scorecardresearch.com

Ergenekon düğümünü o çözecek

Ergenekon davasında gözler, davaya bakacak İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün'e çevrildi. Tempo dergisinden Eyüp Erdoğan, Hakim Şengün'ü, dostlarına ve meslektaşlarına sordu. Söyledikleri çarpıcı: Mizacı mahkûmiyete yöneliktir

 

EYÜP ERDOĞAN/TEMPO

 

İSTANBUL - “Bence bu davadan mahkûmiyet çıkar. Onun mizacı mahkûmiyete yöneliktir. Davalarında, ‘Nasıl ederim de bunları mahkûm ederim’ şeklinde bir düşünce yapısı vardır. İddianameleri okurken, ceza vermeye uygun bir yapısı olduğu için, ceza verebileceği noktaları arar. Sadece bu dava için değil; genel yapısı böyledir.”

Bu sözler, iki paşanın da dâhil olduğu Ergenekon sanıklarının davasına, bakacak olan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün’ün emekli bir hakim arkadaşına ait.

Türkiye gündemini, bir türlü hazırlanamayan iddianamesiyle bir yıldır meşgul eden Ergenekon soruşturması, sonunda yargı aşamasına geldi. Acaba tüm Türkiye’nin pür dikkat takip ettiği Ergenekon davasının hâkimi Köksal Şengün nasıl biri?

 

ÇİFTÇİ BABASI TEPKİLERE RAĞMEN KIZINI OKULA GÖNDERMİŞ

 

Köksal Şengün, 19 Ocak 1950’de, Trabzon’un bıçaklarıyla ünlü Sürmene ilçesinin Baştımar Köyü’nde, sıradan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Şengün, altı çocuklu ailenin en küçüğü ve tek erkek çocuğu. Babası Mustafa Şengün’ün mesleği çiftçilik. Karadeniz’in klasik geçim kaynakları olan fındık ve çay üreticiliği yapan Mustafa Şengün, Baştımar Köyü’nde aydın ve ilerici biri olarak biliniyor.

1950’li yıllarda Baştımar Köyü’nde yüksek bir tepede oturan Mustafa Şengün’ün aydın biri olmasına en iyi örnek, köyde kızını ortaokula gönderen tek baba olması. Kızı Ayşe’yi tek başına, bir saatlik yürüme mesafesindeki Sürmene Ortaokulu’na gönderen Mustafa Şengün’e köy halkı tepki göstermiş. “Yapma Mustafa Bey, kız çocuğu tek başına okula gönderilir mi” diyenlere inat, Mustafa Şengün tüm çocuklarını okutmuş. Onun bu tavrını gören köylülerden bazıları da kız çocuklarına izin vermiş ve onun sayesinde köydeki birçok genç kızın okula gitmesinin önü açılmış.

 

"OKUMAYA MERAKLI, BAŞARILI VE USLU BİR ÇOCUKTU"

 

İlkokulu Baştımar’da okuyan Köksal Şengün, ortaokul eğitimini Sürmene Ortaokulu’nda yaptı. Çocukluk arkadaşından aldığımız bilgilere göre Köksal Şengün, okumaya meraklı, başarılı ve uslu bir çocuktu. “Daha çocukken bile elinden her iş gelirdi” diyen çocukluk arkadaşı, onun bu davanın altından da başarıyla kalkacağına inanıyor.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1972 yılında mezun olan Köksal Şengün, staja başlamak üzereyken meslekten ağabeyi olarak gördüğü, köylüsü Avukat Atilla Sefer Baştımar’a gitti ve kafasını kurcalayan kritik bir soruyu ona yöneltti: “Atilla Ağabey, sizce ben avukat mı olayım, hâkim mi?”

 

"SENDEN HAKİM OLUR"

 

Atilla Baştımar’ın “Senden iyi hâkim olur. Avukatlığı unut, hâkimliğe yönel” sözlerini dinleyip 20209 sicil numarasıyla hâkimliğe başladı. Avukat Atilla Sefer Baştımar’ın, Köksal Şengün’le ilgili düşünceleri şöyle: “Köksal Bey, Atatürkçü ve ilericidir. Bu yönü hiç tartışılmaz. Çağdaş bir adamdır. Ticaretle hiç ilgilenmedi. Duygusal ve vefalı bir insan. Fevkalade tarafsız bir adamdır ve tam bir hukukçudur.”

Köksal Şengün hâkim olduktan sonra Türkiye’nin pek çok yerinde görev aldı. Bursa Kemalpaşa ve Rize Ardeşen’de hâkimlik yaptı. 1980’li yıllarda, Erzurum Sıkı Yönetim Mahkemesi’nde çalıştı. Diyarbakır DGM’nin ardından 2000 yılında İstanbul’da 5 No’lu DGM Başkanlığı’na getirildi. 2004’te DGM’lerin kapatılarak Ağır Ceza Mahkemeleri’ne dönüştürülmesiyle, Köksal Şengün de İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne atandı.

 

"ÇATIK KAŞLI HAKİM"

 

Sert bir hâkim olarak bilinen Köksal Şengün’ün davalarında bulunan bir avukat onu şöyle tanımlıyor: “Kürsüsüne hâkim bir insandır. Zaman zaman sertleştiği anlar da olur. Ama savunmayı kısıtlayan, ‘sus sus’ diyen bir adam değildir. Çok zeki bir adam. Usul kurallarına bağlı ve otoriter biri. Benim aldığım izlenime göre, sosyal demokrat bir dünya görüşüne sahip. Köksal Şengün, kürsüde kaşları çatık bir hâkimdir.”

Köksal Şengün ile bir başka ağır ceza mahkemesinin başkanı olarak aynı kulvarda çalışan emekli bir hâkimse, Şengün’ün cezaya dönük mizacının altını çiziyor: “İddianameleri mahkûm ettirmek niyetiyle okur. Karakter olarak bir hâkim cezalandırmaya dönük yapıya sahipse, ister istemez mahkûmiyet kararı verir. Köksal’da da öyle bir yapı var. En azından bazılarını mahkûm eder.”

Emekli hâkim, Köksal Şengün’ün dünya görüşüyle ilgili olarak ise, “Köksal dinci bir adam değil. Sosyal demokrat bir insandır. Uç fikirleri olan bir insan değildir” diyor.

Köksal Şengün, 1993 yılında DGM’de ayak uyduramadığı rüşvet çarkını ve meslektaşlarının rüşvet karşılığı tahliye kararlarını savcıya ayrıntılarıyla anlatmasıyla biliniyor.

 

CUMHURİYET OKURU

 

Hâkimlikte kariyer merdivenlerini hızla tırmanan Köksal Şengün, acaba günlük yaşantısında nasıl bir insan? Bu sorunun yanıtını Sürmene’nin Baştımar Köyü’nden Köksal Şengün’ün bir aile dostunun kızından alıyoruz. Kürsüde sert bir hâkim olduğu bilinen Şengün için yakın dostunun kızı, “Çok cana yakın, konuşkan ve hatırlı bir insandır. Sürmene’ye her yaz gelir. Kitap ve gazete okumayı seviyor. Mahallesindeki insanlarla iç içe. Memleketinde düğün olduğunda da ilgilenen bir insan. Köye geldiğinde muhtarlığa gidiyor ve oradaki çay ocağına takılıyor. Ev ziyaretleri yapmayı, çay içmeyi ve karalahana sarmasını çok seviyor. Eskiden babamla beraber Cumhuriyet gazetesi okurdu. Şimdi okuyor mu bilmiyorum. Buraya geldiğinde babasının eski evini yıktırarak yaptırdığı iki katlı evde kalıyor” diyor.

 

TRABZON'DAN KOPMADI

 

Yine Baştımar’daki komşularından aldığımız bilgilere göre Köksal Şengün, eşiyle Baştımar’da tanıştı. Biri kız, diğeri erkek iki çocuk sahibi olan Şengün, oğluna babasının adını verdi. Yurtdışında yaşayan oğlu, geçen şubat ayında evlendi. Kızıysa halen bekâr. Şengün’ün kendisinden bir yaş büyük olan eşi, ebelikten emekli oldu. Şengün ailesinin Baştımar’da halen çay ve fındık tarlaları var ama bu işlerle Köksal Şengün değil, kız kardeşleri ilgileniyor. Köksal Şengün, Trabzonluların saygı duyduğu ve çok sevdiği isimlerden biri. Trabzonlu derneklerin düzenlediği yemeklere katılıyor. Bunlardan biri de Trabzonlu Bürokrat ve İşadamları Platformu’nun düzenlediği yemekti. İstiklal Marşı’nın 30 kemençe ve dört meydan davuluyla çalındığı gecede, meslektaşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekili Celal Altunkaynak’a plaketi kendisi verdi.

 

MAHKEMENİN BAKTIĞI DİĞER DAVALAR

 

Ergenekon davası bilgisayarla yapılan kura çekimi sonucu İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıktı. Mahkeme heyeti, başkan, iki üye, bir yedek üye ve mahkeme savcısından oluşuyor. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, üyeler Kemal Can ve Hasan Hüseyin Özese, yedek üye Sedat Sami Arışıloğlu. Mahkeme savcısı ise Emin Aydinç. Mahkeme, iki bin 455 sayfalık iddianame doğrultusunda davayı inceleyecek ve karara bağlayacak. 13’üncü Ağır Ceza, daha önce de orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’un tutuklanmasına karar vermişti. Mahkeme, baktığı önemli davalarla biliniyor. Bu davalar arasında DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Ayla Akat Ata hakkında, “Yasa dışı örgüte üye olmak” iddiasıyla açılan dava da var. Hizbullah ana davasının yanı sıra Loui Sakka’nın avukatı Osman Karahan’ın davası, yasadışı DHKP-C davası da bu mahkemede görülüyordu. Ergenekon davasının bu mahkemeye verilmesinin ardından, baktığı diğer tüm davalar elinden alındı ve bu davaya odaklanması sağlandı.

 

BAŞTIMAR KÖYÜ’NDEN ÇIKAN ÜNLÜLER

 

Sürmene’nin Baştımar Köyü’nden Köksal Şengün dışında başka ünlü isimler de çıktı. Mesela gözaltılar hariç hayatının 21 yılını cezaevinde geçiren ünlü mafya babası Dündar Kılıç, 1953’te Baştımar’da doğdu. Köyün bir diğer ünlüsüyse ‘Banker Kastelli’ adıyla tanınan ve geçen ay intihar eden Abidin Cevher Özden. Baştımar Köyü’nden çıkan ve adını tüm Türkiye’ye duyuran son isimse Zeki Baştımar. Türk sol hareketinin önderlerinden Zeki Baştımar, Türkiye Komünist Partisi İcra Komitesi üyesiydi. Sürmeneliler, Baştımarlılara genellikle Mahnolu anlamına gelen ‘Mahnoli’ diyor. Mahno, Sürmenelilerin Baştımar Köyü’nün de bulunduğu bölgeye verdikleri ad. Baştımar, Sürmene’nin hiç Rumca konuşulmayan ve ismi Türkçe olan nadir köylerinden biri.


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/8902748902744

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Kerem Bey - siyahsim

Dinci, dini görüşleri her alana yaymak isteyen kimse. Dindar, din inancı güçlü, din kurallarına bağlı. Kerem Bey, eğer dini kurallar dini her alana yaymayı emrediyor ise ve eğer o kurallardan birini inkar ettiğinizde de sizi dinden atıyor ise, o zaman dindar ile dinci arasında o dine bakıldığında hiçbir fark yoktur. Rahatsızlık duyduğum bişeyler tabi ki var. Siz özel hayatınızda satanistte olabilir siniz funda mantalistte ateisette, başka bişey de. Bu hiç önemli değil. Önemli olan işinizi nasıl yaptığınız. Hele ki Laik bir ülkede isek bu ön şart olmalı. Biz bu konuda malesef abartıyoruz. Biz insanların bu insanların ne görüşte olduklarını değil, bu insanların işlerindeki başarısı ile ilgili habere ihtiyacımız var. Verdiği kaç kaç karar temize gitmiş, kaç kararı bozulmuş, vb. Ayrıca, yine malesef bize dokunuyorsa batırıyor, bizden farklı düşünen insanlara dokunduğunda yüceltiyoruz, aynı insanları. Bu insanların özel hayatlarını değil verdikleri kararları tartışalım. Kaynak:TDK

Ergenekon düğümünü o çözecek - K BIYIKLI

A.Hakim Beyin neye takılarak bu denli şiddetli bir çıkış yaptığını anlayamadım. Yorumda herhangi bri abartı göremedim şahsen ben. Ayrıca dindar ile dinci kelimesinin anlamlarını karıştırılmamalıdır diyorum.

Cezalandırmaya yönelik hakim - ismail niyazi aksoy

Sn. emekli hakim gerçeği söylemiş. Sadece Sn. Köksal Şengün"ün değil, tüm adalet düzeneğimizin mizacı mahkumiyete yöneliktir Sanık lehine olan maddeler özellikle pas geçilir. Tecil, öteleme, para cezası gibi yargıcın insafına bırakılmış olan seçenekler pek tercih edilmez. Bunun sonucunda cezaevleri dolunca, her on yılda bir herkes affa tabi tutulur...

Hakim beyin karakteri - siyahsim

Emekli hâkim, Köksal Şengün?ün dünya görüşüyle ilgili olarak ise, ?Köksal dinci bir adam değil. Sosyal demokrat bir insandır. Uç fikirleri olan bir insan değildir? diyor. Bu ne demek? Sosyal demokratların dini hassasiyeti yokmudur? Bu adam dinsiz mi? Bu nasıl haber? Hiç cuma namazı kılmış mı acaba? Yada Daha önce verdiği kararlardan çezaya çartırdığı insanların kaçı sosyal demokrat kaçı dini hassasiyeti yüksek insanlar. Hatta bunların içinde siyasi ilişkisi olan insanlar var mıymış? Bırakın bu insanları işlerini yapsınlar. Türk insanı olmamızdan mıdır nedendir. Abartıyoruz.