Ergenekon'un TSK'daki kolu: Karargâh Evleri

İSTANBUL - Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ile tutuksuz yargılanan Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün ‘örgüt liderleri’ olduğu iddia edilen üçüncü Ergenekon iddianamesine göre, Ergenekon’un Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki kolunu, ‘Karargâh Evleri’ oluşturuyor. Bu yapılanmanın yanı sıra, eski Özel Harekât Dairesi Başkanı İbrahim Şahin tarafından polisler ve askerlerden seçilmiş ‘eylem ve suikast’ hücresi kurulduğu iddia ediliyor.

Haberal ve Küçük örgüt lideri
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ile Prof. Dr. Yalçın Küçük örgütün lideri olmakla suçlanıyor. İddianamede iki şüpheli için şu ifadeler var:
“Birçok örgütsel konuda Küçük’ün geliştirdiği stratejilerin uygulandığı, üniversitelerde kadrolaşma faaliyetlerini yürüttükleri, Haberal’in bu amaçla Hilmioğlu’na (Eski Malatya Üniversitesi Rektörü Fatih Hilmioğlu) talimatlar verdiği belirlenmiştir.”

Akademik hücre 
Prof. Dr. Erol Manisalı, eski rektörler Mustafa Abbas Yurtkuran, Fatih Hilmioğlu, Rıza Ferit Bernay ile emekli Tümgeneral Erdal Şenel ise 2003 -2004 yılları arasında Cumhuriyetçi Çalışma Grubu (CÇG) tarafından planlandığı öne sürülen darbe süreçlerine katılmakla suçlanıyor.  İddiaya göre eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’se örgüt talimatıyla, kullanabilecekleri kişileri üniversite yönetimine seçtirip muhalif adayları yıpratıyordu.
Üçüncü iddianameye göre Ergenekon’un TSK içinde yürüttüğü öne sürülen faaliyetlerinin bir kolu da, ‘Karargâh Evleri, İddianamede, Karargâh Evleri (KE) hakkında ‘gizli hücre yapılanması’ deniliyor. İkinci iddianame kapsamında tutuklu olarak yargılanan yayıncı Neriman ve Kemal Aydın kardeşlerin KE adına Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve askeri okullardaki örgütlenme faaliyetlerinden sorumlu oldukları ileri sürülüyor. Yine KE adına, Albay Cengiz Köylü’nün Hava Kuvvetleri’nde, Binbaşı Erbay Çolakoğlu’nun da Deniz Kuvvetleri’nde çalışma yürüttükleri savunuluyor. Kara Kuvvetleri’nde görevli Yarbay Mustafa Dönmez, tutuklu sanık Prof. Dr. Emin Gürses’le örgütsel ilişki içindeydi. Örgüte ait silah ve askeri mühimmatı değişik yerlerde gizliyordu.
Emekli Kurmay Albay ve Albay Cihandar Hasanhanoğlu ise CÇG faaliyetlerinin yürütülmesinde görevliydi.

İddia: Eylem ve suikast hücresi
Eski Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin liderliğinde ‘eylem ve suikast’ amaçlı olarak, askerler ve polislerden kurulu hücre oluşturulduğu savunuluyor. Polislerin ağırlıklı olarak, özel harekâtta çalışmış kişilerden kurulduğu öne sürülüyor.
 İddiaya göre; Mustafa Levent Göktaş, Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan emekli olduktan sonra faaliyetlerini devam ettirmiş; Emekli Albay İlyas Çınar ve Hüseyin Vural Vural ile Emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, ‘emekli olmalarına rağmen örgüt içi istihbarat ve örgüt üyelerinin motivasyonunun sürdürülmesinde’ rol almıştı.
 Avukat Mustafa Hüseyin Buzoğlu’nun, özellikle eski MGK Genel Sekreteri Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç ve Emekli Orgeneral Kemal Yavuz’dan temin ettiği öne sürülen, ‘devletin güvenliği iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken belgeleri’ örgütün özel istihbarat arşivine konulmak üzere sakladığı iddialar arasında.

Medya ayağı
İddianamede Prof. Mehmet Haberal, eski Türk-Metal -İş Başkanı Mustafa Özbek ve Prof. Erol Manisalı da ‘örgütün medya finans yapılanmasında’ yer aldıkları ve bası basın kuruluşlarına yardım ettikleri belirtiliyor. (Radikal)