'Eşim, Özgür'e 207 mesaj atmıştır!'

'Eşim, Özgür'e 207 mesaj atmıştır!'
'Eşim, Özgür'e 207 mesaj atmıştır!'
20 yıllık eşini öldürmekten yargılanan Neşat Yaman eşi Zuhal Yaman'ın Özgür isimli biriyle mesajlaştığını söyledi. Zuhal Yaman'ın kardeşi, 'kardeşimin okuma yazması yoktu' dedi. Kızı, 'annem mesaj çekebiliyordu' ifadesi verdi.

DİYARBAKIR - Diyarbakır'da geçen Kasım ayında 20 yıllık eşi 38 yaşındaki Zuhal Yaman'ı öldürdüğü iddiasıyla 42 yaşındaki Neşat Yaman'ın yargılanmasına başlandı. Neşat Yaman ifadesinde, "Eşim, seni aldattım ve aldatmaya devam edeceğim dedi. Ben de kendimi kaybedip öldürdüm" dedi.
Diyarbakır'da geçen yılın Kasım ayında 4 çocuk annesi eşi Zuhal Yaman'ı 10 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla seyyar satıcı Neşat Yaman'ın tutuklu olarak yargılanmasına dün başlandı. Diyarbakır 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen sanık Neşat Yaman ile avukatı katıldı. Duruşmada savunma yapan Neşat Yaman, eşiyle 1992 yılında görücü usulü ile evlendiğini belirterek, "Bir gece televizyon izliyordum. Eşim ve çocuklarım yan odada uyuyordu. Su içmek için mutfağa gittim. Döndüğümde eşimin müzik dinlediğini gördüm. Yanına gidip neden uyumadığını sorduğumda bana müzik dinlediğini söyledi. Ben de gel o zaman ilişkiye girelim dedim. O da tamam deyip telefonla dinlediği müziği kapatıp içeri geldi. Ben eşimin bıraktığı telefonu alıp kontrol ettim. Telefonda Özgür isimli biriyle mesajlaştığını gördüm. Eşime bu kişinin kim olduğunu sordum. Eşim Özgür'ün sevgilisi olduğunu ve Özgür'ü sevdiğini, benden ayrılmak istediğini söyledi. Ben bunu duyunca şoka girdim" dedi.

"SEN NAMUSSUZSUN" 

Eşinin mesajlarını gördükten sonra kardeşi Erhan'ı aradığını söyleyen Neşat Yaman şunları söyledi, "Benim eşim Özgür'e 207 mesaj atmıştır. Özgür ise eşime 100'e yakın mesaj göndermiş. Kardeşim Erhan bunun ayıp olduğunu ve doğru olmadığını söyledi. Eşim ise boşanmak istediğini söyledi. Tartışma üzerine büyük oğlum geldi annesine, 'nasıl böyle bir şey yaparsın diye sordu. Daha sonra telefonu kurcalayınca 20 yıllık eşimin başını açarak fotoğraf çekip Özgür'e mesaj attığını gördük. Eşim kardeşime ve ailemize hitaben hakaret etti ve bizleri aşağıladı. Eşimin bu mesajlaşma olayı üzerine biz boşanmak istedik. Ancak tanıdıkların araya girmesiyle barıştık. Bir gün eşim kalp hastası olan kızım Azize'yi fena bir şekilde dövmüştü, yüzü gözü ş olmuştu. Gidip eşime kızımızın kalp hastası olduğunu ve çocuğa iş yaptırmamasını söyledim. Bunun üzerine bana, 'Bu kız iş görmüyor, bu kız benim kızım değil, sen namussuzsun, sen erkek değilsin, ben seni aldattım ve aldatmaya devam edeceğim' dedi. Bunun üzerine ben kendimi kaybettim ve olayın nasıl gerçekleştiğini anlamadım. Çok pişmanım." 

SANIK AVUKATI TELEFONU MAHKEMEYE TESLİM ETTİ 

Daha sonra söz alan sanık avukatı Sidar Demiroğlu, Zuhal Yaman'a ait olan ve sevgilisi Özgür ile mesajlaştığı iddia edilen telefonun kendilerinde olduğunu söyledi. Telefonu mahkeme heyetine veren Avukat Demiroğlu, içeriğindeki mesaj dökümlerinin alınmasını talep etti. Telefonu alan mahkeme incelenmek üzere bilirkişiye gönderdi.
Daha sonra Zuhal Yaman'ın kardeşleri Cesur ve Adnan Şanioğlu müdahil olarak duruşmaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme, Şanioğlu kardeşlerin suçtan zarar görme ihtimalleri üzerine duruşmaya katılma taleplerini kabul etti.

"KARDEŞİMİZ İLKOKUL MEZUNU BİLE DEĞİL, BU KADAR MESAJI NASIL YAZSIN?" 

Duruşmada ifadesi alınan Zuhal Yaman'ın ağabeyi Cesur Şanioğlu, sanığın kendilerini eve çağırması ve mesajları göstermesi olayının doğru olduğunu ifade ederek, "Benim kardeşim ilkokul mezunu değil. Bu kadar mesajı yazması imkansız" dedi.
Zuhal Yaman'ın diğer ağabeyi Adnan Şanioğlu ise kardeşinin ilkokul mezunu olmadığını tekrarlayarak, "Kardeşimin bu kadar mesajı atması mümkün değil. Bu konunun araştırılmasını istiyoruz" dedi. 

"ANNEMİ MESAJLAŞIRKEN GÖRDÜM 

Duruşmada tanık olarak dinlenen ölen Nazlı Yaman'ın kızı 16 yaşındaki A. Yaman, ise, "Annemin başka biriyle görüştüğüne şahit oldum. Bunun bir erkek olduğunu annemin davranışlarından anladım. Olay gecesi ben yanlarına gitmedim. Annem babama İstanbul 'da biri olduğunu ve onunla görüştüğünü söyledi. Ben evde olanları babama söylediğim için annem ile sorun yaşıyorduk. Annem bazen beni dövüyordu. Annem ve babam arasında sorun çıkmaması için babama beni döven kişinin ağabeyim olduğumu söyledim. Babam anneme hep ailemiz bozulmasın diye yalvarıyordu. Ancak annem sürekli babama hakaret ediyordu. Olay günü babam ve annemin mutfakta tartıştığını görünce uyandık. Annem babama hitaben 'sen şerefsiz ve namussuz olmasan, beni boşarsın' diyordu. Annemin çığlık sesini duydum ve çocuk odasına kaçtığını gördüm. Annem babama yapma diye yalvardı, babam geri çekildi. Dışarı çıkıp komşularımıza haber verdim. Annemin telefonundaki mesajları gizlice okudum. Annemin ayna karşısında fotoğraf çektirdiğini gördüm. Annemin mesaj çekecek kadar okuma yazması vardır. Hatta derslerimizde bile bize yardımcı oluyordu" dedi.
Duruşmaya bir kısa ara veren mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. (Felat BOZARSLAN/DHA)