Erkeğe uymayan yasa

Şiddete uğrayan kadınları yasal güvence altına almak için çıkarılan ve içerdiği hükümler bakımından olumlu...
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Şiddete uğrayan kadınları yasal güvence altına almak için çıkarılan ve içerdiği hükümler bakımından olumlu karşılanan 4320 sayılı 'Ailenin Korunmasına Dair Kanun' gerektiği gibi uygulanmadığı için işlevsiz kalıyor. Yasaya göre duruşma yapılmaması gerekirken, hâkimler dayak yiyen kadını tekrar evine göndererek, davayı erteliyor. İnfazı uygulamakla yükümlü polislerin yasaya bakışı ise, "Bize uymaz" şeklinde.
Yaklaşık üç yıldır yürürlükte olan yasaya
göre, şiddete uğrayan kadın savcılığa veya sulh hukuk hâkimliğine şikayette buluyor. Kocayla ilgili ihbarı değerlendiren mahkeme davayı hemen açmak ve karara bağlamak zorunda.
Yargının yavaşlığı
Duruşmasız yapılması gereken davada hâkim, dayakçı kocaya 'evden uzaklaştırma',
'telefonla görüşmeme', 'nafaka ödeme' cezalarından birini veriyor. Karar, bağlı bulundukları karakola bildirilerek, davalının eve yaklaşmasının engellenmesi öngörülüyor. Davalı mahkemenin kararına uymazsa, hakkında tutuklama kararı çıkarılarak 'yasaya muhalefet' suçundan yargılanıyor. Bu süre içinde sorun çözülmezse, çiftler boşanma yoluna gidiyor.
Bin 800 kişiye ceza
Ancak yasa bu haliyle henüz uygulamaya geçmiş değil. Birçok davada hâkimler, anında karar vermek yerine duruşma günü vererek, davayı erteliyor. Bu durumda kadın yeniden kocasının da yaşadığı eve dönmek ve şiddetle burun buruna yaşamak zorunda kalıyor. Mahkemeye başvurduğu için gördüğü şiddet oranı da artıyor. Hâkimlerin kocaya yasada öngörülen cezalardan birini vermesi halinde ise uygulama bu kez de polise takılıyor.
Barolardan alınan bilgilere göre iki yıl içinde aile içi şiddete neden olan bin 800 kişi, yasanın öngördüğü şekilde cezalandırıldı.
Polisi bilgilendirme
İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi, Adalet Bakanlığı'nın isteği üzere karakollara giderek, yasayla ilgili bilgi veriyor. Personel Meslek İçi Eğitim programı kapsamında verilen derslerde avukatlar ilginç tepkilerle karşılaşıyor. Yasanın hükümlerine göre 'kocanın evden atılacağını' söyleyen avukatlara polislerin verdiği ilk tepki, "Böyle şey olmaz", "Bu bize uymaz" şeklinde oluyor.
Polislerin büyük bölümü yasayı Türkiye'deki
'gelenek ve göreneklere' aykırı buldukları için uygulanmaması gerektiğini belirtiyor.
Eşlerden biri ve çocuklar, aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden biri şiddete maruz kaldığında, kendileri veya herhangi bir görgü tanığının şikâyeti üzerine olay Sulh Ceza Mahkemesi'ne intikal edecek.
Yasa ne diyor?
Mahkeme kusurlu kişi hakkında aşağıdaki tedbirlerden birini veya birkaçını alabilecek:

  • Eşine veya çocuklarına karşı şiddet uygulayan kişinin şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması.
  • Müşterek evden uzaklaştırılması.
  • Eşyalara zarar vermemesi.
  • Silah ve benzeri araçların zabıtaya teslim edilmesi.
  • Alkol veya uyuşturucu kullanarak ortak konuta gelmemesi.
    Kusurlu eş, karar alınmasından itibaren üç gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesi'ne itiraz edebilir. Altı aylık süre içinde kusurlu eş, tedbirleri yerine getirmediği zaman, üç aydan altı aya kadar hapis cezasına çarptırılacak. Kişi suçu devam ettirdiği için de aynı zamanda fiilinden dolayı 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak.
    ***
    Yargı yolu şiddeti artırdı
    Uygulama mağdurlarından iki örnek: C.S. gecekondu semtlerinden birinde yaşıyor. Kocası seyyar satıcılık yapıyor.
    İki çocukları var. Biri 7, diğeri
    4 yaşında. Maddi durumları iyi olmayan hatta kirayı ödeyemeyecek duruma gelen C.S. kocasının şiddetine maruz kalıyor. Sürekli dayak yiyen ve çalışmaya zorlanan C.S. bir avukatın yardımıyla gizli bir şekilde kocası hakkında şikâyette bulunuyor. 4320 sayılı yasa uyarınca dava açılıyor. Hâkim, kocanın da ifadesinin alınması için davayı ileri bir tarihe erteliyor. C.S.'nin mahkemeye başvurduğunu öğrenen koca, C.S.'ye uyguladığı şiddeti artırıyor. C.S. davayı yarım bırakıyor. Oysa yasaya göre hâkimin, kocanın ifadesinin almasına gerek bulunmuyor.
    Polis uyarmakla yetindi
    E.E. de yasanın uygulanmaması nedeniyle mağdur olmuş. Mahkeme E.E.'nin kocasının üç ay süreyle evden uzaklaştırılmasına karar verip, kararın infazı için E.E.'nin oturduğu bölgedeki karakola bildiriyor. Ancak polisler kararı uygulamıyor. Kocaya sakin olması, eşini dövmemesi yönünde uyarılarda bulunuyor. E.E.'nin yargıya başvurması ve polislerin eve kadar gelmesi E.E.'ye uygulanan şiddeti ikiye katlıyor. Kararın uygulanması için avukatların yaptığı girişimler sonucunda polis ve E.E.'nin kocası arasında büyük tartışmalar yaşanıyor. Ancak koca evden uzaklaşmıyor. Oysa polisin gerekli önlemleri alarak, kocayı eve bile yaklaştırmaması gerekiyor.