Ergenekon'da kanser cezası

Ergenekon'dan tutuklanan eski Uludağ Rektörü Prof. Yurtkuran'ın yarım kalan kanser tedavisi nedeniyle avukatları 3 kez tahliye talebinde bulundu, ancak talep her seferinde reddedildi. Şimdi hem kanser, hem kalp rahatsızlığıyla boğuşuyor



Testis kanseri teşhisiyle 10 Mart 2009’da ameliyat olan ve radyoterapi görmesi gerekirken 17 Nisan 2009’da Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran, 2 aydır kanser tedavisi göremiyor. Ailesinin ve avukatlarının bugüne kadar sağlık raporları ile birlikte yaptığı üç tahliye talebi reddedilirken, Yurtkuran’ın kalbe giden iki damarında da “hayati derecede riskli tıkanıklık” bulunduğu tespit edildi.

Teşhis, ameliyat ve gözaltı
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan Prof. Yurtkuran’a baypas ameliyatı yapılması gerektiği ve kanser hastalığı nedeniyle radyoterapi uygulanmamasının hayati tehlike yarattığına dair raporlar verildi. Kanser tedavisiyle ilgili bekleyişte olan Prof. Yurtkuran’ın eşi Merih Yurtkuran, “Eşimin Kuddusi Okkır gibi ölmesini istemiyorum” dedi.
Eski Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran, Ergenekon soruşturmasının 12. dalga operasyonları kapsamında 13 Nisan’da gözaltına alındı, 17 Nisan’da tutuklandı. Yurtkuran’ın tutuklanmadan yaklaşık 1 ay önce testis kanserine yakalandığı tespit edilmiş ve ameliyatla sol testisi alınmıştı.
Yurtkuran’ın avukatları ve ailesi bugüne kadar tam üç kez sağlık gerekçesiyle tahliye talebinde bulundu ancak üç talep de reddedildi.

Olaylar böyle gelişti
Şu anda Haseki Hastanesi’nde tedavi altında bulunan Yurtkuran’ın ailesini endişeye düşüren sağlık ve tutukluluk kronolojisi şöyle:
10 Mart: Sol testisindeki şişlikten şüphelenen Prof. Yurtkuran, 9 Mart’ta Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başvurdu. Kanser tespit edilmesi üzerine Yurtkuran’ın sol testisi, 10 Mart’ta yapılan ameliyatla alındı ve profesöre radyoterapi önerildi.
13 Nisan: Yurtkuran, Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasında bazı eski ve mevcut rektörlerle birlikte gözaltına alındı.
17 Nisan: Yurtkuran, mahkeme tarafından tutuklanarak Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları’na gönderildi.
İtirazları reddedildi
20 Nisan: Yurtkuran’a Uludağ Üniversitesi’nde testis kanseri tanısı konduğu ve iki ayda bir kontrole gelmesi gerektiğini belirten bir rapor verildi.
24 Nisan: Avukatları, Yurtkuran’ın tahliyesi için 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdular. Başvuruda, Yurtkuran’a verilen 20 Nisan tarihli heyet raporu ile kalp damarlarındaki sorunları gösterir rapor ek olarak sunuldu. Mahkeme tahliye talebini reddetti.
4 Mayıs: Yurtkuran’a Uludağ Üniversitesi Üroonkoloji Konseyi tarafından radyoterapi görmesi gerektiğini belirten bir rapor daha verildi.
15 Mayıs: Avukatlar sağlık nedenleriyle tekrar tahliye talebinde bulundular. Bu kez başvuruya, Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nden alınan 4 Mayıs tarihli rapor eklendi. Nöbetçi mahkeme bu talep üzerine, “Raporda tutuklunun hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmesi yönünde görüş olması” gerektiğini belirterek, tahliye talebini tekrar reddetti.
8 Haziran: Avukatlar bu kez, Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nden daha detaylı bir raporla tahliye başvurusunda bulundu. Raporda, “Hastanın tutukluluğu nedeniyle ışın tedavisinin uygulanamaması yayılım riskini artırmaktadır. Dolayısıyla radyoterapi uygulanmaması, tutuklunun hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmektedir” ifadesi yer aldı. Mahkeme ise bu kez, “isnad edilen suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesi, tutuklama sebebinin henüz ortadan kalkmamış olması nazara alınarak tutukluluk hallerinin devamına” karar verdi.

Bu kez kalp rahatsızlığı
10 Haziran: Yurtkuran, şiddetli sırt ağrıları ve kanser tedavisinin gecikmesi nedeniyle yaptığı başvuru üzerine, Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yüksek tansiyon, kalp-damar hastalığı ve testis tümörü tanısıyla Sağlık Bakanlığı’na bağlı en yakın eğitim ve araştırma hastanesine sevki uygun görüldü.
12 Haziran: Yurtkuran cezaevinden Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedaviye alındı.
17 Haziran: Haseki Hastanesi, testis tümörü tespit edilen Yurtkuran’a tutukluluğu nedeniyle radyoterapi uygulanamamasının, “hayatı için kesin bir tehlike teşkil ettiği” yönünde rapor verdi.
18 Haziran: İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü uzmanları ise, Yurtkuran’ın sol ana koroner damarında yüzde 60 darlık saptandığını belirtti. Aynı gün Haseki Hastanesi tarafından verilen raporda ise, hastaya öncelikle baypas tedavisi daha sonra radyoterapi uygulanması gerektiği belirtildi. Raporda Yurtkuran’ın baypas olmaması durumunda bunun hayati tehlike arz ettiği vurgulandı.
19 Haziran: Yurtkuran halen Haseki Üroloji Servisi’nde tedavi altında tutuluyor.

Prof. Yurkuran’ın eşi Merih Yurtkuran ve avukatları Mehmet İpek, yaşananları Milliyet muhabirine anlattı.

Merih Yurtkuran: Eşim Okkır gibi olmasın...
Prof. Yurtkuran’ın eşi Merih Yurtkuran, eşinin bu kadar ciddi sağlık sorunları varken 2 ay boyunca tahliye taleplerinin reddedilmesinin insanlık suçu olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Ben olayın hukuki kısmıyla ilgilenmiyorum, adalete güveniyorum. Suçu varsa cezasını çeker. Fakat bu bir sağlık sorunu. Eşimin Kuddusi Okkır gibi ölmesini istemiyorum. Bütün raporlara rağmen tahliye kararı verilmedi. Cezaevi şartlarında sağlığı daha da bozuldu. Daha önce bir damarı yüzde 90 tıkalıydı, şimdi ikinci damarı da yüzde 60 oranında tıkalı. Şekeri, kolesterolü yükseldi. Tabipler Odası aracılığıyla, Adalet Bakanlığı’na da başvurdum, yanıt bekliyorum.”
Prof. Yurtkuran’ın avukatı Mehmet İpek ise tahliye kararı çıkması için hukuki girişimlerinin süreceğini, bu kadar hayati tehlike altındaki bir hastanın tutuklu kalmasının düşündürücü olduğunu söyledi.

Yurtkuran kimdir?
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Yurtkuran, 2000 yılında Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü görevine geldi. Yurtkuran, emekli Orgeneral Şener Eruygur’un tutuklanmasının ardından Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Vekilliği’ne seçildi. Türbanın serbest olmasına karşı çıkan rektörler arasında yer alan Yurtkuran, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Rektörler kendi işine baksın” tepkisine karşılık, “Rektörler za-ten kendi işine bakıyor. Halkı aydınlatmak bizim asli işimizdir” yanıtını vermişti. 13 Nisan’da gözaltına alınan Yurtkuran, darbecilere destek vermekle suçlanıyor. (Milliyet)