Eş durumundan Suudi Arabistan seyahati...

Eş durumundan Suudi Arabistan seyahati...
Eş durumundan Suudi Arabistan seyahati...
Milli Eğitim Bakanlığı'nda (MEB), birçok üst düzey bürokrat için umre ziyareti yoluna dönüşen 'sınav kuryeliği'nde yeni bir skandal ortaya çıktı.
Haber: CAN GÜLERYÜZLÜ / Arşivi

ANKARA – Bu ay yapılan Açıköğretim Ortaokulu sınavı kapsamında Suudi Arabistan’ın Riyad kentine ‘sınav kuryesi’ olarak gönderilen Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde şef unvanlı Önder Kahraman Demirci’ye, Bakanlık’ta hiçbir görevi olmayan eşi de hatta uygulamada tanımı bulunmayan ‘refakatçi’ sıfatıyla eşlik etti.

MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü çatısı altındaki açıköğretim okullarından Açıköğretim Ortaokulu’nun 1. Dönem Sınavı 3 Kasım 2013 tarihinde iki oturum şeklinde gerçekleştirildi. Bu sınav, açıköğretim, seviye belirleme, parasız yatılık ve bursluluk sınavlarında olduğu gibi yurtiçinin yanı sıra yurtdışında bazı ülkelerde de organize edildi. Sınav organizasyonu Bakanlık adına her türlü sınavı işlemini yürüten Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nce (YEĞİTEK) yürütüldü. YEĞİTEK Genel Müdürü Mustafa Koç, söz konusu sınavın Suudi Arabistan ve Kuvvet ayağındaki organizasyonu için personel görevlendirmesi talebinde bulundu ve gerekli yazıyı görevlendirilecek isimleri de ekleyerek hazırladı.


‘EŞ KONTENJANI’ DA VARMIŞ!


Normal prosedüründe yürüyen işler görevlendirilecek isimler arasında yer alan bir kişi nedeniyle tam anlamıyla skandala dönüştü. ‘Yapılacak sınava ait ‘evrakları götürmek ve sınav sonrası geri getirmek’ için Suudi Arabistan ve Kuveyt’e toplam 9 kişi gönderilirken bu kişiler arasında MEB’de hiçbir görevi bulunmayan bir isme de yer verildi. 9 kişiden Suudi Arabistan’ın Riyad şehrine YEĞİTEK’te ‘işçi’ olarak çalışan İlhan Demirci, Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde ‘şef’ olarak çalışan Önder Kahraman Demirci ‘sınav kuryesi’ olarak gönderilirken, bu iki isme Fatma Nur Demirci de eşlik etti. İsmi, hazırlanan 9 kişilik listede ‘şef’ unvanlı Önder Kahraman Demirci’nin sonra yer alan Fatma Nur Demirci’nin ‘unvanı’ ise ‘eş’ olarak yazıldı. Böylelikle MEB’de hiçbir görevi bulunmayan Fatma Nur Demirci, sadece eşi ‘sınav kuryesi’ olduğu için yurtdışına gönderildi.


MEB’DE YENİ GÖREV ‘REFAKATÇİ’LİK


Fatma Nur Demirci’ye ilişkin yapılan işlemde bir başka skandal ise ‘görev’ tanımı kısmında yaşandı. Yurt dışına gönderilen 9 kişiden 8’inin ‘görev’ tanımı ‘sınav kuryesi’ iken Fatma Nur Demirci’nin ‘görev’ tanımı kısmına ‘refakatçi’ yazıldı. Oysa sınavlarda, ‘refakatçi’ diye bir tanımlama yok.


EŞİMLE AYNI UÇAKTA GİTMEK İÇİN


Konuyu kendisiyle konuştuğumuz MEB’de şef olan Önder Kahraman Demirci, eşiyle birlikte Riyad’a gittiklerini doğrularken, eşinin de Suudi Arabistan’ı görmek istediğini vize işlemlerinde de kolaylık olması ve aynı uçakta yolculuk yapabilmeleri için listeye isminin ‘refakatçi’ olarak yazıldığını söyledi. Demirci, eşinin uçak bileti ve kalacak yer gibi harcamalarının kendileri tarafından karşıladığını, devletten herhangi bir harcırah almadıklarını da ifade etti.



‘YANLIŞ CEVAP ANAHTARI KURBANI’ ADAY SAYISI 35 BİN Mİ?


Öte yandan Açıköğretim Lisesi sınavlarının değerlendirilmesi sırasında sık sık yaşandığı ortaya çıkan ‘kayıp sınav kağıtları’, ‘elektrik kesintisi nedeniyle sonuçların yanlış hesaplanması’ ve ‘hatalı cevap anahtarlarıyla sonuçların belirlenmesi’ şeklindeki skandalın kamuoyuna yansıyandan daha fazla adayı etkilediği iddia edildi. 20-21 Temmuz 2013 tarihindeki ‘Seçmeli Dil ve Anlatım-5 Dersi III. Dönem Sınav’ sonuçları yanlış cevap anahtarıyla değerlendirilen aday sayısının 35 bin civarında olduğu ifade edildi. Daha önce 382 adayın bu durumda olduğu ve itirazları üzerine ‘geçer not’ verilerek konunun kapatıldığı gündeme gelmişti. Bakanlığın sadece itiraz edenler için düzeltme yapması, diğer adaylar için, hatayı fark etmesine karşın işlem yapmaması ise içine düştüğü ‘kaos’tan kaynaklı. Yanlış cevap anahtarıyla sonuçlandırılan sınavda başarılı ve başarısız olan adaylar için doğru cevap anahtarıyla yeni bir düzenleme yapılması halinde bu kez ek sınav hakkı tartışması çıkacaktı. Ek sınavlar da hatanın fark edilmesinden önce yapıldığından yeni değerlendirmede başarısız olan adaylar kendi kusurları olmadan ek sınavları da kaçırmış duruma düşeceklerdi. Bu adaylardan üniversite sınavını kazanmış olanlar için kayıtlarında da sorun yaşanacaktı. Bakanlığın, 382 adaya yaptığı gibi tüm adaylara ‘geçer not’ vererek konuyu kapatması ise skandalın büyüklüğünü ortaya çıkaracaktı.