Erhan Göksel: En büyük düşmanım Ramazan Akyürek

Erhan Göksel: En büyük düşmanım Ramazan Akyürek
Erhan Göksel: En büyük düşmanım Ramazan Akyürek
Ergenekon'da gözaltına alınan Erhan Göksel, özellikle dinleme konusunda büyük suçlamalarda bulunduğu Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'i 'en büyük düşmanı' ilan etti

 

ANKARA - Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan VERSO araştırma şirketi sahibi Erhan Göksel "En büyük düşmanım Ramazan Akyürek" dedi.

Ergenekon soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alınan araştırmacı Erhan Göksel, sağlık kontrolünden geçirildi. Göksel, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara Adalet Sarayı'na getirildi. Sağlık kontrolünün ardından Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürülen Göksel, adliyeden ayrılışı sırasında basın mensuplarının "Niçin gözaltına alındınız?" sorusuna "Bir yıl önce Ergenekon ile ilgili verdiğim röportajı okuyun" dedi. Bir gazetecinin, "Son olarak 11. dalga olmayacak demiştiniz?" sorusuna ise "Ben tam tersine peş peşe davalar geliyor dedim. Benim en büyük düşmanımın da Ramazan Akyürek olduğunu söyledim. Unutmayın. Okuyun biraz işinizi yapın arkadaşlar" diye yanıt verdi. Göksel, "Ergenekon örgütüne üye olmakla mı suçlanıyorsunuz?" sorusu üzerine de "Hayır böyle suçlamıyorlar. İfademe başvurmak istiyorlar" diye konuştu. Bir gazetecinin "Neden gözaltına alındınız?" sorusunu ise Göksel, "Onu tam bilmiyorum" diye cevapladı.

DİNLEME İDDİALARI

18 Eylül 2008 tarihinde VERSO Başkanı Erhan Göksel, uzaktan dinleme yapan üstün teknolojik cihazlardan 2005'te 17 adet satın alındığını ancak İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın bunu bilmediğini iddia etmişti. Göksel, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin 2005’te ABD’den 17 adet “A1-5” olarak adlandırılan dinleme cihazı satın aldığını, bunlardan 15’inin bir devlet kurumunda, 2 tanesinin de Emniyet istihbaratında bulunduğunu savunmuştu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun da bu konuda bilgisi olmadığını öne süren Göksel, “Bu aletlerin alındığını Hilmi Özkök bilmiyor, İçişleri Bakanı bilmiyor, eskisi de yenisi de bilmiyor” demişti. Göksel, CHP Genel Merkezi’nin dinlenmesi olayının Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt’ün dinlenmesi iddialarını örtbas etmek için ortaya çıktığını öne sürmuştü. Erhan Göksel, “Bu olayı örtbas etmek için CHP ile AKP’nin bir çeşit iyi polis kötü polis oynadığını, gündemi değiştirmeye yönelik olduğunu düşünüyorum” diye konuşmuştu.

Erhan Göksel, bir televizyon programında Ferda Paksüt’ün "Başbakan Erdoğan’ın emriyle dinlemeye alındığı" iddiasını dile getirmişti. Başbakan Erdoğan “kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle Göksel’e tazminat davası açmıştı. Bunun üzerine “görevi kötüye kullanmak ve ihmal” suçlamasıyla Başbakan Erdoğan’a karşı dava açan Göksel, şöyle demişti: “Disiplin amirlerini harekete geçirerek, gerekli idari inceleme ve soruşturmayı başlatmakla yükümlü olduğu halde, Başbakan Erdoğan’ın kişisel haklarına saldırıldığı gerekçesiyle dava açma yoluna gitmesi devlet adamı olamamış herkes için doğal karşıladığım bir zafiyettir.”

ERDOĞAN VE AKYÜREK'LE İLGİLİ İDDİALAR

18 Ocak 2009’da Skytürk'de yayınlanan Gürkan Hacır'ın "Şimdiki Zaman" programında kendisinin Türkiye'de en büyük düşmanının Ramazan Akyürek olduğunu ileri sürmüştü. O konuşmadan bazı satır başları şöyle:

- Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’e göre; Türkiye’deki en büyük düşmanının Erhan Göksel olduğu ortadadır.

- Dünyayı anlamak ve görebilmek için “bilgi, algılama ve enformasyon” gerekir.”

- Bir toplum aydınlatılmazsa, bir toplumun kültür temelleri kurulamazsa, o toplum hiçbir yere gidemez.

- Ergenekon Davası’nın ek iddianamesi yerel seçimler öncesi ‘Darbe Teşebbüsü’nden gelecek gibi gözüküyor.

- AKP, Ergenekon davası sürecinde kendisine karşı olan güç odaklarını bu davanın psikolojisi ile geri püskürtmeyi başarmıştır.

- Ergenekon Davası’nın gelişimi kamuoyu açısından gittikçe siyasallaşıyor imajını da birlikte getirmiştir.

- Tutuklanan insanların bir kısmının suçluğu ile ilgili ciddi endişelerim var.

- Bu davanın seyri, AKP’ye karşı olan güç odaklarını, ABD’de geçmişte yaşanan McCarthy hareketi gibi sindirmiştir.

- Bu davanın 5 yıldan az sürmesi fiziken imkansızdır. Sanki dava bitmesin isteniyor.

- 22 Temmuz Seçimlerinde AKP’nin karşısında kutup olarak CHP vardı. Bugün ise güçlü adaylar var.

- AKP’nin karşısındakiler, AKP’yi iktidardan indirmek için gözlerine güçlü gelen adaya oy verecekler. Yani aday iyi ise partiye değil adaya oy verecekler.

- Erdoğan’ın tavrı nedeniyle AKP ile Kürtler arasındaki bağ koptu.

- AKP, Üsküdar’ı Saadet Partisi’ne kaybetmiş görünüyor.

- AKP, bir çok ilde beklenenin aksine aday tercihinde büyük hatalar yapmıştır.

- AKP’nin teşkilat yoklamaları ve aday anketleri gerçekte, Erdoğan’ın kendi adayını partisine empoze etmek için yapılmaktadır.

- AKP-CHP ikilemi o derece iç içe geçmiş durumda ki, aday değişimleri bile bu iki parti arasında adeta yer değiştirme halini aldı.

-Türkiye’nin Hamas’ın seçilmiş liderleri ile değil de Halit Meşal ile görüşerek yalnızlaştırılması da aslında bir İsrail projesidir.

- Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söylemleri yerel seçimlere giderken iç siyasete yönelik söylemlerdir.

- İsrail’in bu harekatı önceden planlamış olduğu açıkça ortadadır.”

2005’de BM kararıyla boşaltmak zorunda kaldığı toprakları yeniden işgal etmiştir. Bu toprakları Filistinliler’den arındırmak için hareket ediyor.

- Batı Dünyası’na karşı Türkiye’yi Hamas’la aynı sepete koyarak yalnızlaştırma politikası gütmektedir.