Ergenekon şüphelisine 'Korgeneral Kalyoncu' sorgusu

'Ergenekon şüphelisi' öğretim görevlisi görevlisi Abdurrahim Doğru'ya 'Korgeneral Kalyoncu' ile olan ilişkisi soruldu

 

Özgür CEBE/DİYARBAKIR

Ergenekon soruşturması kapsamında Diyarbakır'daki evinden gözaltına alındıktan sonra tutuklanıp İstanbul’a gönderilen Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Atatürk ilke ve İnkılapları Bölümü öğretim görevlisi Abdurrahim Doğru'nun, halen görevini sürdüren 7'nci Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu ile olan ilişkisi nedeniyle sorgulandığı belirtildi. Abdurrahim Doğru'nun Elazığ'ın Sivrice İlçesi'ndeki yazlığında silah ve cephanelik bulunabileceği gerekçesiyle kazı çalışması yapıldığı ortaya çıktı.
Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların talebi üzerine Diyarbakır'da gözaltına alındıktan sonra Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde 2 gün sorgulanan Abdurrahim Doğru, savcıların talimatıyla 2 gün daha ek gözaltı süresi alınarak tam 4 gün sorgulandı. Doğru, ardından sevk edildiği özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesi yedek hakimliğince tutuklandı.

BAHÇE VE DUVARLAR KAZILDI
Evinde yapılan aramada 5 silahın bulunması üzerine soruşturmayı genişleten savcılık, Abdurrahim Doğru'nun Elazığ'ın Sivrice İlçesi'ndeki Hazar Gölü'nde bulunan yazlığında da arama ve kazı çalışması yapılması talimatını verdi.
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ile Elazığ'daki Terörle Mücadele Şubesi ekipleri ortak çalışmasıyla Abdurrahim Doğru'nun Sivrice'deki dubleks yazlığında arama yapıldı. Yazlıkta suç aletine rastlanılmaması üzerine savcılık bu kez odalarla bağlantıyı sağlayan evin duvarları ve bahçe içerisinde de silah ve cephanelik olabileceği ihtimaliyle kazı çalışması yapılması emrini verdi. Polis ekipleri 2 günlük süren kazı çalışmaları sonucunda silah ve mühhimmata rastlanmaması üzerine evden ayrıldı.

53 SORUDA KALYONCU PAŞA SORGUSU
Sorguya alınan Abdurrahim Doğru'ya yöneltilecek 53 soru Ergenekon'u soruşturan savcılar tarafından Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne gönderildi. Abdurrahim Doğru'nun özellikle bölgede görev yapan üst düzey askeri yetkililerle olan ilişkilerinden dolayı sorgulanması dikkat çekti.
Diyarbakır'daki 7'nci Kolordu Komutanı Bekir Kalyoncu ile ilgili Doğru'ya, “Bekir Kalyoncu'yu tanıyor musun? Ne ilişkiniz var?” diye sorusunun polis ve yedek hakimlik tarafından yöneltildiği belirlendi.
Abdurrahim Doğru'nun ise Korgeneral Kalyoncu'yu geçmişte Diyarbakırspor yöneticisi olması nedeniyle tanıdığını, kulübe destek olmak amacıyla kendilerini ziyarete geldiğini belirterek, “Bizi ziyaret ettiği için biz de kendisine kulüp yönetimi olarak kendisine iade-i ziyarette bulunduk. Başka bir ilişkim yoktur” dedi. Doğru'nun Korgeneral Kalyoncu ile birlikte çektirdiği hatıra fotoğraflarına da el konulduğu bildirildi.
Öğretim görevlisi olan Abdurrahim Doğru’nun, Diyarbakır'da Jandarma Bölge Komutanlığı yapan ardından Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan emekli olan Ergenekon'un tutuklu sanığı Tuğgeneral Levent Ersöz, Veli Küçük ve JİTEM Grup Komutanı Albay Arif Doğan, Sakarya'daki evinden cephanelik çıkan ve ardından tutuklanan Yarbay Mustafa Dönmez ile olan ilişkilerinden dolayı polis ve hakim tarafından sorgulandığı belirlendi. Doğru, adı geçen askerleri tanımadığını, ilişkisinin olmadığını söyledi.

“ADIM ŞEYHMUS' DEYİNCE ŞÜPHELENDİM”
Abdurrahim Doğru'ya ait 2 cep telefonuna el konulurken, ilgili GSM kuruluşlarından son 1 yıl içerisinde yaptığı görüşmelerin dokümü istendi. 5 saat hakim tarafından sorgulanan Abdurrahim Doğru, Malatya'dan kendisiyle görüşmeye gelen ve rektörlük seçimleriyle ilgili konuştukları Uzman Çavuş Mehmet Çolak'ın adını Emniyet Müdürlüğü'nde öğrendiğini, kendisini ‘Şeyhmus Yüzbaşı' olarak tanıttığını belirterek ifadesinde şöyle dedi:
“Malatya'daki bir yakınımın referansıyla kendisiyle görüştüm. Bana kendini ‘Şeyhmus Yüzbaşı' olarak tanıttı. Adının Mehmet Çolak, görevinin uzman çavuş olduğunu burada öğrendim. Hatta isminden şüphelendim ve kendisine, ‘Şeyhmus' adı genellikli bu bölgedeki insanlara verilir. Sen batılısın ve adın nasıl Şeyhmus? Yoksa bu kod isim mi?' dedim. O da gülerek sessiz kaldı. Yanında bir de üsteğmen vardı. Ona ‘Müdür’ diye hitap ediyordu. Bir pastanede oturduk. Yanımızdaki masada tanımadığım birileri daha vardı. Onlar bizi tanıyormuş, kalkarken hesabı vermemize engel oldular. Onların da asker olduklarını düşünüyorum. Mehmet Çolak benden daha sonra 1000 lira istedi. Ama ben vermedim. İyi ki de vermemişim yoksa Ergenekon'a finans sağlamakla da suçlanırdım. 35 yıllık profesyonel avcıyım. Av merakım nedeniyle silahlara ilgim var. Evimde 1'den fazla silah bulundurma sebebim de budur.”

“ADLİ EMANETTEKİ SİLAHI VALİ KENDİ ADINA ÇEVİRMİŞ”
Öğretim görevlisi Abdurrahim Doğru'nun evinde bulunan 5 silah, 1 bilgisayar, 2 harddisk, CD'ler ve hafıza kartlarıyla ilgili de incelemeler sürüyor. Öğretim görevlisinin evinde ele geçen 5 silahtan eski Olağanüstü Hal Bölge Vali Yardımcısı ve Şırnak eski Valisi Hüseyin Başkaya adına kayıtlı olan uzun namlulu vahim nitelikli yivli kurşun özellikli tüfeğin keskin nişancı ‘Smirnoff' marka gece görüş dürbünlü silah olduğu saptandı.
Bu silahın Vıali Hüseyin Başkaya'nın Şırnak'ta görev yaptığı dönemde Uludere İlçesi'nde bir köylüde ele geçirildiği, bu köylünün ‘vahim nitelikli silah bulundurmak' suçundan tutuklandığı, silahın adli emanete alındığı bildirildi. Davanın sonuçlanmasından sonra silahın Makine Kimya Endüstrisi'ne (MKE) gönderildiği, dönemin Şırnak Valisi Hüseyin Başkaya'nın bu silahı Ankara'dan Şırnak'a getirtip adına ruhsatlandırdığı ortaya çıktı.
55'inci Hükümet döneminde GAP'tan Sorumlu Devlet Bakanı olan Şırnak eski milletvekili Salih Yıldırım'ın adına kayıtlı silahı ise, Doğru'nun bakandan aldığı, başkası adına kayıtlı olması ve ruhsat süresi dolmasına rağmen Emniyet Müdürlüğü'ne teslim etmediği bildirildi.(dha)