Ergenekon'da zorunlu 'salon adamlarının' ilginç diyaloğ

Ergenekon davasında yapılan çapraz sorguda Muzaffer Tekin ile Osman yıldırım arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Osman Yıldırım hakkındaki itirafçı nitelemeleri için 'Ben değilim Alparslan Arslan" dedi




İSTANBUL - Birinci Ergenekon davasının 123. oturumuna birleştirilen Danıştay Suikasti Davası'nın tutuklu sanığı Osman Yıldırım'ın 'Cumhuriyet gazetesine atılan bombaları verdiğini' öne sürdüğü eski yüzbaşı Muzaffer Tekin de sorular sordu. İki sanık arasında ilginç bir diyalog yaşandı.
Silivri Cezaevi'nde kurulan 13. Ağır ceza Mahkemesi'nde süren davanın dünkü duruşmasında önce savcı Nihat Taşkın, Yıldırım'a "İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu neden sizin hakkınızda ’bu itirafçı, yalan söylüyor’ diyorlar?" diye sordu. Bunun üzerine Yıldırım, "Allah insanı cahil insanlarla muhatap etmesin. İtiraf eden Alparslan Arslan’dır" dedi. Savcıdan sonra tutuklu sanıklardan Tekin söz aldı. Tekin ile Yıldırım arasında şu diyalog yaşandı.
* Yıldırım (Ataşehir'de Cumhuriyet bombalarının verildiği toplantıyla ilgili): Masanın üzerindeki üç bomba aynıydı. Siyahtı, parça tesirliydi.
* Tekin: Üç bombadan ikisini alıp cebinize mi koydunuz?
* Yıldırım: Evet
* Tekin: Sizin aldıklarınız patlamadı, Alparslan Arslan’ın aldığı bomba patladı. Yani tesadüfen patlayan bomba sizin tarafınızdan da alınabilirdi?
* Yıldırım: Bombaların üçünü de aynı anda masaya koymadılar. Önce iki tanesini masaya koydular. Onları ben aldım. Sonra üçüncüyü Alparslan Arslan aldı.
* Tekin: Bombayı bir holdinge attığınızı, patlamayınca pimini taktığınızı söylüyorsunuz? Patlamayan bombanın pimini nasıl taktınız, açıklarmısınız?"
* Yıldırım, " Patlamayan bombaları masanıza süs olarak koyuyorsunuz ya. Holdinge meselesinin dava ile alakası yok.
* Yıldırım: Cumhuriyet Gazetesi’ne üçüncü bombayı benim attıracağıma dair bir anlaşma yoktu. Alparslan Arslan müslüman değil. Müslümanlık sıfatıyla TSK’yı, yargıyı tehdit ediyor.
* Tekin: Düşmanım değilsiniz. Bu davada en çok zarar gören benim. Tutanaklara göre soruyorum.Sözde Ergenekon örgütünün varlığını biliyor musunuz?
* Yıldırım: Ergenekon’u biliyorum, örgüt olup olmadığını bilmiyorum.
* Tekin: Bu örgütün üyesi misiniz?
* Yıldırım: Değilim
* Tekin: Üyesi olmadığın halde varlığın nereden biliyorsun? Toplantılarına katıldın mı?
* Yıldırım: Varlığını biliyorum. Üyesi olmadığım bir örgütün toplantılarına neden katılayım.
* Tekin: Danıştay cinayeti Ergenekon işi diye nasıl bilgi veriyorsunuz?
Osman Yıldırım: Ergenekon ismiyle faaliyet gösteren sizsiniz. Alparslan Arslan seninle hareket eden bir insan.
* Tekin: Bunu somut olarak ortaya koyar mısın? Seni ilk defa bu salonda gördüm.
* Yıldırım: Seni her yerde gördüm.
* Tekin: Beni ilk ne zaman, nerede gördünüz?
* Yıldırım: İstanbul’da bazı yemekli toplantılarda görmüştüm. Avrupa yakasında olabilir. Mekanı ve tarihi hatırlamıyorum. O zaman arkadaşlar tanıştırmıştı. Telefon numaranızı ve adresinizi verdiğinizi hatırlamıyorum. O zaman irtibatlaşalım demediniz. Büronuz Kadıköy’de olabilir. Büronuza Alparsla Arslan ile gelmiş olabilirim. Sizi Veli Küçük ve İbrahim Genç ile gördüğümü hatırlamıyorum.
* Tekin: Eski başbakanlardan Tansu Çiller’in eşi Özer Çiller'i tanıyor musun?
* Yıldırım: Tanıyorum. Ancak kimin vasıtasıyla tanıştığım önemli değil. Muzaffer Tekin ile Özer Çiller’i bir arada görmedim.
* Tekin: Neden bu kişiler size eylemi yaptırdılar? Askerler de var. ’Bombaları niye onlara attırmıyorlar’ diye sormadın mı?
* Yıldırım: Sesini yükselterek soru sorma, salon adamı olmaya çalışıyoruz.
* Tekin: Bana talimat veremezsin. Mahkeme aracılığıyla soru soruyoruz.
* Şengün: (Osman Yıldırım’a) Senin de sesini yükselttiğin, çok yukarı çıktığın oluyor. Heyecanlandı. Sen üzerine alınma.(dha)