Erzincan'daki operasyon Reşadiye saldırısına zemin mi hazırladı?

Erzincan'da MİT ve jandarma elemanlarının tutuklanmasının 'cemaate dokunma' mesajı olduğunu belirten CHP'li Ersin, yaşanan istihbarat zaafına dikkat çekti: Reşadiye saldırısı engellenebilir miydi?

 

İSTANBUL - Erzincan’da, MİT ve jandarma istihbaratından bazı isimlerin tutuklanmasıyla ilgili, CHP Milletvekili Ahmet Ersin’den ilginç açıklamalar geldi.

Tutuklu kişilleri ziyaret eden Ersin, NTV'de yayımlanan Canlı Gazte’ye konuk oldu.  Can Dündar’ın sorularını telefonda yanıtlayan Ersin, olayın Ergenekon ve İrticayla Mücadele Eylem Planı’yla ilgili olmadığını, amacın, 'cemaatlerle uğraşanın başı belaya girer' mesajı vermek olduğunu söyledi.

Ersin, görüştüğü istihbaratçılara ne sorulduğuyla ilgil olarak, "Ne MİT görevlileri ne de jandarma istihbaratçıları niçin tutuklandıklarını ve soruşturmanın ne olduğunu bilmiyorlar. Sorguda da hiçbir şey sorulmamış. ‘Anlat bakalım’ demişler ‘neyi anlatalım’ yanıtı verilmiş" dedi. 

MİT Bölge Müdürü ve diğer elemanlara, 'Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı ve Jandarma İstihbarat Şube Müdürü ile diğer elemanlarla görüşüyor musunuz? diye sorulmuş" diyen Ersin, "Onlar da, başsavcıyı sadece protokolden tanıdıklarını, jandarma istihbaratı ile de görevleri icabı görüştüklerini söylemişler ve tutuklanmışlar" şeklinde konuştu.

"Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nın İsmailağa Cemaati hakkında başlattığı soruşturmayı, Ergenekon’a ve İticayla Mücadele Eylem Planı’na dayandıranlar var" diyen Ersin, "Bu soruşturma 2007'nin aralık ayında başlıyor. Ayrıca, başsavcının kendi insiyatifiyle de değil. Valilik’te yapılan güvenlik toplantısında, yasaya aykırı bağış toplandığı, köylerden 8-10 yaşındaki çocuklara evlerde yasa dışı eğitim verildiğine dair şikayetler dile getiriliyor ve soruşturma başlatılıyor. İleriki safhalarda cemaatin önde gelenlerinin telefonlarının dinlenmesi için mahkemeden izin çıkartılıyor.

Bu süreç 2009'un ilk aylarına kadar devam ediyor ve elde edilen dedlillere dayanarak savcı, cemaatin önde gelenlerinden 16 kişinin tutuklanmasını istiyor.

 


CEMİL ÇİÇEK VE ADALET BAKANI DEVREDE

 

 

Bu aşamada, Bakan Cemil Çiçek başsacvcıyı arayarak, 16 kişinin serbest bırakılmasını istiyor. Başsavcı da ‘devam edeceğim diyor’ ve soruşturmayı sürdürüyor. Ardından da 16 kişi tutuklanıyor. Daha sonra devreye Adalet Bakanı giriyor. Müfettişler gönderiliyor ve soruşturma başsavcıdan alınıp özel yetkili savcıya devrediliyor" ifadelerini kullandı.

 


"CEMAATLERE DOKUNANIN BAŞI BELAYA GİRER"

 

 

Olayın Ergenekon’un da İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın da parçası olmadığını belirten Ersin, "Cemaatle ilgili soruşturma 2007’nin aralık ayında başlıyor. İddia edilen eylem planı 2009'un nisan ayında yazılmış" dedi.
Bundan sonra atacağı adımlar hakkında, "Öğrendiklerimi Genel Başkan’a rapor olarak vereceğim. Sonra bu konuya üyesi olduğum İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na taşıyacağım" diyen ersin, "Gerek Cemil Çiçek'in gerekse Adalet Bakanı’nın girişimleri sonucu ortaya çıkan sonuç, 'cemaatlere dokunanın başının belaya gireceği' mesajının herkese verilmesidir" diye konuştu.

 


REŞADİYE SALDIRISI OLMAYABİLİR MİYDİ?

 

 

Yapılan operasyonla, Erzincan'da devletin istihbat gücünün tümüyle göçtüğünü söyleyen Ersin, "Hem jandarma hem de MİT... Biliyorsunuz bu olaydan birkaç gün sonra da Reşadiye saldırısı oldu. Erzincan’daki istihbarat çökmemiş olsaydı, acaba bu saldırı engellenebilir miydi diye düşünüyorum” ifadelerini kulllandı.  (Ntvmsnbc)