işlemediğinize eminseniz, vicdanınız rahatsa, bunu hak etmediğinize olan inancınız sizi ayakta tutuyor. Ama olayın kendisi başlı başına insan hakları ihlaliydi. Hiç hak etmediğim şekilde dört gün gözaltına alınmam, sekiz gün tutuklu kalmam... Bu, özgürlüğümün elimden alınmasıydı. 

İlk itirazda salıverileceğini düşünmüş müydünüz?
Tabii ki, ben suç işlememiştim. Ergenekon dalgası nedeniyle gözaltına alındığımızın bile farkına ikinci gün vardık. 

Arama kararı gösterilmedi mi?
Hayır. Bir telefon haberleşmesiyle aynı anda birçok arkadaşımızın evinin arandığının, Van’daki evim ve işyerimle derneğimizin  arandığını öğrendim.

Nelere el konuldu?
Ajandalarım, CD’ler... Yıllar önce lepra eğitimi için Tanzanya’ya ve Etyopya’ya gitmiştim. Orada Türkan hocaya yazdığım mektuplar vardı 1981 yılına ait. Hoca ona yazdığım mektupları vermişti, birleştireyim diye. O mektuplar alındı. Henüz iade etmediler.

Ne  olduğunu düşündünüz?
ÇYDD’yi şikâyet ettiler diye düşündüm. İkinci gün avukatımız söyledi.

Ne hissettiniz?
Bu yanlış bir yerden dönecek diye.

Neyle itham ediliyordunuz?
Ergenekon’dan tutuklananları tanıyıp tanımadığım soruldu. ÇYDD’nin bursiyer öğrecilerinin teröre karışıp karışmadığını sordular. Ki biz o konuda titiz davranıyoruz.

Tutuklanacağınızı hissettiniz mi?
Hissetmiştim.

Nasıl?
Davranışlardan... O süreci ben de arkadaşlarım da hak etmedik. Ne kadar dik dursak da içimiz rahat olsa da, bıraktığı olumsuz etkiler var. 

Hastalığınız o etkilerden biri...
Öyle düşünüyorum, evet.
Başvuru gelecek hafta
ÇYDD’liler Ergenekon’un soruşturma ve yargılama sürecinin tamamlanmasını beklemeden gelecek hafta AİHM’e gidiyor.  Kansere yakalanan Yüksel’in başvurusunda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ‘yaşam hakkı’ konusu ele alan 5. maddenin ihlal edildiği vurgulanacak. Diğer başvurularda AİHS’nin ‘insan haklarına saygı’, ‘işkence yasağı’, ‘özgürlük ve güvenlik hakkı’ ile ‘özel hayatın gizliliği’ ilkeleri gerekçe gösterilecek. 

* Arama kararları gösterilmedi. 

* ‘Ergenekon Terör Örgütü’ ifadesi yasak olduğu halde arama kararında “ETÖ üyesi oldukları kanıtlanmıştır” yazılıydı.
 
* Suçla ilgisiz dokümanlara da el konuldu. 

* Arama, şüphelinin ya da avukatının yanında yapılması gerekirken, bu kural ihlal edildi. 

* Arama tutanaklarının sureti verilmedi. 

* Dijital kayıtlar ve cep telefonlarının kopyası verilmedi. 

* Emniyette kadınların özel ihtiyaçları karşılanmadı, hastalarla ilgilenilmedi. 

* El konulan evraklar iade edilmedi. 

* ÇYDD ve bursiyerler suçlu gibi gösterildi.